"Adımı sana söylemektense kulaklarından kıllar fışkıran bir engizisyon yargıcına, satanist bir şebekenin kara liste fihristini tutan etçil katibe ya da kuduz bir doberman sürüsüne söylerim daha iyi," der gibi baktı...
"Adımı sana söylemektense kulaklarından kıllar fışkıran bir engizisyon yargıcına, satanist bir şebekenin kara liste fihristini tutan etçil katibe ya da kuduz bir doberman sürüsüne söylerim daha iyi," der gibi baktı.
Bir başka misal: Bir dizi var TV'de. Bir arkadaşı Erman'a takılıyor: "Erman'ın kardeşi kim?" diyor. El-cevap; "Doberman!"
Gülüyor millet böyle havāî şeylere... Bunlar mâlâyâni, bizim mizahımız bu dereceye indi. Düz ve sığ bir zevksizliğe... Tüketimin gereği bu!
Adımı sana söylemektense kulaklarından kıllar fışkıran bir engizisyon yargıcına, satanist bir şebekenin kara liste fihristini tutan etçil katibe ya da kuduz bir doberman sürüsüne söylerim daha iyi, der gibi baktı...