Deniz

Deniz
@dnzbktrk
ⓓⓝⓩⓑⓚⓣⓡⓚ
İnsan suyu bilmeyen bir balık gibiydi, bilmesi için sudan çıkması gerekiyordu.
Sayfa 158 - Can
Reklam
Ama gerçek buydu, hayat ucuz bir melodramdı, biz de bu melodramın oyuncuları olan yalnız insanlardık. Bunu bilmek içimi kederle dolduruyordu.
Sayfa 153 - Can
10/10
·304 syf.·
Beğendi
·
2026 32. kitabı
Kırmızı Kod: Zor Veli “Kırmızı Kod: Zor Veli” yalnızca öğretmenlerin yaşadığı iletişim sorunlarını anlatan bir rehber değil, aynı zamanda insan davranışlarını anlamaya yönelik bir farkındalık kitabı. Kitap boyunca ‘zor veli’ olarak etiketlenen kişilerin aslında farklı kaygılar, beklentiler ve korkular taşıyan bireyler olduğu gösteriliyor. Yazarlar, yaşanan çatışmaların çoğunun kötü niyetten değil, yanlış iletişimden kaynaklandığını örneklerle anlatıyor. En sevdiğim yanı, taraf tutan ya da suçlayıcı bir dil kullanmak yerine empatiyi merkeze alması oldu. Eğitim sürecinin yalnızca öğretmen ve öğrenciden ibaret olmadığını, velilerin de bu sürecin önemli bir parçası olduğunu hatırlatıyor. Özellikle insan ilişkileri, iletişim ve eğitim konularına ilgi duyanların kendilerinden bir şeyler bulabileceği; yer yer düşündüren, yer yer gülümseten, pratik öneriler sunan akıcı bir kitap. Kitabı bitirdiğimde aklımda kalan en önemli düşünce, anlaşılmanın çoğu zaman haklı olmaktan daha değerli olduğuydu. Metin Özdamarlar Oya Doğan
Kırmızı Kod: Zor VeliMetin Özdamarlar · Timaş Yayınları · 20265 okunma
8/10
·56 syf.·
Beğendi
·
2026 29. kitabı
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri Mösyö İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri, 1960’ların Paris’inde geçen; yalnızlık, dostluk ve insanın içsel büyümesini anlatan duygusal bir roman. Kitabın merkezinde, sevgisiz bir evde büyüyen Yahudi çocuk Momo ile mahallenin Müslüman bakkalı Mösyö İbrahim’in dostluğu var. Momo’nun hayatı; ilgisiz babası, yalnızlığı ve kimlik arayışı yüzünden oldukça karışıktır. Mösyö İbrahim ise sakinliği, bilgeliği ve hayata bakışıyla Momo’nun hayatına yavaş yavaş yön verir. Roman ilerledikçe, dinlerden çok insanlığın önemine, sevginin iyileştirici gücüne, yaşamın küçük mutluluklarına odaklanıyor. “Kur’an’ın çiçekleri” ifadesi ise aslında Mösyö İbrahim’in hayata, sevgiye ve maneviyata dair bakışını simgeliyor. Kitap kısa ama etkisi uzun süren, sıcak ve hüzünlü bir anlatı bırakıyor. Mösyö İbrahim ve Kur’an’ın Çiçekleri bence çok sade anlatımlı ama duygusal ağırlığı yüksek bir kitap. En güçlü yanı, büyük olaylar üzerinden değil küçük anlar üzerinden “hayat dersi” vermesi. Momo’nun yalnızlığı ve Mösyö İbrahim’le kurduğu bağ, insanın aslında sevgi ve ilgiyle nasıl değişebildiğini çok net gösteriyor. Din teması var ama didaktik bir şekilde değil; daha çok “insan olma hali” üzerinden ilerliyor. Zayıf tarafı ise bazı okurlar için fazla basit ya da kısa gelebilmesi. Derin bir olay örgüsünden çok, bir tür hayat hikmeti anlatısı gibi. Genel olarak etkileyici bir kitap: hızlı okunuyor ama bıraktığı duygu uzun sürüyor. Yalnızlık, kimlik ve sevgi temalarını seven biriysen özellikle daha çok iz bırakır. Eric Emmanuel Schmitt
Duygu ve Düşünce
Mösyö İbrahim ve Kuran'ın ÇiçekleriEric Emmanuel Schmitt · Doğan Kitap · 20246,4bin okunma
8/10
·152 syf.·
Beğendi
·
2026 28. kitabı
Büyüdüm Ben! Büyüdüm Ben!, çalışan anne-baba ve sürekli değişen bakıcılarla büyüyen bir çocuğun hikâyesini anlatıyor. Son bakıcısı da işi bırakınca kahramanımız “Ben artık büyüdüm” diyerek kendi işlerini kendi halletmeye çalışıyor. Başta eğlenceli ve komik görünen bu süreç, zamanla onun yalnızlık hissiyle, sorumluluk almakla ve gerçekten büyümenin ne demek olduğu ile yüzleşmesine dönüşüyor. Kitap; çocukların aslında ne kadar çok şeyi fark ettiğini, duyulmak istemelerini ve “büyümek” ile “erken büyümek zorunda kalmak” arasındaki farkı anlatıyor. Şermin Yaşar’ın sıcak, mizahi ama yer yer duygusal diliyle ilerleyen bir büyüme hikâyesi. Büyüdüm Ben! ilk bakışta çocuk kitabı gibi görünse de aslında büyüklere de dokunan bir tarafı var. Şermin Yaşar’ın o samimi ve hafif mizahlı dili sayesinde okurken hem gülümsüyorsun hem de bazı cümleler içe oturuyor. Kitap bana, çocukların düşündüğümüzden çok daha fazla şeyi fark ettiğini hissettirdi. Özellikle “büyümek zorunda bırakılan” çocukların sessiz tarafını çok güzel anlatıyor. Kahramanın kendi ayakları üzerinde durmaya çalışması tatlı görünse de altında biraz yalnızlık ve kırgınlık hissi var. En sevdiğim yanı, dramatik olmadan duygusal olabilmesi. Fazla abartıya kaçmadan, günlük hayatın içinden küçük detaylarla etkiliyor. Bitince insanın içinde hafif buruk ama sıcak bir his bırakıyor. Şermin Yaşar
Büyüdüm Ben!Şermin Yaşar · Kronik Kitap · 2026167 okunma