Düşes, “Ya sanata ne diyorsun?” diye sordu.
“Bir illettir.”
“Aşk?”
“Yanılsama.”
“Din?”
“İnancın yerini tutan günün modası.”
"Sen kuşkucusun.”
“Hiç de değil. Kuşkuculuk imanın başlangıcıdır.”
“Ya nesin sen öyleyse?”
“Tanımlamak kısıtlamaktır.”
“Bir ipucu ver bana.”
“İp dediğin kopar. Labirentte kaybolabilirsin.”
“Mr. Gray de amma uzattı! Hadi gidip yardım edelim. Daha elbisemin rengini söylemedim ona.”
“Sen elbisenin rengini onun verdiği çiçeklere uydurmalısın, Gladys.”
İçimizden geldiği için mi iyilik yaparız yoksa karşımızdaki insanın bize boyun eğip bizden yardım dilenmesi bizi daha kudretli kıldığı için mi iyilik yaparız?