Ne yazık ki mor dağları, derin uçurumları, mavi denizleri ve barışçı halkıyla ünlü olan anayurdumuz, yıllardır sonu gelmeyen iç çatışmalarla sarsılıyor, şiddetin önü bir türlü alınamıyordu. Haftada bir gelen gazeteleri okuduğumuz zaman içimiz burkuluyor, bu şiddet tutkusunun nasıl bütün ülkeyi kapladığını anlamakta güçlük çekiyorduk.
Her şeyi biliyorsun birader ama bir tek, insanlarımızı kimin kamplara böldüğünü, bu kan davasını kimin isteyerek, planlayarak başlattığını bilmiyorsun!
Sınırlı bir mekanda, kritik bir noktanın ötesine geçildiğinde, sayılar arttıkça özgürlük azalır. Bu durum, ağzı kapalı bir şişedeki gaz molekülleri için olduğu kadar, bir gezegenin ekosisteminin sınırlı mekanda yaşayan insanlar için de geçerlidir. İnsanlar için önemli olan şey, o sistemin içinde muhtemelen kaç kişinin yaşayabileceği değil, sağ kalabilenler için nasıl bir hayatın mümkün olacağıdır.