Yoğun okuma mesaisi gerektiren benim de ikinci kez okuyup içselleştirebildiğim önemli bir eser. Öyle okudum bitti diyemiyoruz maalesef.
Campbell, kahramanın yolculuğuna “sonsuz” der çünkü bu döngü farklı kültürlerde, farklı anlatılarda, farklı biçimlerde ama aynı özle aşamaları takip ederek tekrar eder. Sadece mitlerde değil; destanlarda, romanlarda, filmlerde hatta bireysel hayat yolculuğumuzda dahi Campbell'in, kahramanın yolcuğu üzerine belirlediği aşamalarla değerlendirmeler yapabiliriz. Bu konuda Campbell'in disiplininden yola çıkarak çok fazla çalışma yapıldığını da araştırmalarım sonucu gördüm.
Campbell, eserinde farklı kültürlerdeki efsaneleri ve destanları inceledikten sonra hepsinde tekrar eden ortak bir yapı olduğunu göstermiştir. Bu noktada Jung’un arketipler kavramıyla örtüşmektedir. Aslında yolculuk bireyin kendi gölgesiyle yüzleşmesidir. Yolculukla kahraman, kendi hikayesini yazar..
Kahraman, sonsuz yolculuğunu yaparken temel aşamalardan geçer. Gündelik hayatını yaşarken bir macera çağrısı alır. Bir rehber ile karşılaşır ve eşiği aşar. Kahraman artık geri dönüşü olmayan bir yola girer.Kahraman yeni dünyada çeşitli sınavlarla karşılaşır.Kahraman en büyük sınavdan önce tehlikenin merkezine yaklaşır. Kahraman önemli bir sınavdan geçer, sınavı geçtikten sonra ödülünü alır, sıradan dünyaya dönmek üzere yola çıkar. Dönüş yolunda bir kez daha büyük bir sınavdan geçer. Kahraman sıradan dünyaya geri döner fakat artık aynı kişi değildir... Tıpkı Frodo’nun Shire’daki huzurlu hayatını yaşarken geçirdiği dönüşüm gibi.. Odysseus’un zorlu mücadeleler sonrası İthaka’da kral olması gibi.