Günümüzün yaşama mekanları, sakinlerinin bireysel ve kültürel farklılıklarını yansıtmıyor artık. Bu totaliter yaşama mekanları aracılığıyla, insanın kişiliğini çevresine yansıtmasına yönelik tüm yaratıcılığı köreltilmiş, yok edilmiştir.
Özetle, bir asker için kışla neyse, vatandaş için de apartman dairesi odur. Kışla, kayıtsız şartsız bir disiplini aşılamaya yarayan üniformanın bir uzantısıdır. Aynı şey, bugün içinde yaşadığımız mekanlar için de geçerli. Bizler, içinde yaşadığımız yüzyılda, apartman kışlalarında oturan siviller haline geldik.
Deli olmaya cesaret edemediğimiz, ama yine d e özgürlüğün özlemini çektiğimiz için, deliliği bu son derece basit davranış biçimlerine indirgedik; ama bu eylemlerin böyle adlandırılması, deliliğin sonsuz ifade biçimlerine haksızlık etmektir.