Serkan Aktaş

8/10
·296 syf.··
Beğendi
·
2025 15. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 11 Şubat 2025 11:16
Nevil Shute’ün Kumsalda adlı romanı, nükleer savaş sonrası insanlığın kaçınılmaz sonla yüzleşmesini anlatan etkileyici bir eser. Shute’un mühendislik geçmişinin getirdiği mantıklı olay kurgusu, teknik detaylara verdiği önem ve karakterlerin gerçekçiliği, romanın gücünü artıran unsurlar arasında. Ancak, benim elimde bulunan İthaki Yayınları tarafından yayımlanan 2019 tarihli Türkçe çevirisi, özellikle askeri denizcilik terminolojisi ve teknik ifadelerin yanlış aktarılması nedeniyle ciddi sorunlar barındırıyor. Daha da önemlisi, bu hataların editör ve redaktör tarafından fark edilmemesi, çeviri sürecinde yeterince özen gösterilmediğini düşündürüyor. Kitapta, ana karakterlerden Peter Holmes’un rütbesi yanlış çevrilmiş. Orijinal metinde "Lieutenant" (Yüzbaşı) olan bu rütbe, Türkçe baskıda "Kıdemli Yüzbaşı" olarak geçiyor. Oysa "Lieutenant", kara kuvvetlerinden farklı olarak, deniz kuvvetlerinde "Yüzbaşı" anlamına gelir ve "Kıdemli Yüzbaşı" ile hiçbir ilgisi yoktur. Benzer şekilde, "Commanding Officer (CO)" ifadesi "Komutan" ya da "Gemi Komutanı" olarak çevrilmesi gerekirken, "Komutan Subayı" gibi anlamsız bir ifadeye dönüştürülmüş. Türkçede böyle bir terim bulunmaz; bu, çevirmenin askeri terimlere hâkim olmadığını ve kelime kelime çeviri yaptığını gösteriyor. Bunun yanı sıra, John Osbourne karakteri kitapta "civilian scientist" (sivil bilim insanı) olarak tanıtılmasına rağmen, çeviride "sivil subay" olarak geçiyor. Türkçede "sivil" ve "subay" kavramları bir arada kullanılmaz; çünkü "subay" kelimesi doğrudan askeri bir rütbeyi ifade eder. Kitapta nükleer denizaltı yerine "atomla çalışan denizaltı" ifadesi kullanılmış. İngilizcede "nuclear-powered submarine" ifadesi "nükleer denizaltı" olarak çevrilmelidir. "Atomla çalışan denizaltı" gibi bir kullanım Türkçede yoktur ve
KumsaldaNevil Shute · İthaki Yayınları · 2019417 okunma
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
Puan vermedi·362 syf.··
2025 14. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 08 Şubat 2025 00:56
Yüksek Şatodaki Adam, alternatif tarih türünde yazılmış bir roman. Kitap, II. Dünya Savaşı’nı Mihver Devletler (Nazi Almanyası ve Japonya)’in kazandığı ve tarihin farklı bir şekilde geliştiği bir dünyada geçiyor. Romanda bu alternatif dünyada bireylerin, kültürlerin ve toplumların nasıl değiştiğini, güç dengelerinin insan yaşamına etkisi ele alınıyor. Alternatif tarih ve bilimkurgu sevenler için okunması gereken bir kitap. Ancak akıcı bir macera bekleyenler için değil, daha çok düşündüren ve sorgulatan bir eser olduğunu söylemek gerek.
Yüksek Şato’daki AdamPhilip K. Dick · Alfa Yayınları · 20201,231 okunma
8/10
·384 syf.··
2025 13. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2025 15:00
Yakın, zaman yolculuğu temasını kölelik ve ırk ilişkilerini derinlemesine incelemek için kullanan etkileyici bir eser. Roman, Afro-Amerikalı bir kadın olan Dana’nın 1976’daki modern yaşamından 19. yüzyılın başlarındaki kölelik dönemine sürüklenen ve her yolculuğunda beyaz bir plantasyon sahibinin oğlu olan Rufus’un hayatını kurtarmak zorunda kalan Dana’nın, Amerika’nın kölelik geçmişiyle yüzleşmesini anlatıyor. Butler’ın romanı bilimkurgu türüne dahil edilse de, biz buna aslında bir tarihsel roman diyebiliriz. Zaman yolculuğu, yalnızca hikâyeyi hareketlendiren bir araç olarak kullanılmış ve romanın büyük bölümü 19. yüzyıldaki kölelik uygulamasına odaklanmış. Butler, kölelerin maruz kaldığı fiziksel ve psikolojik şiddeti gerçekçi bir şekilde anlatarak okuyucunun hissetmesini sağlamış. Dana’nın, Rufus’a bağımlı hale gelmesi, özgür bir kadının köleliğin kısıtlamalarına nasıl adapte olmak zorunda kaldığını gösteriyor. Dana, kendi zamanında bağımsız ve özgüvenli bir kadınken, 19. yüzyılda hayatta kalabilmek için itaat etmeyi öğrenmek zorunda kalıyor ve bu değişim, yalnızca köle sahiplerinin baskısıyla değil, diğer kölelerin hayatta kalma stratejileri aracılığıyla da şekilleniyor. Rufus da romanın ilginç karakterlerinden biri. Basit bir kötü adam yerine, kölelik sisteminin beyaz sahipler üzerindeki etkilerini de gösteren bir karakter olarak anlatılıyor. Başlangıçta Dana’ya bağımlı olan, ona sevgiyle yaklaşan bir çocuk olsa da, büyüdükçe köle sahipliğinin ona verdiği gücü kullanmaya başlıyor. Romanın anlatımı oldukça güçlü ancak bize Dana’nın neden zaman yolculuğu yaptığına dair net bir açıklama sunmuyor. Bu bakımdan okuyucuyu tatmin ettiği söylenemez. Ayrıca, Dana’nın eşi Kevin’in kölelik döneminde geçirdiği zamanın beyaz bir erkek olarak üzerinde bıraktığı etki daha
YakınOctavia E. Butler · İthaki Yayınları · 2023490 okunma
Puan vermedi·296 syf.··
2025 12. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 28 Ocak 2025 14:31
Sahibinin Sesi, yalnızca bilimsel bir kurgu değil, aynı zamanda insan doğasına, etik sorunlara ve iletişim olgusuna dair felsefi bir sorgulama metni. Kitap, uzaydan gelen gizemli bir sinyalin çözülmesi üzerine odaklanıyor. ABD hükümeti, bu sinyalin bir tür uzaylı mesajı olabileceği düşüncesiyle, bilim insanlarından oluşan bir ekip kuruyor. Hikaye, bu ekibin bir parçası olan matematikçi Dr. Hogarth’tın gözünden anlatılıyor. Dr. Hogarth, hem bilimsel süreçlere hem de bu süreçlerin yarattığı insani ve etik sorunlara dair değerlendirmelerini okuyucuya aktarıyor. Sahibinin Sesi, geleneksel bilimkurgu sevenlerin beklentilerini karşılamak için yazılmış bir kitap değil. Hatta kullanılan dilin yer yer ağır ve oldukça felsefi olduğunu söyleyebiliriz. Ancak, bilim ve insan doğasına dair derin sorgulamalar içeriyor. Kitapta, evrende yalnız mıyız ve eğer değilsek, diğer varlıklarla iletişim kurmak mümkün mü sorusunun cevabı aranıyor. Bunu yaparken de iletişimde yalnızca dilin değil, kültürel ve varoluşsal farklılıkların da bir engel olması, insanlığın bilgi ve kavrama yeteneğinin, evrenin büyüklüğü ve bilinmezliği karşısında küçük kalması gibi konuları tartışıyor.
Sahibinin SesiStanislaw Lem · Alfa Yayınları · 202247 okunma
Puan vermedi·272 syf.··
2025 11. kitabı
·
10 günde okudu
·
Okunma: 23 Ocak 2025 13:13
Okurken çok zorlandığım bir kitap oldu. Ancak bunun nedeni konusunda emin değilim. Kitabın çevirisi çok tatmin edici değildi. Belki akıcı okumanın önüne geçen bir etken de bu oldu ama Wells'in çoğu kitabını okumuş biri olarak, yazıldığı dönem için oldukça ilgi çekmiş olduğu söylenen bu kitabın hikayesinin bilimkurgu açısından eskidiğini ve günümüz okuyucusunu artık kucaklayamadığını düşünüyorum.
Tanrıların TohumuH. G. Wells · İthaki Yayınları · 20191,313 okunma