"Hep merak etmişimdir, nedir bu bazı insanları dayanılmaz bir şekilde kendine çeken çağrı; kimini yollara, kimini denizlere, kimini dağlara götüren bu çağrı. Neden ve nasıl bazılarını her yerden, her şeyden kopartır da çoğu insan tarafından hissedilmez, anlaşılmaz bile. Sanırım bazı ruhlarda bu dünyaya karşı çok büyük bir açlık var. Zorba şöyle açıklıyor bunu:I've got enough fight in me to devour the world, so I fight.(İçimde dünyayı yiyip bitirecek kadar kavga var, bu yüzden dövüşüyorum.)Tutku içten geliyor, eylem yalnızca onun dışavurumu.Bir şair de şöyle demiş:
— Nereye bu yolculuk peki?
— Evimize hep evimize."
"Fakat gene unutmayalım ki hayat hayattır, karekökü almak değil. Mesela ben, gayet tabii olarak, yalnız aklımı kullanıp hayatiyetimin ancak yirmide birinden faydalanarak değil, içimde hayatla ilgili bütün unsurları seferber ederek yaşamak istiyorum."
"Hep yanıldı ve yenilgilere uğradı ama atıldı yine de yeni serüvenlere
Vakti olmadı acıların hesabını tutmaya
durup beklemeye, geri dönmelere vakti olmadı
Yangınlarla geçti ömrü ve hep yalnızdı
-ki onlar daima birer yalnızdırlar"
"Yaşamımda sorun ettiğim pek çok şeyin ne kadar anlamsız ve boş olduğunu, her şeyin ben olduğumu ve benim hiçbir şey olmadığımı, burasının son değil daha başlangıç olduğunu, yaşamanın çok ama çok güzel olduğunu ve dünyanın güzelliklerle dolu olduğunu öğrendim."