Yeliz Demir

ARAF! TARAF olamamaktan doğan kelime.. Bir harf nelere bedelmiş..
10/10
·212 syf.··
2026 25. kitabı
·
32 saatte okudu
·
Okunma: 09 Haziran 2026 15:49
Öncelikle merhaba sevgili okur ! Bu incelememi okumaya niyet ettiysen, küçük bir ricam var. Yüreğini yanına al ,aklınıda katıver yanına. Sadece gözlerinle "miş " gibi yapacaksan burada vakit kaybetme. Anlaştık mı ? Harikasın :) hadi başlayalım o halde... Kitabımız bir imkansız aşkın imkansızlığının sebepleri üzerine kurulmuş bir temada. Başladığınızda ilk birkaç sayfa yaz dizisi tadında. Ana karakter Ercana kızıyor, masum kıza sanki kendinizden bir parça gibi sahip çıkıyorsunuz :) Genel olarak durum bu.. Ama ben başından beri Ercana hiç kızamadım, onu anladım. Zaten bütün olayda onu anlamaktan geçiyordu. Asıl düğüm orasıydı.. Öyle hayatlar var ki, kırmayayım derken kendiniz paramparça oluyorsunuz... Öyle hayatlar var ki, gereğinden fazla evet dediğinizde kendinize kalan kocaman bir HAYIR oluyor. Öyle hayatlar var ki,bedenen size ait,kimlikte bir şahıssınız ama ruhunuz başkalarının elinde köle. Öyle hayatlar var ki ,adam olacağım ,doğru ,dürüst olacağım derken, adam olmanın kıyısından geçemeyene meze olan.. Öyle hayatlar var ki, sevmeyi sahip olmak zannederek bencillikle harmanlanmış Öyle hayatlar var ki, para güç ,makam ,mevki için satmadığı bir tek bedeni kalmış.. Oda muallakta. Öyle hayatlar var ki liman diye sığınıp en büyük darbeyi oradan almış Öyle hayatlar var ki son nefesinde gözü açık ,gönlü yarım kalmış..
ArafAlper Turgay Cehiz · Kitapyurdu Doğrudan Yayıncılık · 202614 okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Yine insan ve yine MUHTEŞEM çözüm yeteneği !
Puan vermedi·192 syf.··
2026 24. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 05 Haziran 2026 11:03
Distopik türde okuduğum bir çok kitapla karşılaştırdığımda bence en ağır senaryo bu kitaptı.Alışıncaya kadar birkaç kez kapatıp bir kenara atmayı düşündüm. Ama biliyordum ki hiçbiri öylesine yazılmış cümleler değildi. Vermek istediği mesajı yada mesajları almayı çok istiyordum. Bu yüzden sabırla devam ettim.. Kitap Marcos isimli bir karakterin normal yaşantısını ve bu yaşantısındaki sorunları anlatmakla başlıyor. Hasta bir babası var onunla ilgileniyor, Çocuğu ölüyor vs.. Ve birgün dünyada ölümcül bir virüs beliriyor sonrasında hayvanlara bulaşıyor. Artık hayvan eti tüketimi yasaklanıyor ve bütün hayvanlar imha ediliyor. Vejetaryen beslenme bir süre sonra pes ettiriyor. İnsanlar uzun süre protein ihtiyaçlarını karşılayamıyorlar ve alternatif çözümler bulmaya uğraşıyorlar. Kitabın konusuda burada başlıyor aslında.. Hayvanlarla eş proteine sahip tek canlı insan en değerli ve tek alternatif haline geliyor.. Evet oldukça ürkütücü olsada hayvan etinin yerini insan eti alıyor.. Bu yeni sistem için üretimhaneler,kesimhaneler kuruluyor.. Ürünlerin işlenmesi için fabrikalar .. Artık insan çiftliklerinde çoğaltılan insanlar "Kafa" " doğan bebekler "Ürün " olarak adlandırıyor.. Bir süre sonra hayvan eti yiyormuşçasına normalleşiyor herşey.. Ve bence kitapta mesajın verildiği kısım.. Yine zengin insanlara özel yetiştirmeler yapılıyor.. Onlara özel parçalar kesilip paketleniyor.. Yani kapitalizm bu durumda bile kendini gösteriyor. Zaten verilmek istenen mesajlardan biride bu aslında... Okurken başlarda dehşete kapılsamda bir süre sonra herşey normalmiş gibi gelmeye başlayınca bir ürkmedim değil :) Bence burada verilen 2. mesajda şartlara alıştığında yada bu sana dayatıldığında ne kadar mücadele etsende sende o sistemin bir parçası oluyorsun.. Kitabın sonu aslında tam
Leziz KadavralarAgustina Bazterrica · Siren Yayınları · 20252,371 okunma
Yaşadığın coğrafya kaderin olmayabilir..
Puan vermedi·312 syf.··
2026 22. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 31 Mayıs 2026 19:56
Yazarın "Akıl Ermeyince " isimli kitabını okumuş ve çok etkilenmiştim.Arkadaşımın tavsiyesi üzerine bu kitabınıda okumak istedim ve yazar beni birkez daha kendine hayran bıraktı.Sanırım bütün kitaplarını okuyacağım... Bu kitabında Fransada ikinci dünya savaşı sonrası iki kız arkadaşın derin ve güçlü dostlukları ele alınmış. "Biz seninle gece ve gündüz kadar farklıyız" cümlesiyle çok zıt karakterde iki insan olduklarını dile getiriyorlar Fabienne ve Agnes.. Fabienne çevik ,atılgan günümüzün erkek tipli diye anlattığı bir karakter, Agnes ise aksine daha sakin ve aklı başında bir kız. Kitabı okurken Fabienne'nin gölgesinde gibi görünsede bence gayet sağlam bir karaktere sahip. Kitap iki arkadaşın yaşadıkları olayları kaleme almaya karar vermesi ile ilerliyor. Fabienne çobanlık yapmakta, Agnes ise okula devam etmektedir. Bu yüzden kitabın yazıcı görevini Agnes yükleniyor. Kitabı yazarlarken tabiki çevrelerindeki olaylardan esinlendikleri için, yoksulluk,kadın erkek eşitsizliği, savaşın yıkımı, insanlar arasındaki ilişkiler başlıca konuları oluyor. Başta bir oyun olarak başlayan bu durum ciddileşiyor ve kitap Agnes'in ismiyle yayınlanıyor. Büyük yankı uyandırıyor o dönemde.. Hiç durmadan satırlarca anlatacağım kadar keyifli bir kitap ama bence gerisini siz okuyun :) Kitabın ilk sayfasından itibaren akıcı ve hiç sıkmayan bir anlatıma sahip. Sevmemeniz için bence hiçbir sebep yok .. Tavsiyedir..
Kazkafanın KitabıYiyun Li · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 20241,102 okunma
İlk polisiye kitabımdan bana kalanlar...
Puan vermedi·464 syf.··
2026 21. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 29 Mayıs 2026 17:49
Öncelikle kitap polisiye kategorisinde anılmasına rağmen, psikolojik gerilim olarakta ele alınabilir.Belki de ben bu yönden yaklaşarak sevdim kitabı...Buna net bir cevap vermem için bir polisiye konulu kitap daha okumam gerekiyor.. Konuyu spoiler vermeden nasıl aktarabilirim diye düşündüm.. Hatta kitap sayfasına göre çok az alıntı yapabildim. Çünkü kitap hep bir kovalamaca ve diyalogla geçiyor. Sizlere aktarabileceğim alıntı bulmakta zorlandım . Konumuz bir genç kızın kaçırılma hikayesi. Sıradan gibi görünen bir konu ama çok derin İzler bırakacak ayrıntılar var. Kaçırılan karakterin bulunduktan sonraki sürecide çok ilgi çekici..Yani kitabın sonuna kadar kayıp birisini bulmaya çalışmıyorsunuz.. Olaylar 3 ayrı karakter tarafından size aktarılıyor. Kaçırılan Mia'nın annesi, Mia'yı bulmaya çalışan dedektif ve Mia'yı kaçıran kişi... Kafanızın karışacağını düşünebilirsiniz ama çok rahat ilerliyor konu. Mia'nın ruhsal durumu, annenin kendi iç hesaplaşması ve Mia'yı kaçıran kişinin psikolojisi öyle güzel aktarılıyor ki, kim iyi insan,kim kötü insan hepsi karışıyor içinizde. Kitabın sonunda bütün dengeler alt üst oluyor.. Hiç beklemediğiniz bir son :) Ve hayatınıza giren hiç kimseye önyargılı olmayın derim.. Lanet okuduğunuz birisine günün sonunda sımsıkı sarılmak isteyebilirsiniz. Akıcı ,keyifli,bisürü duyguyu aynı anda yaşatan bir kitap.. Daha ne olsun derseniz, okumak kalır geriye :)
İyi KızMary Kubica · Martı Yayınları · 20161,805 okunma
İç hesaplaşmanın olduğu kitapları seviyorum..
8/10
·160 syf.··
Beğendi
·
2026 20. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 24 Mayıs 2026 21:47
Hikâyenin ana kahramanı Tony Webster, kırk yıl önce yaşadığı bazı olayları anımsar ve onları zihninde gelişigüzel bir sıraya dizerek bize aktarıyor.Kitap bu şekilde ilerlerken Tony Webster, bir mektup alır ve herşey bir anda bambaşka bir konuya dönüşür. Mektupta eski yakın arkadaşının ölmeden önce kendisine bir günlük bıraktığını öğreniyor. Günlüğe ulaşmak için eski kız arkadaşına ulaşması ile ilerleyen kitap, Tony 'nin geçmişiyle olan hesaplaşmasına ,kendisiyle olan karşılıklı diyaloğuna dönüşüyor.Aslında hiçbirşeyin göründüğü gibi olmadığını farkettiği anları büyük bir merakla okuyorsunuz :) Eski kız arkadaşının sürekli " Anlamıyorsun, hiçbir zaman anlamadın, anlamayacaksın " cümlesini tekrarlamasına tanık olup kitabın sonuna kadar neyi anlamadı acaba diye merakla ilerliyorsunuz Ama sürpriz :) Tony hiçbir zaman o cümleyi somut olarak duyamıyor ve okurda öğrenemiyor. Sanırım yazar burada sonu sizin hayal dünyanıza bırakıyor. Bu güzel ama ben Tony'nin anlayıp anlamadığınıda öğrenmek isterdim.. Yada kendi anladığımı keşke ona aktarabilsemde adamcağız işkenceden kurtulsa diyede düşünmedim değil :) Kitap başta çok ağır ve sıkıcı gelebilir. Asla yeni kitap okumaya başlamış birisine uygun değil. Konuşma çizgisi kavramı olmadığı için düz metinmiş gibi algılayıp bir anda diyalogun içinde buluyorsunuz kendinizi. Ama alıştığınızda keyifli gelmeye başlıyor. Ortalarına doğru asıl konuyu anlayıp kitaba daha sıkı sarılıyorsunuz. Ben yazarın diğer kitaplarınıda deneyimleyeceğim.İlk kez okuyacak olanlar bu kitabından başlamasın diyeceğim ama hepside aynı formattamı bilmiyorum :) Kitap okumaya gönül vermiş, birçok baş yapıtı okuyup anlayabilmiş okurlara tavsiyemdir.
Bir Son DuygusuJulian Barnes · Ayrıntı Yayınları · 20213,538 okunma