Birer ikame olan sözcükler, kendimizi yaşama bırakmaktan alıkoyar, deneyimlerimizin
önüne geçer. Sözcükler bizi kör eder. Tüm duygularımızı ve düşüncelerimizi birer sözcüğün içine sıkıştırma yolundaki baskın faaliyet, duyularımız aracılığıyla ulaşacağımız kavrayışı engeller, önünü keser. Böylece duyular, sözcüklere bir yardımcı olarak kullanılır yalnızca.
Düşlerde renkler, görüntüler, insanlar, duygular ve düşünceler özgürce birbirine karışır ve
benzersiz bileşimler yaratırlar. Öylesine özgürdür ki düşler, onları söze dökmek te güçlük çekeriz- insan zihnini gün boyunca biçimlendiren o katı yapılar düşlerimizi dillendirmeye
yetmez, hatta engel olur.
"Asıl açıklanması gereken, neden aç insanın çaldığı ya da sömürülen adamın grev yaptığı değil, neden aç insanların çoğunun çalmadığı ve sömürülenlerin çoğunun greve gitmediğidir."
Wilhelm Reich