“Kaçmak istediğiniz şeylere burnunuzu sürteceğim. Sadece size güven veren şeylere inanmak istemenizi tuhaf karşılamıyorum. Bizi işte böyle tuzağa düşürüp vasatlaştırırlar. Bu korkaklık değil de nedir?”
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Senden güçsüz olduğumda beni özgür bırakmanı isterim, çünkü prensibin budur; senden güçlü olduğumdaysa özgürlüğünü elinden alırım, çünkü prensibim budur.
Sana doğru haberler veren kişileri cezalandırırsan, yanında sadece duymak istediklerini söyleyenler kalır. Bir insanın kendi yansımalarının pisliğinde çürümesi kadar zehirleyici bir şey olamaz bence.
Büyük bir halk kitlesinin küçük ama güçlü bir zümre tarafından yönetilmesi evrenimizde çok sık görülen bir durumdur. Bu büyük halk kitlesinin kendisini yönetenlere baş kaldırmasına yol açacak belli başlı koşulları da biliyoruz...
Bir: Kendilerine lider bulmaları. Egemen iktidara yönelik en çabuk alevlenebilen tehdit budur; liderleri daima kontrol altında tutmalıdırlar.
İki: Halkın zincirlerinin farkına varması. Halk körleştirilmiş halde, sorgulamadan yaşamalıdır.
Üç: Halkın esaretten kurtulma umudu taşıması. Kurtulmalarının mümkün olduğunu akıllarından bile geçirmemeleri gerekir!
Zulmün bahanesi veya hafifletici sebepleri olmaz. Zulüm asla geçmişi dengelemez, geçmişte yapılmış hataları telafi etmez. Zulüm gelecekteki zulmün yolunu açar, o kadar.