..."Terakki yolumuzun önüne dikilmek istiyenleri ezip geçeceğiz. Teceddüt vadisinde duracak değiliz. Dünya müthiş bir cereyanla ilerliyor. Biz bu ahengin dışında kalabilir miyiz? "
Mustafa Kemal Atatürk
"Gerçi biz, belki de burada bulunanların hepsi dünyaya geldiğimiz zaman, bu topraklar üzerinde yaşayanlarla beraber kahredici bir istibdadın pençesinde idik. Ağızlar kilitlenmiş gibi idi. Muallimler ve mürebbiler yalnız bir noktayı dimağlara yerleştirmeğe mecbur tutulmakta idiler. Benliğini, herşeyini unutarak heyulâya boyun eğmek, onun kulu, kölesi olmak." Mustafa Kemal Atatürk
"Boğazları kapadım, Çarlık Rusyasını çökmeye hükümlü ettim. Ne çare ki aynı akibet bizi de beklemektedir. Çünkü karşımızda düşman kara kuvvetlerine her türlü stratejik manevra yapmak imkânını hazırlayan bir İngiliz donanması var. Bizim de bu donanmayı durduracak bir DENİZ KUVVETİMİZ yok.." (Mustafa Kemal)
Faizin de haram olduğu söylenir; oysa ki haram olan faiz değil, kat kat faiz olan tefeciliktir. Fatih Sultan Mehmet, faizi ile yeniçeri ocaklarına verilen etlerin zamanla ortaya çıkacak fiyat artışını karşılamak amacı ile yirmi dört bin altın vakfetmiştir. Fatih ' in bundan ayrı türlü işler için para vakıfları yaptığını, Kanuni' nin bir fermanından anlıyoruz. Kanuni ' nin kendisi de bir çok para vakfı yapmıştır.
Din va ahlak şampiyonluğunu yapan kişilerin türlü yolsuzluk ve haksızlıklarını hergün bir sürü örnekleriyle gören, gazete ve dergilerde okuyan gençler, sırf din dersi okuyarak nasıl dindar, nasıl ahlaklı olurlar? Kaldı ki Türkiye, halka zorla namaz kıldırıldığı , oruç tutmayanlara işkence yapıldığı, her mahallede kuran kurslarının , medreselerin bulunduğu sıralarda, teknik ve ekonomik bakımdan daha mı ileri idi? Tersine Avrupalıların " hasta adam" adını verdiği ülke, en geri ülke idi.