Deniz Özen Öz

* Anonimleştirme, belki de tüm dünyada geçerli tek yönetim şekliydi; seni kendi kimliğinden soyup kalabalığa, o kalabalığın içinde bir yüzsüzlüğe mahkûm ediyordu. Oysa o tekti. * Uzak tanıdıklarınızın yüzü net gelir gözünüzün önüne ama sevdiklerinizin yüzü bir türlü tamamlanamaz. Çünkü gülüşleri, kaş çatışları, yüz ifadeleriyle tanırsınız onları; tek bir sabit resim olarak değil, binlerce anının toplamı olarak. * İşkencecinin hedefi, kurbanında, kendine acıma duygusu uyandırmak. Oysa bu kor-kunç bir tuzak; insan kendini eleştirebilir, üzülebilir, yenilmiş hissedebilir, ama kendine acımak... Hayır, bu olmamalı. Insan kendine acımamalı. İşte işkenceciler bunu ister; ruhunu zayıflatıp seni kendi gölgene bağlamak. * …düzeni sağlamak için demir bir el gerekir. Düzen özgürlükten daha önemlidir. Özgürlük anarşinin kardeşi gibidir. Biri geldiğinde diğeri de peşinden gelir; tıpkı bir fırtınanın peşinden gelen yıkım gibi.
Reklam
Sen beni üç-beş genci öldürdüğüm için yargılıyorsun ama düşünsene, Tanrı herkesi öldürüyor. Bütün insanları, bütün canlıları, bebekleri bile öldürüyor. Bin bir hastalıkla inletiyor. Bunlar yetmezmiş gibi bir de, 'Seni cehennemde yakacağım, boğazından aşağı erimiş kurşun akıtacağım,' diyor. Söyle bakalım delikanlı, hangimiz daha zalim?
Sayfa 120·Kitabı okudu
*Bir şeyi utanç verici yapan senin utanman, utanmazsan hiçbir şey utanç verici olmaz. *Burcu bazen evini bir yuvaya dönüştürmek için aspiratörün ışığını açar. *Seni seviyorum, seni çok seviyorumdan daha güçlü bir cümle, ikincisinde çok olmasına rağmen, nasıl mümkün olabiliyor bu? * Yanından gittiğimde neden hemen panik oluyorsun, nesne devamlılığında sorun mu var çok mu ağlattılar seni küçükken? * … kurduklan cümlelerden, henüz cümlenin ortasındayken sıkılırdım, tuhaf, hepsi yavaş konuşurdu. Onlar konuşurken içimden saniyeleri sayardım, cümlenin sonunu anladım derdim, tam şu an anladım kuracağın cümlenin sonunu, lütfen biraz acele eder misin? * Bir insanı sevmekle, onu sevmeyi sevmek iki farklı şeydir. Beni sevmeyi sevmiyor gibi bir hâlin var. Sanki benden kopmaya gücün yetmiyor da ben senden uzaklaşayım istiyorsun. *Sanki okuduğum her şeyi ona anlatmak için okumuş, yaşadığım her şeyi o bilsin diye yaşamıştım. * Bunca yıl, insanlar ben burada, bu yatakta uzanayım diye üremeye devam ettiler, ve bu yüzlerce yıllık uğraş benimle son bulabilir.
İnsan güldüğü zaman o boğucu saçmalığın hiçbir hükmü kalmıyor. Gülmeye devam edeceğiz. Tufan sırasında da tufandan sonra da gülecek ve her şeye yeniden başlayacağız. Tüm dökülen kana ve gözyaşına rağmen. Ne kadar canavarca olursa olsun, saçma olduğuna kanaat getirilen hiçbir şey katlanılmaz değildir.
Sayfa 41·Kitabı okuyor