Normal ölçülere göre mütalaa edildiği zaman, bu adamların çoğu elbette ki ölümü hak eden birer suçlu degildiler. Bunlar, birer suçlu olmaktan ziyade, yerleşmek kaygısında olan bir inkılâbin, zaruri ve temsili birer kurbanıydılar. Hiçbir inkılâp kansız cereyan etmemiştir. Tarihin her safhasında ve dünyanin her yerinde bu gibi hallerde kim ele düşerse o, kendi cinsinin veya kendi benzerlerinin suçlarının veya mukavemetlerinin bedelini, daima kendi hayatıyle ödeyegelmiştir.
"Almanya’da inkilâp olamaz. Çünkü kanunen memnudur!" diyen Heine' nin sözünü, biraz değiştirerek bizim için de söylemek kabildir:
— Türkiye' de her inkilâp olur, fakat ancak kanun yoluyla...
“Bir tiran için bulması en zor şeylerden biri, gerçekten karar verebilen insanlardir,"
...
"Benden önceki bürokrasilerin çoğu, karar vermekten kaçınan insanları seçip terfi ettirmiştir."