"Ölüm ayırsın derken de dirim ayrıldı senden."
Müzik
O zamanlar gökyüzü biçilmiş buğday kokardı Çiğnenmiş üzüm mısır püskülü bostan yaprağı Toprak kokardı insan emeğiyle yoğrulmuş. Rüzgâr serin sesli konuğuydu evlerin Bulutlardan ağaçlardan saçlardan süzülen Bir dirim duygusuyla doldururdu odaları Yağmur ikinci adıydı akşamların Günün yorgunluğu üzerine dökülen Bir düş inceliğinde akardı sular arklarda Dilde uzaklık türküleri tutuşturarak. İnsanlar bir soru imi gibi girip çıkarlardı Geçimin dar kapılarından Alın teri umut ve kaygıdan örülü Mutluluk toprağın ve güneşin eline bakardı.
Reklam
Savaş Bitti
Benden ısrarla nefsimi ıslah etmemi istediler nerede bende o göz var mı bende öylesine bir dirim. İsmet Özel
Ölüm ayırsın derken de dirim ayrıldı senden
Müzik
artık uyansan diyorum uyuduğun uykulardan bulaştığın rüyalardan bilsen hani birazcık bembeyaz atlı prenslerin kapkaranlık yüzleri babadan kalma zincirleri olduğunu solduğunu bahçesinde çiçeklerin pamuktan prenses'lerin bin pişman cücelerin dev olduğunu bilsen bir bilsen artık kitapların arasında kurutulan güvercinlerin papatyaya vurgun güle hasret olduğunu ötüşünün boğulduğunu sensizliklerden dalsız ve göğünden koparılmış olmanın çaresenliğiyle kaf kül olsa da uyansan hatırlasan annen kaç dirim örmüştü kalbine kaçını yerden toplamıştı saçlarının gülüşünü görenden dökülen günahların kaç tesbih tanesinde ıpıslak avlularda sabahları hu hu 'lara karıştığını meleklerin omzunda yarıştığını tenin duadan yaratılmıştı oysa bir bilsen
GÜNÜN ŞİİRİ
DAVETİYE ( NİHAL ATSIZ) Not: Şair şiiri ikinci dünya savaşında İtalyanların boğazları istemesi sonucunda yazmıştır.) Ey benito musolini! Ey gayet yüce, İtalyanlar başvekili muhterem Duce! Duydum ki, yelkenleri edip de fora Gelecekmiş orduların yeşil Bosfora. Buyursunlar… Bizim için savaş düğündür; Din arabın, hukuk sizin, harp Türklüğündür. Açlar nasıl bir istekle koşarsa aşa Türk eri de öyle gider kanlı savaşa. Hem karadan, hem denizden ordular indir! Çarpışalım, en doğru söz süngülerindir! Kalem, fırça, mermer nedir? birer oyuncak! Şaheserler süngülerle yazılır ancak! Çağrı Beğ’le Tuğrul Beğ’in kurduğu devlet İtalyalı melezlerden üstündür elbet; Bizim eski uşakları alda yanına Balkanlardan doğru yürü er meydanına; Çelik zırhlı kartalları göklere saldır… Fakat zafer sizin için söz ve masaldır… Dirilerek başınıza geçse de Sezar Yine olur Anadolu size bir mezar. Belki fazla bel bağladın şimal komşuna, Biz güleriz Cermenliğin kuduruşuna, Tanıyoruz Atilla’dan beri cermeni, Farklı mıdır prusyalı yahut ermeni? Senin dostun cermanyaya biz Nemşe deriz, Bir gün yine bec önünde düğün ederiz. Söyle, kara gömlekliler etmesin keder;
İnsanlar ve Duygular
Reklam