Doğan NİBAT

Doğan NİBAT
@dogannibat
TÜRK'ÜM.
15 okur puanı
Aralık 2023 tarihinde katıldı
Puan vermedi·734 syf.··
2026 2. kitabı
·
3 günde okudu
·
Okunma: 03 Şubat 2026 14:03
Eser sizi doğaüstü güçleri olan İsa'nın kutsal soy (peygamber soyu) silsilesi ile karşılamakta. Ve peygamber İsa'nın mitolojik antatılar ile doğumu anlatılmakta. İsa İncil 'de beşeri bir anneye sahip, ama beşeri bir babası yok. İsa'nın babası Tevrat ' daki Yehova. Peygamber İsa Tevrat 'ı reddetmediğini Kutsal Yasa bölümünde belirtiyor. Ne kadar bu ifadeyi kullanmış olsa da Tevrat ile çelişen , hatta zıtlaşan 180 derece farklı tutum takındığı yerlerde var. İşin garibi kendisiyle bile çelişen ifadeleri var. Örneğin; " Yeryüzüne barış getirmeye geldiğimi sanmayın! Barış değil, kılıç getirmeye geldim. Ve olağanüstü güçlere, yeteneklere sahip bir peygamber İsa, hastaları iyileştiriyor. Körler görüyor, sağırlar duyuyor, cüzzamlılar aniden iyi oluyor. Ölmüş bir canlıyı bile diriltebiliyor. Ve yaratıcısı ile sürekli irtibat halinde. Ve birçok bölümde ahlaki öğütleri , tavsiyeleri var. Ve evliliğe dair bir fobisi ve bekarlık övgüsü var. Bu Hıristiyanlığın ilerleyen yıllarda, özellikle din adamı sınıfının yozlaşmasına sebeb olmuştur. Çok sert bir üslûp ile olmasada, Yahudilere karşı, bir sitemkârlık olduğunu belirtebiliriz. Bu bakış açısınında, özellikle, Avrupa uluslarının tarihinde , Yahudi nefretinin , Hıristiyan dini temellerinde ki var olan gerçeğidir. Peygamber İsa İncil'de bir kabile ve kutsal soy olduğu iddia edilen, aşırı kapalı, ulusal bir dini uluslararası bir vaziyete getirmeye çalışmakta. Ve bunu sevgi, merhamet gibi cümleler ile süslemektedir. Tehlikeli bir iş yaptığının farkında olarak öğreti ve ideallerini yazılı ve sözlü olarak misyon edinmiş, kendisine inanmış on iki havarisi ile mücadele etmekte. Tevrat ' daki erkek sünnet kuralının şart, kural olmaktan çıkarılması, Tevrat'daki beslenme kurallarının gevşetilmesi'de İsa'nın Hıristiyanlığının uluslararası bir
İncil - Yeni AhitKolektif · Dorlion Yayınevi · 20212,352 okunma
Reklam
Puan vermedi·824 syf.··
2026 1. kitabı
·
17 günde okudu
·
Okunma: 07 Ocak 2026 13:51
Tevrat 'ın Tekvin, Musa'nın birinci kitabı olarak adlandırılan sayfa 5 ve 59 arası bölümü okudum. Neleri anladım özetleyeyim; "Yaratıcı karar verdi ve dünyayı yarattı. Aşama, aşama dünyayı yaratırken , meydana getirdiği cisimlere isminide veriyordu. Bu yaratma meydana getirmede yaratıcı aynı zamanda düşünüyor du. Ve kendini takdir ediyordu. Yedinci günde pek yoruldu istirahat etti. Yaratıcı milletlerin tarihi oluşumunu büyük tufan'dan sonra Nuh'un oğullarından meydana geldiğini belirtiyordu. Yaratıcı milliyetlerin ulusal dillerinide kendisinin meydana getirdiğini ve bu kararı vermeden önce yarattığı dünyanın konuşma dilinin tek bir dil olduğunu belirtiyordu. Yaratıcı elçi olarak seçtiği İbrahim'den her erkeğin sünnet olmasını bunun kendisi ile olan antlaşmanın alâmeti kanıtı olacağını belirtiyordu. Yaratıcının elçisi sünnet olduğunda 99 yaşında idi. Yaratıcı yarattığı insanların yaptıkları davranışlara hatalara kızıyor öfkeleniyor ve kötü olarak nitelendirdiği toplulukların ikamet ettikleri yerlere göklerden ateş yağdırıyordu. Yaratıcı Lut 'un iki öz kızı ile cinsel ilişkiye girdiğini ve ve bu iki kızın öz babalarından gebe kaldıklarını belirtiyordu. Yaratıcı elçisi İbrahim'in oğlu İshak adlı çocuğunun kendisine kurban edilmesini istiyordu. Ama yaratıcı son anda kararını değiştirip kurban talebi ile övünüyor, elçisinin kendisinden korktuğu için bundan hoşnut oluyor katledilme emrinden vazgeçiyordu. Yaratıcı elçisi Yakub 'un kızı Dina ve Şekem adlı erkeğin cinsel ilişkiye girdiğini ve Şekem'in sünnetsiz olduğunu belirtiyordu. Dinanın erkek kardeşleri Şieoman ve Levi birbirleri ile yani Şekem'in mensup olduğu kabilesinde ki erkeklerin sünnet olmasınıa rağmen Şekem'in kabilesine saldırıyor yok ediyorlar. Yaratıcının elçiside çocuklarına kızıyor kendilerinin azınlık
TevratKolektif · Dorlion Yayınevi · 20181,174 okunma
7/10
·322 syf.··
2025 7. kitabı
·
7 günde okudu
·
Okunma: 26 Mart 2025 23:14
Türkiye'de eğitim sisteminin, müfredatın her konuda olduğu gibi tarih konusundaki yetersizliğini ve vasatlığını kitabı okuduğunuzda daha net bir şekilde idrâk ediyorsunuz. Amiral Afif Büyüktuğrul' un Atatürk ve Türk Denizciliği bölümü, özellikle, Atatürk ve Türk Denizciliği konusunda meraklı okuyucuları , Atatürk' ün donanmaya verdiği önemi er erbaş, subay kadrosu ile modern güçlü bir Türk Deniz Kuvvetleri ideali ve uğraşı içinde olduğunu anlıyoruz. Ama dönemin Genelkurmay Başkanı Fevzi Çakmak ile bu konuda fikir ayrılıkları olduğunu fark ediyoruz. Afif Büyüktuğrul bu durumu Fevzi Çakmak'ın askeri yönden sıkı bir savunmacı olmasından dolayı kaynaklandığını belirtiyor. Amiral Afif Büyüktuğrul' un Deniz Olaylarının İstiklâl Savaşı Üzerindeki Etkisi bölümüde Osmanlı tarihi ve Türk Kurtuluş Savaşı' nda deniz cephesinde verilen mücadeleyi anlatması bakımından çok mühim.
Atatürk Konferansları 5Kolektif · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 08 okunma
5/10
·161 syf.··
2025 6. kitabı
·
31 saatte okudu
·
Okunma: 19 Mart 2025 20:09
Türkiye'de siyasal İslamcıların gündelik politikaya ciddiyetten yoksun bir şekilde, Rodos ve 12 Adalar konusu bu konuya bağlı olarak Lozan Barış Müzakereleri hakkında konuşmadan, yaşanan tarihi süreci iyi okumalı, dönemin şartlarınıda göz önüne alarak ona göre konuşmalılar. Tabi "ben ekonomistim" diyebilme cesaretini gösteren bir kişi " ben tarihçiyim " de diyebilir... Neyse o ayrı konu. Ben bu eserde özellikle Rodos ve 12 Ada'nın Osmanlı Devleti öncesi ve sonrası ile ilgili tarihi sürecini öğrendim. İttihat ve Terakki iktidarının ve Cumhuriyetin kurucu babası Atatürk ' ün ve silah arkadaşlarının bu konuda özellikle Lozan Konferansında ne kadar zor bir konu ile karşı karşıya kaldıklarını fark ettim. Adalar konusunu okurken ve üzerine düşünürken, acaba dedim; Osmanlı Devleti dış politikada Arap coğrafyası, Trablusgarp ve Bingazi için siyasi, askeri enerjisini Kuteybe Bin Müslim'in soydaşları için israf etmeseydi. Ve önceliğini Anadolu'ya ve Rodos ve 12 Adalar 'a veya Balkanlar'a verseydi. Tarihin seyri daha farklı olabilirdi.
Atatürk Konferansları 2Kolektif · Türk Tarih Kurumu Yayınları · 19915 okunma