Sevmek; var olmaktır bir bakıma, derinden bakılınca yokluğa benzer. Sevmek; bütünlenmektir. Çok seven eksildiğini zanneder, oysa artmaktır sevmek, çoğalmaktır. Çevrenin gözlerimizden silinmesi, önce bir eksilme hissi verir insana. Fakat o her şeyimizi varlığı ile doldurdukça arttığımızı anlarız. O birtek kazanç, bütün kayıplarımızı karşılar. Bir an gelir; her şeyi onunla değerlendirmeye başlarız. O bugün mutluysa yaşamak güzeldir. Kabımıza sığmayız. Şarkılar söylemek gelir içimizden. O kederliyse, gözlerimizde her şey kederdir artık. Bütün güzellikler bir bir yitirir anlamlarını. O anlarda ölümü düşünür de, yine ölmeyiz kurtulmamak için. Yanmaktır, tutuşmaktır sevmek ve yaşadıkça "hiç sönmektir".
Bazı duygular vardır anlatılmaz anlaşılır sadece. Sevenin sevdiğini bilmesi kadar; sevilen de anlar sevildiğini. Sevgi her zaman belirli kelimelerle söylenmez. Yeryüzünde hicbir kuvvet insanoğlunu sevme hakkından alıkoyamaz. Sevmek çoğu zaman var olmaktır. Sonunda bizi yok olmaya götürse bile. Ben şimdi varım ve seni sevmek hakkımı kullanıyorum. Sen bile buna karşı koyamazsin. Sana gelinceye kadar sonu gelmez bir arayıştı sevgilerim. Bir zaman baskalarinda aradım seni, başka yüzlerde,başka ellerde.
Aldandım, fakat bir gün seni bulmak ümidini kaybetmedim. Nasıl olsa gelecektin bir gün. Ve işte geldin de! Bana tatmadığım hüzünleri tattırmaya, bilmediğim kederleri öğretmeye geldin. Acıdan yana ne kalmışsa yasamadigim hepsini sen yaşatacaksın bana.
Bir zaman ölümü düşünmüştüm. Onsuz yaşayamayacağımı sanıyordum. Bütün inançlarım, umutlarım bir bir terk etmişti beni. Milyonlarca kalbin çarptığı bir şehirde yapayalnızdım. Yaşamamı gerektiren bütün bağlar kopmuştu. Oysa, o da bu şehirdeydi. O da bir çaresizliğin tunç kapılarını zorlamış, açamayacağını anlayınca her şeyi olduğu gibi kabullenmişti. O da yalnızdı, ama benim kadar değil. Çünkü çevresinde hiç kimse olmasa bile, yine bir kendi vardı. Beni, benim gibi bensiz kalacak kadar sevmemişti ki!