Kitaptaki öykülerin bazılarını yayımlandıkları edebiyat dergilerinde veya internet sitelerinde
daha önce de okumuştum. O yüzden öyküleri iki gruba ayırdım: Daha önce okuduklarım ve okumadıklarım. Daha önce okuduğum öykülerden en sevdiğim "Koltuk", daha önce okumadığım öyküler arasında ise en beğendiğım öykü, kitaba da adını veren "Küçük Bir İhtimal" oldu.
Yazarın kimi zaman alaycı, çoğu zaman da okuyucuyla sohbet eder tarzı anlatımı, "Şimdi Karşıya Geçebilirsiniz" adlı ilk kitabındakine göre daha belirgin ve oturmuş bir üsluba dönüşmüş olarak karşımıza çıkıyor. Ancak ben yine de yazardan, kitaba adını veren öykü tarzında metinler okumayı tercih ederim.
Öykü için, şiire en yakın olan düzyazı türü de derler. Başka türlü bir örnekle anlatayım: Bir öykücüye "Neden öykü yazıyorsun?" diye sormuşlar; o da "Şiir yazamadığım için." demiş.
Okuyucu olarak, aynı şiirdeki gibi bir duyguyu bana aksettirebilen metinleri sevdiğimden olsa gerek, bu yönde büyük potansiyeli olduğunu düşündüğüm yazardan bu konu üzerinde düşünmesini rica edeceğim.
Öte yandan, öykülerdeki bazı ufak yazım ve imla hataları okuma zevkini kaçırmasa da olmasa daha iyi olurdu dedirtiyor. Yazarın bazı öykülerindeki kurgu tercihleri de daha farklı ve iyi olabilirdi diye düşünüyorum.
Genel olarak severek okuduğum bir Hüseyin Kılıç
kitabı oldu. Okuru bol olsun.