2026 yılının altıncı kitabı - Ben Sen ve O
Puan vermedi·200 syf.··
2026 5. kitabı
·
1 saatte okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 23:39
Halis Aydemir, bir süredir sohbetlerini ve Kur’an’a dair açıklamalarını dinlemekten büyük mutluluk duyduğum biri… Kıymetli Kur’an hocam da, Halis Hoca’yı dinlememi tavsiye edince bu kitabı okumaya karar verdim. Kitapta isminin de kaynağı olan ben, sen ve o ilişkisinden bahsediliyor. Yani, insanların birbiriyle olan ilişkilerine yalnızca ben ve senden ibaret ilişkiler dersek, Halis Hoca bu ilişkileri parazit ilişkiler olarak tanımlıyor. Ancak ve ancak Allah-u Teala’nın var olduğu, ben ve sen ilişkisinde yatay değil dikey düzlemde O’nun varlığının bilinciyle kurulan ilişkilerin doğru olduğunun altı çiziliyor. Yatay değil, dikey ilişki, diyor. Bunu bir metafor ve hayat düsturu olarak çok beğendim. Kitapta bahsedilen bütün meseleler ayetlerle temellendirilmiş. İnsanın şuurlu bir kulluk bilinci ve iradeyle hareket etmesinin ancak fıtrat ve İslam üzere yaşamasıyla mümkün olduğunun kitabın temel mesajı olduğunu söyleyebilirim. Sırasıyla Ramazan’ın okul oluşu, kendini bilmenin Rabbini bilmekten geçtiği, İslam dininin asla artırmaya da eksilme yapılabilecek bir din olmadığı, Kuran’ı Kerim’de ümmeti vasatan yani dengeli ne aşırı ne az yaşayan bir ümmet olmamızın salık verildiği, fanatizm, aşırıya gitmenin zararları ve Gazze’nin izzetinden bahsedilen bölümler benim için kıymetliydi. Ayrıca Allah’ın hayır gördüğü kişileri İslam yoluna aldığını anlattığı bölüm zihnimde epey bir yeri aydınlattı. Hicri sekizinci senede Haris b. Umeyr’in şehit edilmesiyle başlanan olayı da utanarak söylüyorum ilk burada okudum… Sözün özü, kitabı çok beğendim. Redaksiyon anlamında ciddi sıkıntılar vardı, yayınevi keşke daha dikkatli olsaymış… Halis Hoca’yı dinlemeye ve okumaya devam edeceğim. Kur’an ve iman yolunda daim olmak duasıyla… Amin.
Ben, Sen ve OHalis Aydemir · İnsan Yayınları · 202621 okunma
Bazı kitaplar okunur ve unutulur bazıları ise bir ömür düşündürür
10/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 28. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 20:41
Yine bir Barnes ve yine zihninde bir sürü soruyla sonlanan bir kitabı.. Ayrılış(lar) Barnes'in yayınlanan son kitabı ve araştırmalarım sonucu öğrendim ki edebiyat sahnesinede veda kitabı özelliğinide taşıdığı için daha bir değerli.. Kitapta ayrılık kavramı ele alınmasına rağmen, dramatik cümleler,karalar bağlanmış duygular yok. Aksine ayrılık ,hayatın olağan döngüsünde yaşanılan ve olması gereken bir durummuş gibi sıradanlaştırılıyor. Bunuda zaten ancak Barnes bu şekilde muhteşem aktarabilirdi. Diğer kitaplarında da olduğu gibi karakterler var ama kitap karakterler üzerinden değilde duygular üzerinden devam ediyor. Bir olay örgüsü varmış gibi okuyorsunuz ama cümlelerin sonu hep bir soru ile bitiyor. Kitap boyunca ayrılık kavramını iki insan veya insanların arasındaki bedensel mesafe olarak değilde zihinlerin, ruhların,duyguların ayrılığı üzerinden ele alıp okuyucuyu hem hüzünlendirip hemde ayrılık denilen kaçınılmaz sona hazırlıyor. Geçmişe dönük hafızamızı zorladığımızda ortaya çıkan hatıraların gerçek mi yoksa bizim istediğimiz şekildeki anılar mı olduğunu ayrılık kavramı üzerinden bize aktarıyor. Kitaplarından edindiğim tecrübeye göre Barnes hafızaya güvenilmemesi konusunda okuyucusunu hep uyarıyor. Zihnimizin bize her zaman oyun oynayabileceğini özellikle vurguluyor. Konu ne olursa olsun her zaman mizah ve zekayı bir arada kullanarak yazıyor kitaplarını ve çok ciddi çok dramatik bir konuda bile farketmeden tebessüm edebiliyorsunuz. Zaten yazarı bırakamama sebebimde derin ve sonsuz zekası.. Bir otobiyografi kitabı ama inanın çok daha fazlası. Kitap bitiyor ve birsürü cevapsız soruyla başbaşa kalıyorsunuz. Çünkü Barnes diyor ki ; Sen düşün ,sen bul, sen devam ettir, sana göre peki ? Bu soruları kendi zihninde cevaplamanı ve hikayeyi kendi dünyanda kendine
Ayrılış(lar)Julian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 202612 okunma
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
7/10
·200 syf.··
2026 5. kitabı
·
24 günde okudu
·
Okunma: 28 Haziran 2026 19:53
Bu kitap, Freud'un insan ruhunu anlamaya yönelik en cesur girişimlerinden birini anlatıyor.Ancak kitap yazıldığı dönemin bilimsel bilgileri içinde değerlendirilmeli. İnsan davranışlarının sadece bilinçli düşüncelerimizle açıklanamayacagini, çocukluk deneyimlerinin ve bastırılmış arzuların kişiliğimizi derinden etkilediğini savunur. Kitapta psikoloji ile ilgili terimler korunmaya çalışıldığı için metin biraz ağırlaşmış örneğin: " Kişi cinsellikle ilgili duygularını anlamak yerine onlardan kaçar" dememişte "Cinsel olgunluğa kadar süregelen bilgisizliğin sonucu olan içgüdüsel olarak cinsel problemlerle baş etmekten kaçınma" demiş. Sonuç olarak: insanın görünen davranışlarının altında daha derin bir hikaye olabilir, diyor Freud
BilinçaltıSigmund Freud · Gece Kitaplığı · 20172,712 okunma
10/10
·309 syf.··
Beğendi
·
2026 14. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 27 Haziran 2026 00:00
Sessiz Hasta... Son zamanlarda okuduğum en sürükleyici psikolojik gerilimlerden biri oldu. Konusuna kısaca ve spoilersız bir şekilde bakacak olursak ünlü ressam Alicia Berenson, bir gece kocasını öldürdükten sonra tek kelime etmemeye başlıyor. Olayın nedeni hiçbir zaman açıklanamıyor. Adli psikoterapist Theo Faber ise Alicia'yı konuşturup gerçeği ortaya çıkarmaya çalışırken hem Alicia'nın hem de kendi geçmişinin karanlık yönleriyle yüzleşiyor. Alex Michaelides'in dili oldukça akıcı; dilin oldukça sade ve akıcı olduğunu söyleyebilirim. Bölümler kısa olduğu için de "bir bölüm daha" diyerek sayfalar arasında hızla ilerleyebiliyorsunuz. Yazar, gereksiz betimlemeler yerine olay örgüsüne odaklanmış bu da tempoyu yüksek tutuyor. Alicia'nın günlüğü ile Theo'nun anlatımı arasında geçiş yapılması hikâyeye farklı bir bakış açısı kazandırıyor. Dolayısıyla sayfalar su gibi akıyor ve "bir bölüm daha" derken kendinizi kitabın sonuna gelmiş buluyorsunuz. Kısa bölümler ve sürekli yeni ipuçları sayesinde tempo da hiç düşmemiş oluyor. Romanın en güçlü yanı kurgusu. Okuyucuya sürekli ipuçları veriliyor ama bunların anlamı çoğunlukla finalde ortaya çıkıyor. En sevdiğim yanı da zaten okuru sürekli şüpheye düşürmesi oldu. Her şeyi çözdüğünüzü sanıyorsunuz ama kitap sizi defalarca ters köşeye yatırıyor. Ve final... Gerçekten uzun süre etkisinden çıkamayacağınız türden. Eğer psikolojik gerilim, gizem ve zekice kurgulanmış olay örgülerini seviyorsanız Sessiz Hasta kesinlikle şans vermeniz gereken kitaplardan biri. Son sayfaya kadar gerçeğin ne olduğunu tahmin edebileceğinizi düşünüyorsunuz... Sonra kitap size "emin misin?" diyor. Sadece çok hızlı başlayan bir polisiye bekliyorsanız ilk bölümleri biraz sabır isteyebilir; ama finale ulaştığımızda neden bu kadar popüler olduğunu anlamak
Duygu ve Düşünce
Sessiz HastaAlex Michaelides · Domingo Yayınevi · 202313bin okunma
Puan vermedi
Nietzsche"Benim için müzik nedir biliyor musun? Ekim ayında bir öğle üzeri gibi neşeli,derin,kendine özgü ve tatlı bir kadın gibi coşkulu olmalı...Ama bir Alman'ın müziğini asla kabul edemem." diyor. Açıkçası bay niçenin feminen bir kişilik olduğunu bu alıntıdan çıkarabiliriz. Ya da Rammstein grubunun onun dönemine denk gelmeyişine bağlayarak aradan sıyırabiliriz. Sonne,Mein Herz Brennt,Spieluhr gibi başyapıtlara bir şans vermelii
Düşünce
Neden Bu Kadar Akıllıyım?Friedrich Nietzsche · Can Yayınları · 202112,3bin okunma
"Kendim olmadığım duygusuna engel olamıyorum"
7/10
·325 syf.··
2026 4. kitabı
Kitabımız Eflatun'un "Devlet" kitabından yapılan bir alıntıyla başlıyor. Burada aydınlıktan karanlığa geçtiği için göremeyen ve karanlıktan aydınlığa geçtiği için göremeyen şeklinde iki kişiden bahsediliyor. İkinci kişi başkalarının ona gülmesini haketmiştir, diyor alıntımızda. Charlie karanlıktan aydınlığa ve sonra aydınlıktan karanlığa geçen o kişi. Hikaye de aydınlık-karanlık geçişleri, mağara alegorisi, bölünen bilinçlerden birinin diğerini pencereden izlemesi gibi pek çok metafor var. Ve hikaye bize sadece edebi zevk değil, sağlam bir psikolojik ve felsefi derinlik de katıyor. Charlie'nin iki kadınla olan ilişki dinamiğini kendi açımdan pek etik bulmasam ve bundan hoşlanmasam da sonuç olarak Charlie benim etik normlarıma çok da uymak zorunda değil diyerek hikaye temasına geri dönüyorum. Bu kesinlikle fantastik bir anlatıdan daha fazlası. Ve sayfa sayısından daha derin konulara temas etmiş yazarımız. Aile, din, benlik, bilinçaltı, psikoloji, felsefe.. Ne ararsan var. Beni genel olarak çocukluk yaraları çok etkiler. Charlie de bu fazlasıyla mevcuttu ve bu durum benim için hikayenin etkileyiciliğini arttırdı. Bu çok derin konulardan dolaıyı da hikayede gözden kaçırdığım pek çok nokta olduğuna eminim. Okunmaya değer bir kitap!
1000Kitap
Algernon'a ÇiçeklerDaniel Keyes · Koridor Yayıncılık · 202537,1bin okunma