Kul, Allah için bir başkasına iyilik eder, Allah da kuluna ihsanda bulunur. Kul, Allah için bir başkasının derdine çare olur, Allah da kulun derdine çare olur. Kul, Allah için bir başkasının sıkıntısını giderir, Allah da kulun sıkıntısını giderir. Kul, Allah için bir başkasının ayıbını örter, Allah da kulun ayıbını örter. Kul, Allah için kardeşine destek olmazsa Allah da kula destek olmaz.
Görüldüğü üzere, yapılan eylem bir başkasına olduğu hâlde, kuldan Allah’a, Allah’tan da kula dönen başka bir döngü söz konusudur. İşte bu dikey boyut, yatayda gerçekleşen her türlü eyleme sonsuz bir anlam kazandırması bakımından son derece önemlidir. Zira niyette hep Kadir-i Mutlak olan Allah Azze ve Celle vardır. Karşılık ancak O’ndan umulur. Amaç, sadece O’nun rızasıdır. Hâl böyle olunca da Allah Teala mükâfat verir. Cenab-ı Hakk’ın karşılık vermesi, kulların karşılık vermesi gibi sınırlı ve geçici değildir. O’nun ödülleri ebedî ve sonsuzdur.