Adı:
Tanrıların Tohumu
Baskı tarihi:
24 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758990
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Food of the Gods
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Eğer Wells olmasaydı, çağdaş bilimkurgu da olmazdı.”

– Kingsley Amis

“Geleceğin, insanların hayal ettiği gibi parlak olmayacağını öngören Wells’i okumak, yaptığım en iyi keşiflerden biriydi.”

– George Orwell

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun Adası ve Dünyalar Savaşı gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Tanrıların Tohumu’nda ters giden bilimsel gelişmelerin, kırılgan bir ırk olan insanlığı nasıl yıkıma sürükleyeceğini anlatıyor.

Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki biliminsanı Profesör Redwood ve Bay Bensington gözden uzakta çalışmalarını sürdürüyorlardı. Bu sırada keşfettikleri Herakleophorbia, namı diğer Devtohumu ile insan evrimindeki en büyük gelişmenin altına imza attılar. Bu tohum sayesinde daha zeki, daha güçlü süper insanlar geliştirilebilecekti.

Ancak göz ardı ettikleri bir şey vardı: Bilim, insanlığa boyun eğmeyecekti. Bu icat sayesinde insanlar ve hayvanlar kontrolün ötesinde büyüyecek, bu besini tüketen devler ile normal toplum arasına sınırlar çekilecek ve bu farklılığın getirdiği kaos, insanlığı yavaş yavaş ele geçirecekti.

Wells’in 1904 yılında, yani genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmeye başlamasından uzun yıllar önce yazdığı Tanrıların Tohumu, bilimkurgunun günümüz biliminin dahi kafa yorduğu konulara değinen gizli hazinelerinden biri.
272 syf.
·8/10
H. G. Wells amcamızın okuduğum ilk kitabı oldu Tanrıların Tohumu ve beğendiğimi söyleyebilirim. Vaktimin çok olmamasından kaynaklı birazcık elimde paralansada sevdiğim ve kendisine bağlayan bir eser oldu diyebilirim. Öncelikle oldukça sıra dışı bir konuya ve kurguya sahip bir eser. Bir distopya tabii ki ama klasik bildiğimiz distopyalardan değil. Gayet sıradan, çok fazla özellikleri olmayan iki bilim insanımız var kitapta. Bu iki bilim insanının yarattığı Tanrıların Tohumu ve sonradan Devtohumu ismini alan madde efsane bir şey diyebilirim. Yani Wellsciğimin aklına o zamanlarda nerden nasıl gelmiş böyle bir şey de bundan kitap yazmış hala şaşırıyorum. Baya baya genetiği değiştirilmiş ürünler kullanırsanız böyle olursunuz demiş adam zibilyon yıl önce. Neyse, bu Devtohumu denen maddenin deney için bir kasabada toprağa ve hayvanların besinlerine karıştırılmasıyla fantastik büyüklükteki canlılar ortaya çıkıyor. Devasa sıçanlar düşünün mesela, beş altı metre boyunda falan. Yine bi o kadar büyüklükte yabani otlar, Isırgan otları, dev tavuklar vs. Bir şekilde onlar kontrol altına alınıyor bu arada halk ayaklanmak üzre tabii derken tohumun sahibi, akıllanmayan bilim insanlarımızdan biri, tohumu yeni doğmuş çocuğunun besinlerine karıştırıyor ve bu sefer de dev insanlar ortaya çıkmaya başlıyor. Tohumun Çocukları yani. Tabii onlardan da yavaş yavaş çevreye yayılmaya başlıyor derken tekrar devasa otlar, hayvanlar.. Tabii insanlar bir süre sonra alışıyor Tohumun Çocuklarıyla yaşamaya ama nereye kadar? Sonuçta artık etraflarında bina boyutunda insanlar görmeye dayanamayıp Tohumun Çocuklarına yasaklar getirmeye başlıyorlar, hor görüyorlar, toplumdan dışlanıyorlar kısacası. Wellsciğimin asıl değinmek istediği de bu bence. Farklılıklarımız yüzünden dışlanmamız ve illa bir yere bir şeye ait olma çabamızın saçmalığı. Yaptığımız, uğraştığımız her şeyin boşa olduğu, koca bir yalan olduğu gerçeği. Profesör Redwood' un da dediği gibi: Belki de sadece bir rüya yaşıyoruz.
272 syf.
·Beğendi·8/10
"Insanlık mağlup olacak ve kendi yarattığı şeylerin içerisinde boğulacak." Arka kapaktaki bu yazıyı görür görmez hemen okumam gerektiğini düşündüm. Zaman Makinesi kitabı ile yazarın kalemini tanımıştım.
.
.
Kitap üç bölümden oluşuyor :
-Tohumun Ortaya Çıkışı
-Köydeki Tohum
-Tohumun Hasadı.
Benim için en heyecan verici kısım ilk iki bölümdü açıkçası. Soluk soluğa okudum desem yeridir.
.
.
Yazar bu kitabında ters giden bilimsel gelişmelerin insanlığı nasıl yıkıma sürüklediğini kaleme almış. Profesör Redwood ve Bay Bensington keşfettikleri Devtohumu'nun insanlığa faydası olacağını düşünüyorlar ama işte hesaba katmadıkları şeyler vardır. Işler hiç de onların düşündüğü şekilde gitmeyecektir.
.
.
Harika bir kitaptı diyebilirim. Olayları merak ettiğiniz için elinizden bırakmak istemiyorsunuz. Bilim kurgu seviyorsanız kesinlikle okumanızı tavsiye ediyorum.
#parlakmeltemkitapligi #hgwells
272 syf.
·24 günde·6/10
Tanrıların Tohumu benim için bitirmesi zor bir kitap oldu. Dalga misali bir hareketlenip bir durulan konusu ve konuyu bastıran uzun ve karmaşık diyalogları ile alıştığım bir H.G. Wells hikayesi değil. Çevirinin kitabın içindeki karmaşaya ne denli katkısı var bilmiyorum ama bana fazlaca varmış gibi geldi. Ve finali sevemedim. Sonuçta beklediğim gibi değildi ama ustaya saygımdan okudum ve sonunu da düşünerek görevimi yerime getirdim.
270 syf.
·13 günde·Beğendi·10/10
Zaman Makinesi kitabından sonra okuduğum 2. Wells kitabı. Diğeri gibi bunu da beğendim. Pek ahım şahım özelliği olmayan iki biliminsanının (Bay Bensington ve Bay Redwood) büyümeyi hızlandırmak için yaptıkları Herakleophorbia denen illet insanlığın başına bela oluyor. Herakleophorbia kelimesini de araştırdım bu arada. Buna tam benzer bir kelime yok ama Herkül’ün Yiyeceği gibi bir tanım çıktı karşıma. Neyse konuya dönecek olursak, bu tohum ile önce bir tavuk çiftliğinde deniyorlar ve sonuç alıyorlar fakat o tohumu yiyen eşekarıları ve sıçanlar insanlara zarar verince onları ortadan kaldırmaya çalışıyorlar. Daha sonra Redwood tohumu kendi bebeğine de verince bu sefer dev insanlar ortaya çıkıyor. Bu devlerle baş etmek için kampanyalar falan filan derken işler büyüyor. Zevki azaltmasın diye fazla detay vermeyeyim. Okuyun görün.

Genel anlamda Wells çok beğendiğim bir yazar. Jules Verne ile bilimkurguda çok güzel eserleri var. Bu kitabı da tavsiye ederim. Sanırım bir filmi de var. Uygun vaktimde onu da izlerim sanırım. Puanım 9/10.
272 syf.
·3 günde·Beğendi·10/10
Merhaba,


Hayatımda okuduğum en hızlı kitaptı. Sürükleyici bir anlatım ile H. G. WELLS aldı götürdü yine.

Daha önce Dünyalar Savaşı ve Zaman Makinesi kitaplarını okumuştum ancak bu bir başka etkiledi. Ben mi duygusalım yoksa devlerin aşkı mı güzeldi bilemedim.


İki bilim insanı Redwood ve Bensington insan gelişimini inceleyip gelişimi tetikleyen maddeyi bulmaya çalışır. Birkaç farklı isim önerisi den sonra Herakleophorbia ismini verdikleri bu maddeyi temelde gelişim sorunu yaşayan insanlarda kullanma niyetindeydiler.başlangıçta bir deney ortamında bu maddeyi test etmeye çalışan bu iki bilim insanı ve yardımcılarının yaptığı ihmalkarlık ve farklı canlılardaki kasıtlı kullanımlar öngörülemez sonuçlar doğurdu.

Kontrolsüz kullanımın zararları ortadan kaldırıldıktan sonra ürün yine kasıtlı ve kasıtsız şekilde İngilterenin farklı yerlerinde çeşitli sınıftan insanların çocukları üzerinde kullanıldı.

Herakleophorbia'nın ünü ülke liderlerinin kulislerinde gezerken ingilterede ürünü destekleyen ve ona karşı olanların mücadelesi de baş gösterdi.

Herakleophorbia ya anne babaları tarafından maruz bırakılan bebeklerin yetişkinliğe kadar olan hikayesiyle birlikte faklı sınıflardan bireylerin içinde bulundukları statülere ve bu düzene yine bu karakterler üzerinden eleştiriler yapılmış.

Sosyal sınıf farklılığını yanı sıra insanların kendinden olmayanı nasıl kötüleyip onu kullanmaya çalıştığını işine yaramadığı zaman da nasıl ortadan kaldırmaya çalıştığını onunla nasıl mücadele ettiğini ele almış WELLS.

Günümüz Bilimkurgu Edebiyatının temellerini atan WELLS Distopya tarzındaki bu eseriyle geleceğin ürpertici görüntüsünü kapı deliğinden gösteriyor bize.

Keyifli okumalar dilerim
272 syf.
·8 günde·8/10
Tanrıların Tohumu beğendiğim bir kitap oldu. Bilimin aslında tehlikeli olduğu ve ve bilimsel gelişmelere dikkat edilmesi gerektiğini hissettiriyor. Elimden bırakamadığını bir kitap diyemiyorum. Tam anlamıyla sürükleyici bir kitap olmamasına rağmen içerik açısından bu eksiği fazlasıyla kapatıyor.
272 syf.
·1 günde·Beğendi·8/10
İnsan zihninin ne kadar ileri gidebileceği ve daha neleri kesfedebileceginin örneğidir bu kitap. Üslubu bakımından yeterince iyi ve akıcılık yönünden yeterliydi. Kitabi başladığınız gibi bitirebilirsiniz. Konu bakımından kitabı çok beğendim. Bir bilim adamının, insan büyümesinin bitmemesini, durmamasini istemesi üzerine yaptığı tohumun sebep olduğu olayları ve bu tohumun etkileri sonucunda ortaya çıkan devlerin hayatını kısmen anlatmaktadır. Ufuk açıcı bir kitap olmakla birlikte, insanın, bunun gelecekte olup olmayacağını merak etmiyor değil.
272 syf.
·4 günde·Beğendi·8/10
Wells Wells diyorum ve onu minnetle anıyorum. Bilim Kurgu diye bir şey varsa bunu sana borçluyuz. Tanrıların tohumu bütün insanlığın filizlenmesini ve dünyaya kök salmasını sağlayan yegane kökenimiz.

Wells yine bilim kurguyu önde tutarak arkada başka mesajlar verme geleneğini bu eserinde de sürdürmüş. İki bilim adamımız canlıların normalden daha büyüyeceği bir madde buluyorlar işte bu Tanrıların Tohumu.

Bunu bitkileri ve tükettiğimiz hayvanlar üstünde test etmeye başlıyorlar ve besinler kocaman oluyor. Düşünün kocaman bir salatalıktan kaç kişi diyor muhteşem dimi. Bir tavuktan kaç kişi doyar harika bir şey. Ama gelin görün ki bazı insanlar bunu çocuklar da kullanarak dev bir ırk yaratıyor ve normal insanlar bu farklılığı kaldıramaz hala gelince oluşan kaos okunmaya değer.

Meseleye gelecek olursak insanlar keşifleri faydaları şeyler için değil de çoğu zaman zarar vermek için kullanmadılar mı? Ateşi besinleri pişirmekten çok diğer insanların canını yakmak için kullanmadı mı? Bilim eğer daha fazla faydalı şeyler için kullanılsa dünyada ki evrensel sorunlar mutlaka çözülürdü. Bir kıta da açlık hiç yaşanmamışken diğer kıta da bir lokma besini bulamayıp ölen çocukları hiç düşünmedi bu insanlık.

Kitapta ki o aşırı dev insanlar yani farklı olanlar. Onların dışlanmasına ne demeli? Çünkü bir insan farklıysa hep farklı bir muamele görür. Down sendromu , Albinoluk ve diğer bir sürü fiziksel farklılıklar. Farklı birini görünce onun eksiklerini kapatmak yerine neden onu dışlar bu insanlık?

Aslında biliriz ki hepimiz Tanrının tohumuyuz ve bu tohumdan ne çıkacağı hiç belli olmuyor ve biri çiçek verdi ama diğeri çiçeklenmedi diye ayrı bahçelerde olmamız vicdansızlık...
272 syf.
·Puan vermedi
“Sevimsiz “iki bilim adamı tesadüfen keşfettikleri bir maddeyle canlıların daha hızlı büyümesini sağlar. Evrimi hızlandırdıklarını düşünürken nasıl bir kaosa yolaçtıklarını fark ettiklerinde iş işten geçmiştir. Genetiği değiştirilmiş besinlerin üretiminden on yıllarca önce yazılmış, bilimsel gelişme denen durumun her zaman insanlığın lehine olmayabileceğini savlayan, bu arada farklının hemen yokedilmeye çalışıldığı, öngörüsüzlüğün eğilim haline geldiği toplum düzenini de kıyasıya eleştiren zamanının çok ötesinde bir anlatı. Büyük ustadan güzel roman #hgwells #tanrılarıntohumu
Çoğu insana yeni şeyler,yeterince önemli bir şekilde,ancak ezici olacak kadar da ani olmadan,azar azar ve günden güne geldi.
H. G. Wells
Sayfa 174 - İthaki Yayınları
Küçük insanların oluşturduğu aptal kalabalıklar gerçekten de yok olup gitmişti ama değişim ortadan kalkmamıştı.Sadece değişim değişmişti.
H. G. Wells
Sayfa 137 - İthaki Yayınları
Hatta adi ve küçük ruhlar için bile aşk,parıltıların ortaya çıkışıdır.
H. G. Wells
Sayfa 209 - İthaki Yayınları

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Tanrıların Tohumu
Baskı tarihi:
24 Ocak 2019
Sayfa sayısı:
272
Format:
Karton kapak
ISBN:
9786053758990
Kitabın türü:
Orijinal adı:
The Food of the Gods
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İthaki Yayınları
“Eğer Wells olmasaydı, çağdaş bilimkurgu da olmazdı.”

– Kingsley Amis

“Geleceğin, insanların hayal ettiği gibi parlak olmayacağını öngören Wells’i okumak, yaptığım en iyi keşiflerden biriydi.”

– George Orwell

H. G. Wells, bilimkurgunun atası, türe adını altın harflerle yazdırmış en büyük yazarlardan. Zaman Makinesi, Görünmez Adam, Doktor Moreau’nun Adası ve Dünyalar Savaşı gibi eserleri ve düşünceleriyle âdeta zamanın ötesinden gelen bir yazar olan Wells, Tanrıların Tohumu’nda ters giden bilimsel gelişmelerin, kırılgan bir ırk olan insanlığı nasıl yıkıma sürükleyeceğini anlatıyor.

Sevimsiz oldukları söylenebilecek iki biliminsanı Profesör Redwood ve Bay Bensington gözden uzakta çalışmalarını sürdürüyorlardı. Bu sırada keşfettikleri Herakleophorbia, namı diğer Devtohumu ile insan evrimindeki en büyük gelişmenin altına imza attılar. Bu tohum sayesinde daha zeki, daha güçlü süper insanlar geliştirilebilecekti.

Ancak göz ardı ettikleri bir şey vardı: Bilim, insanlığa boyun eğmeyecekti. Bu icat sayesinde insanlar ve hayvanlar kontrolün ötesinde büyüyecek, bu besini tüketen devler ile normal toplum arasına sınırlar çekilecek ve bu farklılığın getirdiği kaos, insanlığı yavaş yavaş ele geçirecekti.

Wells’in 1904 yılında, yani genetiği değiştirilmiş besinlerin tüketilmeye başlamasından uzun yıllar önce yazdığı Tanrıların Tohumu, bilimkurgunun günümüz biliminin dahi kafa yorduğu konulara değinen gizli hazinelerinden biri.

Kitabı okuyanlar 108 okur

  • Bektas Aydoğan
  • zeira
  • Ezgi Ertürk
  • Burcu Durgun Gökcan
  • Emine Öztürk
  • Duygu Yıldız
  • Emre Yaman
  • Şeyda
  • Dbir
  • Science Fiction

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%13 (7)
9
%7.4 (4)
8
%35.2 (19)
7
%24.1 (13)
6
%14.8 (8)
5
%0
4
%1.9 (1)
3
%3.7 (2)
2
%0
1
%0