Mete Han'ın Tahta Çıkış Evresi üzerine.
Ssu-ki Han-şu Kam-mo Li-tai-kişu Her halde Teoman’ın bir büyük oğlu vardı. Vefatından sonra imparatorluk buna geçecekti. Mete (Me-tê) ismindeki bu genç prens pederinin sarayında rahat rahat yaşıyordu. Bir kadın babasıyla aralarını bozdu. (53. Dipnot : Tan-Ju’ların zevceleri imparatoriçeler “ Yen-şi” namını taşırlardı.) Teoman’ın bir karısı hükümdarlık tacını büyük oğlundan alarak kendi çocuğunun başına geçirmek istiyordu. Teoman sevdiği bu kadının ısrarına dayanacak derecede metaner göstermedi. Mete’yi hükümranlık hakkından mahrum ederek saraydan uzaklaştırıldı. Yue-şi denilen komşu kavimlerin nezdine rehine oalrak gönderdi. Bu barbarlara oğlunu öldürtmek için savaş ilan etti. Yue-şilerin, oğlundan intikamlarını alacaklarını zannediyordu. Fakat asıl kendisi zarar-dide oldu. Hakikaten Teoman tarafından mağlup edilen Yue-şi Tatarları öldürmek için Mete’yi aradılar. Fakat aleyhinde hazırlanan felaketten vaktinde haberdar olabilirmiş olan Mete derhal firar etti, pederinin ülkesine girdi. Şiddetli bir intikam hissine kendini kaptırarak bir takım tecavüzlere kalktı ki muvaffakıyet, bunun hatırasını insanların hafızalarından silmiştir. Mete adeta Hun İmparatorluğu’nu kurmuş bir kahraman addedilmektedir. Ssu-ki Han-şu Ven-hien Tum-kao Li-tai-kişu Cesareti hasebiyle halk tarafından tanınan ve sevilen Mete on bin süvariden mürekkep bir ordu teşkiline muvaffak oldu. Hukukunu talep etmek için bu ordunun başına geçti. Müverrihler Mete’nin bir nevi ok icad ettiğini ve buna “tanınan ok” [çınlayan ok] namını verdiğini söylüyorlar. Süvarilerini ilk önce bu okları kuşlara attırarak talim ettirdi. Sonra rast geldikleri en güzel beygirlere atmağa başladılar. İsabet ettirmenin cezası idam idi. Mete, askerlerinin cesaretinden ve sadakatinden emin olmak için en çok en çok sevdikleri
Hunların Türklerin Moğolların ve Daha Sair Batı Tatarların Tarih-i Umumisi 1.2.3 1/3, 53. Dipnot, Çeviren Hüseyin Cahit Yalçın Ötüken İstanbul 3. Basım 2021.·Kitabı okuyor
Tarih
SAVAŞ VE İŞGAL KARŞISINDA TAHAMMÜL GAZZE ÖRNEĞİ 7 Ekim'den on gün sonra röportaj yaptığım, Batı Şeria- Cenin kökenli, Suriye'de okumuş ve yaşamış, birkaç sene evvel Türkiye'ye sığınmış eski URNWA görevlisi Leyla Cerrar şöyle demişti:’’ Yaşanan zorlukların şiddeti ve vehameti insanımızı daha güçlü kıldı. Vatan toprağına bizi daha çok bağladı. Annem hep’ Arap ülkeleri de dahil başka diyarlarda yersiz yurtsuz olacağımıza kendi toprağımızda acı çekelim ve ölelim’ derdi. Çünkü Arap rejimleri bize asla acımazdı.(...) bilerek veya bilmeyerek İsrail'e yardım eden, işgalcinin bize yaptığı zulmü arttırmasına yol açan bir sürü Arap ülkesi oldu. Biz de buna karşı bir yandan vatanımıza daha fazla bağlandık, Diğer yandan eğitime ve ilme sarıldık. Kendi kendimize’ biz okumak zorundayız, üniversite diploması alıp kendi ayaklarımız üzerinde durmalıyız’ diyorduk. Çünkü her Filistinli toprağını kaybetme, bir başka ülkede yersiz yurtsuz kalmak korkusuyla yaşar. Bu zorluklar karşısında elimizde eğitim gibi bir silah olmak zorundaydı.’’ GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 319 dipnot
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
GAZZE 'DE ATEŞKES SONRASI NELER OLACAK? Tarih düz bir çizgide akmaz, dairevi ilerler. Bunun en güzel yansımalarından biri, en İsrail yanlısı ABD başkanı olan Trump'ın uyguladığı birçok politikanın bugün İsrail aleyhine dönüvermesi. Mesela George Floyd Vakası ve ‘’ siyahların hayatı değerlidir’’ hareketi olmasaydı, bugün ABD içinde bu denli geniş bir kitle Filistin'i ve Gazze'yi savunamazdı. Trump’ın beyaz üstünlüğüne dayalı politikaları karşı tarafı kışkırtmasaydı, beyaz olmayan Amerikalı kitlelerle Filistinlilerle böylesine bir özdeşim kuramazdı. Demokrat Parti kadrolarında bu kadar keskin bir bölünme ve Biden’a baskı olmazdı. Bunlar İsrail için şok edici gelişmeler. Keza Trump, 4 yıl boyunca Filistin yönetimini ve halkının bu denli ezmesi ve yok saymasa, Netantahu’ ya da Yahudileştirme politikası bağlamında her istediğini sunmasa, Filistin halkı bu şekilde kenetlenip topyekun isyan edemezdi. Anı ve tarihi daha incelikli okuyabilmek lazım. Kısa vadede şer gibi görünenler orta ve uzun vadede hayra yahut hayır görünenler şerre dönebilir. Kurulan tuzaklar, tuzak kuranın menfaatini işlemeyebilir. Trump döneminde zafer üstüne zafer kazanan İsrail, tam da bağımsızlığının yıl dönümünde çok üzerine şok yaşadı. Şu an yaşananlar, hem İsrail'in kendi içinde hem de ABD'deki Yahudiler arasında kutuplaşmayı derinleştiriyor. Trump döneminde sağcı Yahudi lobilerin güçlenmesinden rahatsızlık duyan Amerikan Yahudileri arasında yükselen taht karşıtı ve ilerici ekoller, bugünkü üstüne çok daha sempatik ve İsrail'e kıyasıya eleştiren bir tavır sergiliyorlar. Hatta teolojik nedenlerle İflah olmaz birer İsrail dostu olan Evanjeliklerin gençleri bile bugün büyüklerin aksine İsrail'e çok daha eleştirel , Filistinlilere ise daha sempatik bakabiliyorlar.
İsrail Ordusunun ‘’ Teröristlerden temizledim’’ deyip çekildiği her yere Hamas'ın geri dönmesi üzerine İsrail, savaş donktrinini değiştirme kararı aldı. Hamas’ın yeniden toparlanabilmesini ve ayakta kalmasını önlemenin tek yolu; para kaynaklarına, savaşçı devşirme yeteneğine, tedarik haklarına ve motivasyonuna darbe vurmak olmalıydı. Eski ordu komutanı Giori Eiland tarafından hazırlanan Hamas’ı yenilgiye uğratma planına göre, insanın yardım girişi tamamen kesilerek Netzarim koridorunun kuzeyinde yaşayan 400.000 Gazzeli ya aç kalma ve ölüme ya da tehcir seçeneği arasında bir tercihe zorlanacaktı. Öncesinde güneye inmeleri için son bir tarih verilecek, bu tarihten sonra kuzeyde kalanların tamamı düşman ve terörist kabul edilip öldürülecekti. Ekim ayı başında bu plan uygulamaya geçirildi. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 264 dipnot
İzzettin el-Kassam Tugayları Sözcüsü Ebu Ubeyde, ateşkese varıldıktan sonra, 30 Ocak 2025'te yaptığı açıklamada, 15 aylık çatışma döneminde askeri kanat lideri Muhammed Dayf’ın yanı sıra Kassam Tugayları Askeri Konsey Üyelerinde Mervan İsa, Gazi Ebu Tamah, Raid Sabit, Rafi Selame, Ahmet el-Gandur ve Eymen Nevfel’in de şehit düştüğünü duyurdu. Gazzeli kaynaklara göre Dayf, bu saldırıda değil, aylar sonra gerçekleşen bir başka saldırıda hayatını kaybetmiştir. Kassam Tugayları, kilit isimleri şehadetlerini olayın yaşandığı anda duyurmak yerine ateşkesin ilanını beklemiş ve toplu olarak açıklanmıştır. GAZZE GEÇMİŞTEN GÜNÜMÜZE DİRENİŞİN TOPRAĞI / Sayfa 166 dipnot
Sokollu Mehmed Paşa hakkındaki notlar.
Nihayet Sultan Süleyman’ın gerçekten olağanüstü özelliklere sahip son veziriazamı, karakterleri açısısından birbirinden öylesine farklı üç padişah döneminde devleti aynı maharetle yönettikten sonra bir katilin hançeri ile (1579) hayatını kaybeden Sokollo Mehmet Paşa, Osmanlı Devlet yaşamının temelini sarsmış bu musibeti başarıyla ortadan kaldıracak iradeye ve güce sahip olmuş olsaydı, sonraki nesiller nezdinde ne kadar farklı bir itibara sahip olacaktı! … Burada önce bostanlarda görev alıp neşeli ve dürüst bir genç olarak kısa zamanda Sultan Süleyman’ın dikkatini çekmiş ve sevgisini o denli kazanmıştı ki, çok daha büyük işler için seçilmiş bir adam olarak, kısa zamanda sarayın ve devletin en yüksek mevkiilerine gelmiş ve nihayet kısa bir süre kaptanıderyalık görevini üstlendikten sonra, 1565 Haziran’ında vezirazamlığa getirilerek gücünün zirvesine ulaşmıştı. (129. Dipnot : Aynı dönemin kaynakları, Sokollu Mehmet Paşa’nın karakter tarifleri ile doludur. Bilhassa Venedik Raporları Alberi, I. Cilt’te Jacopo Ragazzoni (1571), Marcantonio Barbaro, Andrea Badoero, Consantin Garzoni (hepsi 1573 tarihli); ayrıca Alberi, II Cilt’te M. Antonio Tiepolo ve Giacomo Soranzo (ikisi de 1576 tarihli) ve nihayet Alberi, I’de Ponpeo Floriani’ye ait olduğunu söylenen, ama muhtemelen Tiepolo’nun halefi olan Venedik Balyosu Givanni Corraro’ya ait olan 1580 tarihli elçilik raporu. Bundan başka Gerlach’ın günlüğü “Tagebuch” ve Gerlach’ın İstanbul’da Avusturya elçilik sözcüsü olarak halefi olan Salomon Shwiegger’in eseri “Reiss-Beschre, bung nach Constantinopel un Jerusalem” (1576-1581) Nürnberg 1664, bu muhteşem adamın vee faaliyetlerini değerlendirmesi için çok önemli notlar içermektedir. Garzoni, Sokollu Mehmed Paşa’nın kökeni hakkındaki şunları söylemektedir, 8. 404: “Mehmed Paşa, başvezir
129. dipnot, 160. dipnot, Osmanlı İmparatorluğu Tarihi – Yeditepe Yayınları- 1. Baskı Ekim 2019 istanbul Cild 3/7·Kitabı okuyor
Tarih