“Uyum sağlayamadığı bir dünyada,güvende hissetmediği bir yerde yaşamak zorundaydı;şefkate ve dinginliğe hasretken kayıtsızlık,duyarsızlık ve gürültüden beslenmek zorundaydı. Öyle bir tabiatı vardı ki yaşamak zorunda kaldığı yabancı ve düşman ortamda bile kendisine kafa tutan zalim güçleri defedecek kadar vahşi olmadığı için ancak kimsesiz ,küçük ve kıpırtısız bir dinginliğe çekilebiliyordu.”
“Başkalarının ondan önce ,çok daha gençken öğrendiği bir şeyi 43. yaşında öğrendi;insanın ilk aşkının son aşkı olmadığını ve aşkın bir son değil,bir insanın başka bir insanı tanımaya çalıştığı bir süreç olduğunu.”