Öfkeli miyim? Evet. Neden mi? Çünkü Tanrı olmam-ya da sıradan bir kadın-veya-erkek ya da aslında herhangi bir şey olmam mümkün değil. Ben hissettiğim, düşündüğüm ve yaptığım şeyim. Varlığımı yapabildiğim ölçüde etraflıca ifade etmek istiyorum çünkü varlığımı ancak bu şekilde canlı tutabileceğim fikrine kapıldım. Ama neysem onu ifade edeceksem, bir hayat standardına, bir sıçrama noktasına, bir tekniğe ihtiyacım var - kendi kişisel ve acınası küçük kaosumu gelişigüzel ve geçici de olsa yerli yerine koyabileyim diye. Bu standardın ya da sıçrama noktasının ne denli sahte ve dar görüşlü olması gerektiğini yeni yeni öğreniyorum. Yüzleşmekte zorlandığım şey tam da bu işte.
Zihnim, iğrenç derecede açık, bir benzetme yapmam gerekirse, atık kağıtlarla, saç telleri ve çürümekte olan elma koçanlarıyla dolu bir çöp tenekesi gibi. Birçoğu heyecan verici ve tecrübe ettiğim dünyada çok yeni olan birçok hayata maruz kalmaktan ötürü bunalıyorum.