Titrek ellerim tutar sensiz karanlığı
Bir anahtardır karanlık, gizemli kapıları açan
Yitik şehirlere sorsam seni bilebilirler mi?
*kitaptan uyarlama
ACIMASIZ BUZ YANGINI
FARUK AKTAŞ
Nobel ödüllü yazar Gabrıel Garcia Marquez kitabını tanıtırken, “Yüzyıllık Yalnızlık’ı iki yıldan daha kısa bir sürede yazdım, ama yazı makinemin başına oturmadan önce bu kitap hakkında düşünmek on beş on altı yılımı aldı.” demiştir. Yine başka bir yerde eserinin giriş cümlesini yazmanın, tüm kitabı yazmaya neredeyse eşdeğer olduğunu anlatmıştır. Her eserin giriş cümlesi, beynimizde ve içsel dünyamızda aklımızı, duygularımızı harekete geçirerek, eserin içeriği hakkında bizde mutlaka bir ışık yakacaktır. Bu ışık fener vazifesi görerek, okuyucuya nasıl bir maceranın parçası olacağına dair öngörü sağlayabileceği gibi eserin içinde kaybolmamızı engelleyecek, yolumuzu aydınlatıp, kurgunun içinden çıkmamıza yardımcı olacaktır.
Yaşar Yıltan bütün gizemiyle karşımızda duran “Acımasız Buz Yangını” adlı eserine; “Bir aklım diyor ki; al ateşi dök buzun üstüne, sonra da bir bak: Ateş mi donar yoksa buz mu yanar? Denemene gerek yok diyor diğer aklım; çünkü diyor, senin duyguların zaten acımasız buz yangını!..” cümleleri ile başlıyor. Girişte imgelerle süslü, çift kişilikli ruh halini yansıtan bu öznel anlatımdan anlıyoruz ki; yazar eserinde, içinde zıtlıklar barındıran bir arayışın içerisinde olacak ve akıcı anlatımıyla bu arayışına bizi de ortak edecek. Bu ortaklık zamanla okuyucu ve yazar arasında telepatik bir bağ kurulmasını sağlayarak, okuyucunun merak hissini artıracak, eseri bir an önce bitirme isteğini kamçılayacaktır. Bunu yazarın büyük bir başarısı olarak kabul ettiğimi belirtmek istiyorum.
‘Bilinçaltı Sayıklamalarım’, ‘Ateş Beyinli Olmanın Donukluğu’ ve ‘Geçmişten Karanlık Geleceğe’