Demet Üstün

Demet Üstün
@dmtustun
49 okur puanı
Ekim 2021 tarihinde katıldı
Öfkeli miyim? Evet. Neden mi? Çünkü Tanrı olmam-ya da sıradan bir kadın-veya-erkek ya da aslında herhangi bir şey olmam mümkün değil. Ben hissettiğim, düşündüğüm ve yaptığım şeyim. Varlığımı yapabildiğim ölçüde etraflıca ifade etmek istiyorum çünkü varlığımı ancak bu şekilde canlı tutabileceğim fikrine kapıldım. Ama neysem onu ifade edeceksem, bir hayat standardına, bir sıçrama noktasına, bir tekniğe ihtiyacım var - kendi kişisel ve acınası küçük kaosumu gelişigüzel ve geçici de olsa yerli yerine koyabileyim diye. Bu standardın ya da sıçrama noktasının ne denli sahte ve dar görüşlü olması gerektiğini yeni yeni öğreniyorum. Yüzleşmekte zorlandığım şey tam da bu işte.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Hafifçe sürtünerek insanların yanından geçmek zorunda kalıyorum ve bu canımı çok sıkıyor.
Zihnim, iğrenç derecede açık, bir benzetme yapmam gerekirse, atık kağıtlarla, saç telleri ve çürümekte olan elma koçanlarıyla dolu bir çöp tenekesi gibi. Birçoğu heyecan verici ve tecrübe ettiğim dünyada çok yeni olan birçok hayata maruz kalmaktan ötürü bunalıyorum.
Şu anda dünya üzerinde benden başka yaşayan hiçbir varlık yok. Çıkıp şu koridorlarda dolaşsam, boş odalar dört bir yanda benimle alay edercesine esneyip duracaklar. Tanrım, bütün uyuşturucu ilaçlara rağmen, amaçsız "partiler"in allı pullu, kulak tırmalayıcı neşesine rağmen, hepimizin takındığı o sahte gülümsemeli yüzlere rağmen hayat, yalnızlık demek. Ve nihayet ruhunu açabileceğini hissettiğin birini bulduğunda, ağzından çıkan sözcükleri duyunca şaşkınlıkla kalakalıyorsun-içindeki o küçük, sıkış tepiş karanlıkta kapalı kalmaktan öyle körelmiş, öyle çirkin, öyle anlamsız ve güçsüzler ki. Evet; neşe, tatmin ve arkadaşlık var-ama dehşet verici bir farkındalık içindeki ruhun yalnızlığı da bir o kadar korkunç ve yıkıcı.
Bizler de kendi yaşamlarımızda göze görünmeyen birçok küçük harf kaybederek sürdürürüz yaşamımızı. Bir gece karanlıkta tek başımızayken kendimize alçak sesle söylediğimiz kayıpları hayatımızın... Bir düşünsenize ne kadar çoktur! Başka türlü ayakta kalınmaz. Hatırladıklarımızla değil, asıl hatırlamadıklarımızla başa çıkmakta zorlanırız.