Her düşünce kişinin ruhunun iç yansımalarının , gelgitlerinin , derin iç çekişlerinin , zaman zaman çatışmalarının ve ideallerinin es(-e,-i)ridir . Aslında kendimi kendime anlatıyordum başkalarına anlatıyormuşcasına
Yazdıkça yazasım , konuştukça konuşasım, anlattıkça anlatasım vardı , kim bilir belki de bu bir iç dökme , bir boşaltım , bir katarsis veyahut rehabilite eden konuşma isteğiydi. İrademe engel olamayır bedenim ve ruhum buna devam etmek istiyordu .
Hayat o kadar garip ki , hayatlarımızdaki sorunların en büyük sorunlar olduğunu, sadece bizim sıkıntı çektiğimizi ve bunun en büyüğü olduğunu , hep kötü şeylerin bizim başımıza geldiğini düşünürüz oysa çok büyük bir yanılgı ki sadece çevremize bakmak yeterli . Bu bir vicdan rahatlatması ve başkalarının durumuna bakarak iyi hissetmiz için değil gerçekten böyle hayatların da var olduğunu bilmek içindir.
Bazen bir gerçekliğe ulaşamadığımızda onu taklit etmeye veya taklidine ulaşmaya çalışırız. Sevmek isteriz ama seviyormuş gibi olana ulaşırız , istiyoruzdur ama ulaşamıyoruzdur hala istiyormuş gibi yaparız, inanmayız ama inanmanın daha iyi olacağını düşünürüz. Taklitler birçok zaman gerçeğinin yerine geçen anlık arzuların susturulmasıdır.
Savaş arkasında zafer değil utanç bırakır . Kopmuş bedenler , kokan cesetler , yüzü tanınmayacak hale gelen 'birileri' , zamanında bir bütünü oluşturan , heryere dağılmış et parçaları ve arkadasında sevenlerinin acı çığlıkları ...