Bilemiyorum altaaaan... yani kötü diyemem kesinlikle ama benim için fazla abartılanlar kategorisine yerleşti malesef. Kitaba zaten karakterleri kafamda belirli yerlere koyarak başladım malum kitabın temelinde fanfiction yatmasından ötürü ve bu beni çok yordu kitaba ısınamadıysam en cok bu yüzden, okumaya devam ettikçe hiçbir şey hayal ettiğim gibi olmadı karakterler açısından. Kain tamam ok, ama Helenayı bilmiyorum ya sevemedim çok fazla. Uçan kuş için fedakarlık yapması potansiyelini sürekli bastırması, önemsizleştirmesi, kendisinden daha üst ama yetenek olarak bi bka yaramayan insanlar yüzünden sürekli köle gibi yönlendirilmesi beni baydı baydı ve baydı. Böyle bi atmosferde benim için güçlü bi karakter olabilmesi için çok daha cesur olması gerekirdi. Ha bazı yerlerde kuralların dışına çıktı mı çıktı ok ama onlarda da hepsinde kendi isteğiyle değil yani yap dediler diye:d öte yandan bu saçını süpürge etme sevdasının beni delirtmesinin bir diğer nedeni arkadaşlık ilişkileri? Kitap boyunca hep hangi ilişki dedim kendi kendime. Aralarındaki bağ güçlüymüş tmm ama bizede gösterseydi keşke yazar.Sonunu hiç sevmedim ayrıca. Yani çok basitti ya benim için, o kadar şey yaşadılar tabiri caizse anaları ağladı ama gazeteden fln okudular olayların sonunu. Her şeye dahildiniz zaten sonuna da dahil olsaydınız keşke. Of bilmiyorum daha yazsam eleştireceğim çok şey var ama yeter çok uzun oldu biraz da güzel şeyler söylemek istiyorym. Büyü sistemine bayıldım çok güzeldi bence. Fanfiction temelli oldugunu bilmesek asla alaka kuramazdım ama bilince arada minik detayları yakalıyosunuz. Dünyası ve yazarın kalemi cok güzeldi. Son olarak ben olsam bu kitabı iki kitaplık bi seri yapardım. İlk kitabı yine üç bölüme ayırırdım 1savaşın başladığı yıl( böylece daha çok arkadaşlık bağlarını okurduk