Karlı dağlar gibi dik tut başını
Gösterme yarani cat kaşlarını
Kizilcik şerbeti içtinmi soyle
Kan kusan bile diren zalime

Cemal Rusan

Yalnız kılıçlar değil,
nallarda paslandı.
Yollar tutuk artık,
kar kapıya yaslandı.
Ufku kaçtı cengimin,
gözler puslandı.
Meydan cüceye kaldı,
pehlivanlar uslandı.
Hora tepinir atım,
bağlasam mı, salsam mı ?
Hakikat söylenmez oldu ,
ağlasam mı sussam mı ?
Diren filistinim diren,
Çoğu gitti azı kaldı, azı kaldı !

"Kusursuz Bir Öykü Yazarı İçin On Emir" diyorlar :)
Doğruluğu tartışılır ama en azından bir fikir verebilir.
***************************

1. Bir üstada -Poe, Maupassant, Kipling, Çehov- Tanrıya inandığın gibi inan.

2. Sanatını ulaşılmaz bir doruk olarak kabullen. Onu aşabileceğine dair hayaller besleme. Aşabilecek duruma geldiğinde, bunu zaten farkında olmadan başaracaksın.

3. Öykünmeye mümkün olduğunca diren, üzerindeki etki yeterince güçlüyse ancak o zaman öykün. Kişilik geliştirmek, her şeyden çok sabır isteyen bir iştir.

4. Körü körüne inan. Başarıya ulaşacak kadar yetenekli olduğuna değil, ama arzuladığın şey karşısında göstereceğin şevke. Sanatını yavuklun gibi sev, tüm kalbini ver ona.

5. İlk sözün nereye gideceğini bilmeden yazmaya başlama. İyi kotarılmış bir öyküde ilk üç satır, hemen hemen son üç satır kadar önemlidir.

6. Bu şartı kesinkes ifade etmek istiyorsun: “Nehirden doğru soğuk bir yel esiyordu.” İnsanoğlunun konuştuğu dilde ifadeyi vermek için belirlenmiş sözcüklerden başka sözcük yoktur. Sözlerine sen hükmet, sesli harf gelmiş sessiz harf gelmiş, bunları kafana takma.

7. Gerekmedikçe sıfat kullanma. Zayıf bir ada tutturulmuş renk tayfı kadar faydasızdır bunlar. Değerli birine rast gelirsen, karşılaştırılamaz bir rengi olur. Ama önce onu bulmak gerekir.

8. Kahramanlarını elinde tut ve öykünün sonuna kadar tutarlı bir şekilde taşı. Kurguladığın yolda onları başka şekilde görmeye kalkma. Başkalarının göremediği ya da görse bile aldırmayacağı şeylerle yolunu saptırma. Okuru aldatma. Öykü, laf kalabalığından arınmış bir romandır. Öyle olmasa bile, bunu mutlak bir hakikat olarak kabullen.

9. Duyguların akışına kapılarak yazma. Bırak silinsinler, ama sonra hepsini aklına getir. Bundan sonra duyguları yeniden canlandırabilecek gücün kalmışsa, zaten yolu yarılamışsın demektir.

10. Yazarken ne arkadaşlarını düşün, ne de öykünün yaratacağı etkiyi. Bir araya getireceğin kahramanlarının içinde yaşadığı o küçücük ortamdan başka ilgini çeken hiçbir şey yokmuş gibi anlat öykünü. Öyküdeki yaşantıdan başka bir şey çıkmasın ortaya.


http://filucusu.yektakopan.com/...-yazar-icin-on-emir/

Hasan Hüseyin Korkmazgil
Çocuktan aldım haberi
yakın, diyor
güzel, diyor
dopdolu, diyor
iştecik, şuracıkta
iştecik yolu, diyor.

Çocuktan aldım haberi
iyi, diyor
açık, diyor
kurtuluş, diyor
iştecik, şuracıkta
koş birazcık koş, diyor.

Çocuktan aldım haberi
oh, diyor
tatlı, diyor
sıcacık, diyor
iştecik, şuracıkta
diren azıcık, diyor.

Koştuk, direndik, yorulduk
Düştük anılar ırmağına ey çocuk
Bak işte kan içinde yumruğumuz
Belki senin hakkındır mutluluk.!

mayıs neredeyse ortalamıştı ama nisan bitmek istemiyordu.. diren nisan diren....

Siyabend, bir alıntı ekledi.
09 May 00:45 · Kitabı okudu

Çekip giderler sonunda önünden — yeter ki sen dur, diren,
bekle...

Tümceler, Oruç Aruoba (Sayfa 121 - Metis)Tümceler, Oruç Aruoba (Sayfa 121 - Metis)

Bahar bulaştı ya hayata, ağaca, suya,
İçimde öyle bir seyahat kımıldıyor ki, diren direnebilirsen.....
Yüreğim bavulunu toplamış çoktan;
Ruhum sırtlamış çantasını.....
"Uzaklar" çekiyor...

La Edri

Sokrates'e göre;
Eğer istediğin olmazsa acı çekersin, eğer istemediğin bir şey olursa yine acı çekersin, hatta istediğin şey tam olarak olsa da yine acı çekersin çünkü onu kaybetme riskin vardır. Zihin böyle belalı bir şeydir. Hayatın koşullarından ve değişimden özgür olmak ister. Ama değişim hayatın kanunudur ve ne kadar direnirsen diren yine de ona yenilirsin.