Onun kendisinin hakiki hüviyetini öyle bir görmeyişi,anlamayışı,daha doğrusu öyle bir görmezden,anlamazdan gelişi vardı ki Cevriye senelerce hiç sıkılmadan,kötülüğünü fark etmeden taşıdığı sürtüklük hüviyetinin ağırlığını onun karşısında taşınmaz bir yük eziciliği ile hissediyordu.
Büyük olasılıkla bu kitap kendimden ve yaptığım her şeyden nefret ediyormuşum gibi bir görüntü yaratıyor.Ama bu tamamen doğru değil.Daha çok bugüne dek olduğum insanlardan nefret ediyorum.
Bütün haftayı"Sana inanıyoruz,"deyişimi dinleyerek ve kendi suratıma bir yumruk indirmek isteyerek geçirdim.Çünkü o kadar bariz bir yalanı ki.Rachel'a gerçekten inansaydık,filmi o ölmeden yetiştirmek için acele ediyor olmazdık.Ayrıca demek istediğim,ona neden inanacaktık ki?O bile kendine inanmıyordu.