Doğanay

Doğanay
@doganaydogan
ekilir ekin geliriz ezilir un geliriz bir gider bin geliriz beni vurmak kurtuluş mu
Üniversite
23 Mart
977 okur puanı
Mayıs 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
ikimiz birden sevinebiliriz göğe bakalım şu kaçamak ışıklardan şu şeker kamışlarından bebe dişlerinden güneşlerden yaban otlarından durmadan harcadığım şu gözlerimi al kurtar şu aranıp duran korkak ellerimi tut bu evleri atla bu evleri de bunları da göğe bakalım
Hangi tür kitapları seviyorsun? 🔎 Polisiye 💕 Romantik 🚀 Bilim Kurgu 🏰 Fantastik 📖 Klasik 🧠 Kişisel Gelişim 🏛️ Tarih 😱 Gerilim
"Falanca durağa şimdi geliriz göğe bakalım. İnecek var deriz otobüs durur ineriz. Bu karanlık böyle iyi afferin Tanrıya. Herkes uyusun iyi oluyor hoşlanıyorum. Hırsızlar polisler açlar toklar uyusun Herkes uyusun bir seni uyutmam bir de ben uyumam. Herkes yokken biz oluruz biz uyumayalım. Nasıl olsa sarhoşuz nasıl olsa öpüşürüz sokaklarda. Beni bırak göğe bakalım."
Şiir
2 Temmuz 1993 Sivas
Senin ağzın tarçın kokardı, Benimki karanfil. Birbirine karışırdı soluklarımız. Tek başınayız şimdi ikimiz. Bende karanfil, Sende tarçın kokusu yapayalnız, kimsesiz.
Şiir
Pir Sultan Abdal
Şu kanlı zalimin ettiği işler Garip bülbül gibi zar eyler beni Yağmur gibi yağar başıma taşlar Dostun bir fiskesi yaralar beni beni beni Yar beni beni beni Dost beni beni beni Yar beni beni Dostun bir fiskesi yaralar beni beni beni Yar beni beni beni Dost beni beni beni Yar beni beni Dar günümde dost düşmanım belli'oldu On derdim var ise şimdi ell'oldu Ecel fermanı boynuma takıldı Gerek asa gerek vuralar beni beni beni Yar beni beni beni Dost beni beni beni Yar beni beni Gerek asa gerek vuralar beni beni beni Yar beni beni beni Dost beni beni beni Yar beni beni beni Pir Sultan Abdal'ım can göğe ağmaz Hak'tan emrolmazsa ırahmet yağmaz Şu ellerin taşı hiç bana değmez İlle dostun bir tek gülü yaralar beni beni beni
2 Temmuz 1993 Sivas
Yumrukluyorum duvarları Yumrukluyorum kara gecenin bedenini Ellerim kan içinde nehirler taşmış yanaklarımdan Otuz yedi can Otuz yedi gül çatlamış susuzluktan Sivas'ın içinde Nasıl uyku tutar gözlerimi Döne döne semaha dönenler tutuştu önce Sonra türküler Sonra da şiir çığlıksız düştü türkülerin yanı başına Sivas, Sivas Yiğitlik midir emanet cana kıymak Yiğitlik midir bir tutam ışığı Kör bıçakla güneşten koparıp karanlığa kurban etmek Söyle hangi kitapta vardır elleri kolları bağlıyı yakmak Var mıdır kardelen akında bir avuç inciyi Ateşe tutmak lo Böyle garip düştüğüme bakma Böyle mahzun durduğuma Varsın ateşin suskunlukla beslensin Benim de yüreğim gençliğini almış yanına Yürür başı dik Senin de dağların var Sivas, senin de dağların Dağlarında şahanların Gün tutuşur canım gece tutuşur Zindanlarda tutsak canlar tutuşur Gülüm toprak olur yele karışır Yürür gelir canlar yollar tutuşur Gülüm toprak olur yele karışır Yürür gelir canlar yollar tutuşur