O giderken, son umudumu da alıp gitmişti.
Sanki kalbimin bütün ışıklarını, birer birer söndürmüştü.
Hani bazı sokak lambaları vardır ya…
Sırayla patlarlar.
En son bir tanesi kalır da, inadına yanar.
Ama o da patladığında, bütün sokak karanlığa gömülür.
İşte içimdeki o son ışık da patlamıştı.
Kalbim karanlığa bürünmüş, ben kaybolmuştum.
⸻
Işığım söndü, ama hislerim kaldı.
Her şey o son ışıkla birlikte bitti.
Karanlıkta kaldım, ama o da ondan bir hatıra.
Son ışık söndü… ben de sustum.
Bir ışık söndü, bir ben eksildim.
Kırılmaktan korkmamanın bir yolunun da, kendi kendini bin parçaya ayırmak olduğunu keşfetmemiştim daha. Cam bir fanusun içinde korumaya çalışıyordum kendimi. Yanlış geldiğim bir yerde dünya, öyle hissediyordum. Sanki çok güzel bir yere gitmek üzere yola çıkmışım da, sonra gecenin bir yarısı yanlış durakta ini vermişmişim gibi.