Okumaktan gerçekten son derece zevk aldığım bir kitap diyebilirim.1900'lü yıllarda yazılmış böyle bir eserin düşündürücü ve efsanevi ögeleri bu kadar akıcı bir dil ve olay örgüsü ile anlatması beni hayranlık içinde bıraktı. Zaten kitaba başlayınca olayın içine sizi alıp ister istemez kendi benliğiniz ile fikir teatisi kurduruyor. Bu da anlatımla beraber okurda akıcı bir okuma sağlıyor.
Kapağına bakınca direkt olarak merakımı cezbetmişti.Zira sayfa sayısına göre bayağı iddialı ismi bulunuyordu.Ayrıyeten yazarı bir İranlı idi. Okumaya başladığımda anlam yoğunluğunu fark ettim. Gerçekten de beşerin insani yapısına yol alırken alacağı, karşılaşacağı, içine düşeceği büyük durumları -kitabın diliyle zindanları- güzel bir felsefi dille işlemiş. Başta da belirttiğim gibi sayfa sayısına göre gayet hoş bir şekilde işlenen bu durumlar (zindanlar) hemen hemen her insanın, beşerin aslında farkında olsun olmasın içinde bulunduğu durumlar olmakla beraber kimisi bu zindan durumlarıyla başa çıkmak yerine konfor alanına dahil etmiş kimisi de mücadele halinde olup merhale kaydetme girişiminde yol almaktadır.Bu kitap bu durumu daha fark edilir hale getiriyor.