Her şey herkesin önüne şıp diye geldiği için kimse o şeylerin hikayesini merak etmiyordu. Nerede, nasıl, kim tarafından ve neyden yapılmış, umurlarında olmuyordu. Zahmete girmediklerinden, israf etmekten de çekinmiyorlardı. İsraf olan evde bereket olmazdı, bereketsiz evin havası ilhamları söndürürdü. Bir kandili üfler, bir lambayı kapatır gibi.
İnsanlar daha çok birbirlerinin hatalarıyla ve başarısızlıklarıyla ilgileniyorlardı. Bazıları kimsenin işini beğenmeyen, dedikodu yapan, kendini başkasıyla kıyaslayan insanlara dönüşmüştü. Dedikodu ve kıyas ilhamların midesini bulandırır. Bunlar bir yerdeyse bilin ki ilham orada yoktur.