Tağuti sistem bir davetçiyi ekranların/minberlerin/mitinglerin başköşesine oturtuyor, ötekini zindan zindan gezdiriyorsa şu örtülü teklifi yapıyordur: Şu davet dilini kullanırsanız yeriniz ekran, şu davet dilini kullanırsanız yeriniz zindan!
Müşrikler Allah Resülü'nün dinini bırakmasını istemiyorlar, hatta dinine davet etmesine de karşı çıkmıyorlar. Rahatsız oldukları husus davetin dili! Atalarına hakaret(!) edilmesinden, ilahlarının ayıplanmasından ve davetin hak ile batılı ayıran dilinden rahatsız oluyorlar. Yani birlik ve beraberliklerinin zedelenmesinden, toplumun inanç temelinde ayrışmasından rahatsız oluyorlar. Şunu diyorlar dolaylı olarak: Neye inanıyorsan inan, neye davet ediyorsan davet et; ancak başkalarının inancını eleştirme! “Şu şirktir, şu batıldır; şu taptıklarınız işitmez, görmez, fayda ve zarar vermez!" deme. Yani hakkı anlatan, ama batıla dokunmayan; doğruları olan, lakin yanlışları olmayan; önerisi olan, fakat eleştirisi olmayan bir davet dili istiyorlar. Oysa davetin içeriği İlahi olduğu gibi davetin dili de İlâhidir. Davetin dilini belirleyen davetin içeriği, yani vahiydir.
وَدُّوا لَوْ تُدْهِنُ فَيُدْهِنُونَ
Onlar, senin kendileriyle uyum içinde olup (sapkınlıklarına karşı yumuşamanı) istediler. (Buna karşılık) onlar da uyum gösterip (sana karşı yumuşayacaklardı).
(68/Kalem, 9)