B

B
@dlrozd
Türk Dili ve Edebiyatı
Lisans
İstanbul
İstanbul, 21 Mayıs
15 okur puanı
Ekim 2016 tarihinde katıldı
Sevgisiz bir bağlılık.. Bu,insanı yaşaya yaşaya öldüren bir yaşamda sürükler. Sevgiyle bağlılık.. Bu,insanı öldüre öldüre yaşatan bir yaşamda süründürür. Özdemir ASAF
“Yeterince kitabın var” diyenlere cevabımız hazır.
“Sanma ki dert sadece sende var. Sendeki derdi nimet sayanlar da var.” Zaman akarken,dünya dönerken içindeki acıyı umursamaz.Her sıkıntı bir süreçtir. Unutmamak lazımdır ki yıllar sonra bu günlerini hasretle özleyeceksin.Sıkıntına uzaktan bak,yakınken hiçbir şeyi detaylıca göremezsin.
Geçmiş kelimesi anlamını gerçekten taşır mı? Geçmiş öylece geçip gider mi? Sözlüklerde anlamının zıddını yaşatan tek kelimedir belki de geçmiş. Ne kadar zaman akarsa aksın,kaç şehir gidilirse gidilsin unutulmayan sokaklar,unutulmayan kaldırımlar,unutulmayan semtler, unutulmayan sesler hep kalır. Geçmiş: hiç geçmeyen kalbini yoran, zihnini sürekli meşgul eden anılar bütünüdür. Her şeyde biraz geçmiş mevcuttur. Gözlerin hep ileriyi seyreder ama aklın hep geride,geçmişte kalır. Kulağına gelen şarkı neden böyle hissettirir? Yalnız kaldığında boş bir ağacı saatlerce izlemeni sağlayan nedir? Geçmiş hep kalır insan ruhunda. Saçlarını beyazlatır, ruhunu öldürür. Bi'gün göçüp toprak olsan da mezarına değer unutamadığının yelleri... Gecmeyen tek seye gecmis derler
Yaşanılan aşk olur mu hiç Ulaşılamayandır aşk Dokunamadığın,bakamadığın Her yüzde onu arayıp Hiçbir seste bulamadığındır Görebilmek için yollar gittiğin Göremesen de bir of bile demediğindir Aşk hikâyesi kavuşamadığını anlatmaktır Elini tutabildiğin aşk değil; Aşk oyunudur.
Edebiyat
10/10
·136 syf.·
2020 3. kitabı
Cahit Zarifoğlu kapalı şiirler prensi...Bence şiir dediğin kapalı olmalı her okuyan farklı bir anlam çıkarmalı. Her kitabını olduğu gibi "Korku ve Yakarış" kıtabını da çok beğendim. Zarifoğlu'nu kendimce anlayabiliyorum. Şiirlerinin bana hissettirdiği duygu tam olarak dipsiz kuyuya düşen ışık gibi... Genellikle uzundur şiirleri okursun okursun tam anlamadığını hissedip yarıda bırakacakken son dizede şair noktayı koymuştur ve onca dizede anlattığı şeyi son dizede açıklamıştır. Bunun farkına birkaç şiirini okuduktan sonra varabilirsiniz ancak. Üzgünken duvarlar bile bir şey anlatıyor gibi gelir insana. Zarifoğlu şiirleri de tam olarak böyledir bence. Bulutu anlatır,etrafında konuşan insanlardan bahseder,yaprağın hareketinden,rüzgarın yönünden...Fakat yalnızca tek amacı vardır; hislerini gördüklerine yazmak. Korku ve Yakarış kitabı diğer şiir kitaplarına oranla daha açık bir dille yazılmıştır. Yazarımızla ilk tanışmanız Korku ve Yakarış ile olursa daha çok seversiniz :)
Edebiyat
Korku ve YakarışCahit Zarifoğlu · Beyan Yayınları · 20132,592 okunma