• Suriye’nin tüm bölgelerinde konuşulan dil Kürtçenin Kurmanci lehçesidir. Kurdax ve Cezire bölgelerindeki yerel ağızlar Türkiye ve Irak etkisi nedeniyle küçük farklılıklar göstermektedir. Mîr Celadet Alî Bedirxan, Fransız mandası sırasında Suriye’de çıkardığı "Hawar" (Çığlık) dergisinde Kurmanci Kürtçesi için Latin alfabesini temel alarak bir alfabe geliştirmiştir. Bu dergi Kürtçenin tamamen yasaklandığı Türkiye’de gizli gizli dağıtılmıştır. Her ne kadar Suriye’deki Fransız yönetimi Kürtlerin kültürel örgütlenmesine ve kendilerini ifade etmelerine izin verse de, ülke üzerindeki mandaları sona erdiğinde ve Suriye bağımsız bir devlet olduğunda Kürtlerin azınlık olarak haklarını koruyacak herhangi bir sistem kurmamıştır.


    1946 yılında Fransızların Suriye’yi terk etmesinin ardından Kürtler Kürtçenin öğretilmesini ve öğrenilmesini yasadışı kılan bir dizi ayrımcı uygulama ile karşılaşmışlardır. Bugün Kürtçe Suriye’de resmi olarak tanınmayan bir dildir ve öğretilmesi ve öğrenilmesi yasadışıdır. Her ne kadar, Kürtçe bazı kitaplar yayımlamak mümkün olsa da, 11 Eylül 2001’den ve 50 no’lu kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren var olan sansür sistemi daha da güçlü hale gelmiştir. Bu kanunun yürürlüğe girmesinden sonra, birçok yayınevinin Kürtçe kitaplar yayımlamakta giderek daha çok isteksiz hale geldiği ve bunun olumsuz sonuçlarından korktukları ifade edilmektedir.

     

    Kurmanci lehçesinin kullanılmasına yönelik kısıtlamalardan ötürü Suriye’deki birçok Kürt iki-dillidir, yani hem Arapça hem de Kürtçe konuşmaktadırlar. Ancak Kurmanci Suriye’nin kuzeyindeki bölgelerde ağırlıklı olarak kullanılan Kürtçe lehçesi özelliğini korumaktadır. Bu bölgelerde Arapça bilgisinin zayıf olmasının en büyük nedenlerinden biri de Kürtlerin çoğunun Arapça öğrenmeye 6 yaşında, ilköğretimin birinci sınıfına bu yaşta kayıt olunmaktadır, başlamalarıdır. Zorunlu eğitim ise toplamda 9 yıllıktır.Buna karşın, Şam’ın Kuzey Suriye’den ve başka ülkelerden göç etmemiş olan, yerleşik Kürt nüfusunun aşağı yukarı %40’ı 1920 yılında tamamen Araplaşmış ve sonraki nesiller Kürt dilinden bihaber, Arapça konuşan nesiller olarak yetişmişlerdir.
     


    Kaynaklar
    Harriet montgomery - Suriye Kürtleri İnkar Edilen Halk
    David McDowall - Modern Kürt Tarihi
  • Yabancı dizi ve film sitesi önerir misiniz? Film başlayana kadar ömrüm gidiyor her yer reklam dolmuş...
  • Kitaplardaki harfler kağıt üzerindeki yerlerine göre diziler halinde bağlanmışlardır. DNA içindeki dört nükleotid halkası ise gerçek kimsayal bağlarla dizi halinde bağlanmıştır. Belli bir organizma içindeki toplam DNA'da bir kitap gibi düşünülebilir. Bu kitapta; bütün harfler, sözcükler, deyimler, cümleler ve paragraflar bir zincir oluşturacak biçimde birbirine eklidir. Organizmanın bütün bölümleri ve bütün işlevleri böylece tanımlanır. Bu organizmanın özdeş bir ikizi varsa, o da aynı DNA'ları içerir, aynı kitaptan bir tane daha diye düşünülebilir; ne bir harf, ne bir sözcük farklıdır ikisi arasında. Aynı türün başka bir organizması da, gramerde sık sık ve göze çarpıcı farklar olduğu halde, benzer bir kitabı oluşturur. Değişik türlerin kitapları, içlerinde bir sürü benzer cümleler de olsa oldukça değişik öyküler anlatırlar.
    Yukarıdaki benzetmede zincirin parçaları olan genler, aşağı yukarı cümlelerin karşılığıdırlar. Bir gen, organizmanın belirli bir yapısını oluşturan veya işlevini gören bir harf (nükleotid) dizidir. Genler, çok uzun bir DNA molekülünde arka arkaya eklenmiş cümleler gibidirler.
  • Benzersiz bir insan bireyinin, saç renginden tutun da nasıl kahkaha attığına dek her şeyiyle, bu zincire indirgenebiliyor olduğunu düşündü. Ama bu otoradda kocasını seven, annesinin ardından yas tutan o kadından eser yoktu ki. Hepimiz bundan ibaret miydik? Bir dizi kimyasal halkadan oluşmuş bir kolye. Madem öyle, ruhumuz bu çifte sarmalın neresinde duruyordu?
  • “Bir arkadaşlığın tam olarak hangi anda kurulduğunu bilemeyiz. Nasıl bir kap damla damla dolarken, son bir damla kabı taşırıyorsa; aynı şekilde, bir dizi iyilik arasından en az biri kalbi doldurup taşırır.”
  • Karadutum, çatal karam, çingenem
    Nar tanem, nur tanem, bir tanem
    Ağaç isem dalımsın salkım saçak
    Petek isem balımsın ağulum
    Günahımsın, vebalimsin.
    Dili mercan, dizi mercan, dişi mercan
    Yoluna bir can koyduğum
    Gökte ararken yerde bulduğum
    Karadutum, çatal karam, çingenem
    Daha nem olacaktın bir tanem
    Gülen ayvam, ağlayan narımsın
    Kadınım, kısrağım, karımsın.
    .....
    BEDRİ RAHMİ EYÜBOĞLU