Ağaçların ve çıplak doğanın ona hissettirdikleri ve hayatındaki yerlerinden bahsediyor uzunca. modern bilimin doğa ile aramıza çektiği sınıra uzanıyor. Özellikle ailesinden ve babasıyla arasındaki zıtlıklardan bahsettiği yerleri çok beğendim. Gazete duvarda kitap ile ilgili iyi bir analiz var okunabilir. Benim tarzımın dışında olsa da nokta atış çözümlemeler var. Sanat doğa bilim gibi konular da kafa patlatır yazdıkları . Bir çok iddialı cümleleri var . İyi okumalar .
Yaşar Kemal'in Ağacın Çürüğü kitabında övgü ile bahsettiği için alıp okumak istedim. İnsanın içini ısıtan bir roman. Samimi en başta. İnsanları gerçek. Karakterler derinlikli, diyaloglar sahici, betimlemeler keyifli. Kır Abbas adamın dibidir !
Victor Hugo’nun 1829 yılında henüz 27 yaşındayken yazdığına inanması zor kısa kitabı. kitap idam cezasına sert eleştiri getirme amacı taşıyor. Yazar bunu zaten kitabın fazla uzun ve etkileyici önsözünde de açıkça söylüyor. Bunu siyasi ve toplumsal olarak ele alıp mahkumun günlüğünden okuyormuşçasına romanlaştıran yazar, akıcı anlatımı koruyup 77 sayfada okuyucuya bambaşka bir bakış açısı kazandırmayı başarıyor. Kitabın son 10 sayfası inanılmaz sürükleyici nefes almadan okudum resmen. Kızına yazdığı bölüm yok sebebi belli değil. Bu kadar kısa bir kitap ancak bu kadar dolu olurdu. Gerçekten de klasikler arasında yerini almasının hakkını veriyor. Önsözü bile çok doyurucu. İyi okumalar...