paris-fresno güncesi
10/10
·138 syf.··
Beğendi
·
2026 4. kitabı
bazı yazarlar yazdıklarıyla büyür. saroyan ise yazdıklarıyla küçülmeyi, sıradanlaşmayı göze alır. güncesinde kahraman yok. büyük fikirler de yok. yalnızca yaşlanmakta olan bir adamın dünyaya son kez dikkatle bakışı var. belki bu yüzden kitap bittiğinde bir roman bitirmiş gibi değil, uzun bir sohbetten kalkmış gibi hissediyorsun. üslubunu en sevdiğim yazardır. sahaftan yahut şansınız varsa rastgele bir kitapçının rafında unutulmuş halde bulabilirsiniz belki.
Hayata Dair
Paris-Fresno Güncesi 1967-68 Ölüm Dirim ve Aya KaçışWilliam Saroyan · Aras Yayıncılık · 200130 okunma
9/10
·725 syf.··
2026 113. kitabı
·
28 günde okudu
·
Okunma: 23 Mayıs 2026 16:01
Şiirden başka tutunacak hiçbir şeyi yokmuşçasına şiir yazan ve yapan; var oluş kaygısıyla hayatın verdiği tereddüdün farkında olan; bir eksikliği, yerine getirilememiş bir talebi, her an karşılaşılmaya ve karşılanmaya hazır umutsuzluğu sözle aşmaya çalışan, "Ben ona, gülbeyaz kadına eski yalnızlığımı söylerdim. Ben söyledikçe o eskirdi." diyecek kadar yalnız; "Katlandıkça arınıyorum Katlanmanın tadında acısında arınıyorum Bir yerlerim temize çıkıyor sanki öyle güzel Kara kara geceler abandıkça üstüme Arapkanlı duygular abandıkça Öksüzoğlan balıkları gibi kuytulara kaçıyorum Akçaburgaz yalnızlığıma sarılıyorum." yazarak da katlanmanın, arınmanın bir imkan olduğunu bize belleten; büyük, kalın, içi delice akan kanla dolu bir damar gibi şiiri olan "Acemi Usta"dır kendisi... Cemal Süreya gözüyle, Turgut Uyar'ın şiiri: “Şöyle deyince daha çok yaklaşıyorum onun şiirine: Turgut Uyar özellikle son yıllarda büyük bir şiirin ortasını yazıyor. Büyük bir gövdedir onun şiiri. Kımıldadıkça kendine benzeyen yeni gövdeler hazırlar, çoğaltır. Bir anıttan çok bir dirim belirtisidir. Bu yüzden kolay kolay tanımlamaya gelmez: Görülür, tanık olunur. Blok halinde bir izlenimler bütünüyle gireriz ona. Şiirsel işlevini bütünüyle ve sürekli bir şekilde hareket ederek sürdürür. Tek tek şiirleri yok, şiiri vardır. Bölerek parça parça düşünmek silahsızlandırmaktır onu biraz. Parça parça en güzel şeyleri söylediği halde böyle konuşuyorum. Asıl Turgut Uyar, daha yukarı bir kesimden sonra başlar. Ayrıntılar ayrıntı olarak değil, bütünün küçük organları olarak önem kazanırlar. Tekrarlar, yığıntılar o bütüne göre anlamlanırlar. Tarih içinde değil; küçük olayların öyküsü, daha doğrusu o olayların “ben”le ilişkisinden doğan mitoloji içindedir. “Ben” kendisiyle samimi ilişkiler kurmuştur. Bu da dünyayı
Edebiyat
Büyük SaatTurgut Uyar · Yapı Kredi Yayınları · 20199,3bin okunma
Reklam
Puan vermedi·616 syf.·
2025 63. kitabı
Edip Cansever'in Ben Ruhi Bey Nasılım şiir kitabıyla başlayan Sonrası Kalır 2 kitabı, tüm şiirlerinin yer aldığı Yapı Kredi Yayınları’nın iki ciltlik Sonrası Kalır 1 ve 2 eserlerinin ikincisidir. Edip Cansever şiiri, “İkinci Yeni” olarak adlandırılan (Orhan Veli ve arkadaşlarının Birinci Yeni akımına tepki olarak çıkan) modern/yenilikçi şiir anlayışıyla şekillenmiş; bireyin iç dünyasına, insanın varoluşsal trajedisine ve toplumsal yabancılaşmaya odaklanmıştır. Bu ciltteki şiir kitapları ve içerikleri şöyledir: Ben Ruhi Bey Nasılım (1976): Şairin en özgün yapıtlarından biri olan bu kitap, Ruhi Bey adlı bir karakterin çocukluğundan yaşlılığına uzanan içsel ve dışsal dramını ele alır. Kitapta çiçek sergicisi, meyhane garsonu ve genelev kadını gibi çeşitli karakterler kendi bakış açılarından Ruhi Bey'i ve çöken bir dünyayı anlatırlar. Cansever, Ruhi Bey karakterini Krepen Pasajı'nda gördüğü yalnız bir adamdan esinlenerek yaratmıştır. Sevda ile Sevgi (1977): Şair, bu kitabı birbirinden ayrı ama birbirine bağlı parçalardan oluşan bir "resim sergisi" gibi kurgulamıştır. Kitapta "sevda" bireysel tutkuyu, "sevgi" ise daha geniş, toplumcu bir hümanizmayı simgeler. Şairin Seyir Defteri (1980): Doğanın şiirine iyiden iyiye yerleştiği bu yapıtta, "duymayı düşünmek, düşünmeyi duymak" şeklinde özetlenen bir iç konuşma hâkimdir. Şarkı sözleri ve halk şiiri kalıpları gibi unsurlar, kaynağı belli edilmeden şiirin dokusuna yedirilmiştir. Eylülün Sesiyle (1981): Şairin Seyir Defteri'nin bir devamı niteliğindedir. Evrensel bir yalnızlık planında "içe kapanışın" şiirlerini barındırır. İçindeki "Gelmiş Bulundum" şiiri, şairin en yetkin ve olgunluk dönemi eserlerinden biri kabul edilir. Bezik Oynayan Kadınlar (1982): Cansever'in dramatik şiirdeki ustalığını kanıtladığı bu kitapta,
Şiir
Sonrası Kalır 2Edip Cansever · Yapı Kredi Yayınları · 20201,989 okunma
10/10
·230 syf.··
2026 47. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mart 2026 09:55
Bu kitabın beni fazlasıyla şaşırttığını söylemeliyim. Aslında başta sadece kapak resmi ve ismi ilgimi çektiği için okumak istemiştim. Ancak sadece bunlardan ibaret değilmiş. Kitap için kusur olarak söyleyebileceğim 2 husus var: 1. Punto inceliği 2. Bana aşırı gelen karakter fazlalığı. Bazıları olmasa da olurdu aslında. Ama birinden biri çıksa zincir bozulur gibi de. Şimdi ince detaylara gelelim. Dırım Dırım Bi kere evren sözliği hem çok hoşuma gitti hem de güldürdü. Yazarın şakacı yönü hoşuma gitti. Kızma yazar ama evren kitapçığını biraz okudum çünkü aşırı meraklanıp doğruca bölüme geçtim. Senin suçun beni merak ettirdin Sorun mu? Hayır! Çünkü yazarın hikaye içine akıllıca betimlemeleri sayesinde kitapçığı gerek kalmadı. Hatta okurken öğrenip kolayca benimsediğimi söylemeliyim. Akıllıca dedim, çünkü yazar öyle baştan savma bir evren oluşturmadım. Tüm detayları, incelikleri düşündü. Eh böyle olunca da önümü ilikledim. Çünkü bu durum yazarın okura ve edebiyata saygısı olduğunu gösteriyor. Baştan savma, alelade yazılmış bir hikaye değil. Olay kıssadan hisse şöyle: Ekin adında bir esas kız var (hemen yüz buruşmasın. Kesinlikle saçma sapan iki arada kalmış inanç kavramı veya kültürel bağlantılar yok) Ekin elflere takıntılı diyebiliriz. Hatta bir dergide yazılar da yazıyor. Kendi gibi inanışlı ya da inançsız bir arkadaş grubu var. Birtakım olaylardan ve kanıtlardan sonra inandığını gerçek olduğu ortaya çıkınca, kendini elflerin dünyasında buluyor. Ancak buraya girmek de çıkmak da kolay değil. Üstüne üstlük bir de Ekin'in hafızası silinmeye başlıyor gibi Bi şey oluyor. Ve üzerine kurulan gizemli planların haberinde değil. Merak edile şu; Ekin'in Finrol ile bağlantısı nedir? Çok yaratıcı ve başarılı buldum yazarı. Dolayısıyla benden 10 puan alarak dehşet ve ibretle
Finrol: Elfler ve EntrikalarBüşra Şahin · Kaktüs Sanat Yayınları · 20252 okunma
8/10
·620 syf.··
Beğendi
·
2026 63. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 15 Mart 2026 20:55
“Ben aydınlığa çıkarken merdivenleri bulabilecek miydim? Yoksa yine bir kuyuya mı bağlanacaktım? Cevabı öyle bir belirsizdi ki bana defalarca kimsesiz olduğumu ve cevaba sadece deneyerek ulaşabileceğimi söylüyordu. Yine de sonuç belirsiz olsa dahi pes etmezdim. Uslanmadan ayağa kalkar koşmaya devam ederdim. Sonuçta o çıkış vardı, sadece benim onu bulmamı bekliyordu. Ve unutmamalıydım ki düştüğümde değil, bıraktığımda kaybederdim.” “Bazı insanlar sadece hayatınıza sizinle konuşmak için girerken, bazıları ise o yürüdüğünüz yolda karşılık beklemeden elinizden tutup yanınızda yürümek için girerdi.” Herkese Merhaba Bugün sizlere oldukça kalın olsa da konusu itibariyle sizi içine çeken bir kitap yorumuyla geldim. Kitapta ki ana karakterimiz Çilen Ayas, babasını küçük yaşta kaybetmiş annesi, üvey babası ve üvey kardeşi Lalin ile birlikte yaşayan acılar çeken mutsuz bir genç kızdır. Çilen’in üvey babası Çağlar Kurt tam bir insan düşmanı o karakterden nefret ettim çünkü Çilene türlü işkenceler ve tacizde bulunuyordu. henüz 18 yaşını doldurmadığı içinse Çilen gidecek ve tutunacak bir dalı olmadığı için mecbur her şeye katlanıyordu. Bütün bu işkencelere 10 yaşındayken başlayan Çağlar Kurt Çilene Kuklam diye hitap ediyordu. Vere bütün bunlar olurken annesi mi ne yapıyordu? O da kızı çilenden nefret ediyordu. Çilen’in hayattaki en büyük tutkusu ise basketbol oynamaktır. Bir gün sahada kendi kendine oynarken karşılaşır kızıl saçlı genç ile. Ertesi gün yeni okuluna yeni arkadaşlarına merhaba diyecek olan Çilen kızıl kafanında kendi sınıfında olduğunu görünce oldukça şaşırır. Üstelik bu kızıl kafa 3 arkadaşıyla birlikte okulun basketbol takımındadır. Tesadüf bu ya Çilen de okulun futbol takımına girer hemde kız olarak erkek takımına. Veee böylece kızıl kafa Dirim Kartal ve diğer
Kayıpların NidasıAslı Korkmaz · Kaktüs Sanat Yayınları · 20254 okunma
9/10
·320 syf.··
2026 8. kitabı
Alman kurgusu neredeyse Öfk orda Kitabın arka kapağındaki bir Amerikan dergisinin yaptığı "Zindan Adasını hatırlatacak dahiyane bir psikolojik gerilim" yorumu ile hikayeye yüksek perdeden giriş yaptım. Çünkü Zindan Adası hayatımda izlediğim en iyi iki filmden biri Alman yazar Sebastian Fitzek'in kitapları uzun zamandır listemdeydi çünkü gerek konuları gerekse kapakları olsun benim bu türde okumak istediğim kurgularla birebir örtüşüyordu "Terapi" de bunlardan biriydi ve beni 320 sayfayı tek günde bitirtecek kadar (oruçlu oruçlu) dış dünyayı algımdan kopardı ve finaliyle de zekice harmanlanmış muhteşem kurgusuna çarpıcı bir ters köşe ile son noktayı koydu Artı olarakta kitabın çevirmeni Atilla Dirim'in hakkını vermek lazım kurgunun sürükleyiciliğinde büyük rol oynamakla birlikte bana çok fazla anlamını bilmediğim yeni Türkçe kelimeler ve ifadeler öğretti. Eğer zihin oyunları ve "yok artık" dedirten kurguları seviyorsanız mutlaka şans verin
TerapiSebastian Fitzek · Pegasus Yayınları · 20152,220 okunma
Reklam
Reklam