“Kabil benim için, Roussi ordusunun Afganistan’ı işgalinden çok önce, köylerin yakılıp okulların yıkılmasından, mayınların toprağa ölüm tohumları gibi bolca ekilmesinden, çocukların gömülüp tepelerine bir öbek taş yığılmasından çok daha önce bir hayaletler kenti olmuştu. Tavşan dudaklı hayaletlerin doldurduğu bir kent. “
“Ne tuhaf bir gezegen! diye düşündü küçük prens. Her yer kuru, her yer sivri, her yer sert ve acımasız. İnsanlarda da düş kurabilme gücü hiç yokmuş. Ne söylerseniz onu tekrarlıyorlar. Benim gezegenimde bir çiçeğim vardı, söze ilk o başlardı...”