Hoşgeldin yeni seri
9/10
·424 syf.··
2026 57. kitabı
·
4 günde okudu
·
Okunma: 20 Haziran 2026 20:06
Hellooo Kaç zamandır sepetimde bekleyen, bi şekil sipariş verip kitaplığımda yerini alan ama elimin bir türlü gitmediği kitabı bir günde nasıl bitiriyorum gelin görün! Sonsuz Alevin Kıvılcımı okurken daha ilk satırlarda garip bir merak içerisine bırakıyor. Örneğin; Diem'in annesini gizemli bir adamla hararetli tartışmasına tanıklık ettikten kısa bir süre sonra ortadan kaybolması, O gizemli kişinin Valiaht Prens Luther olması bombayı kucağımıza bırakıp epeyce merak içerisinde bırakıyor. Çok fazla fantastik kurgu okuyunca bir noktadan sonra çoğu hep aynı gibi gözükebiliyor. Şimdi yalan yok bu kurgu da sevdiğim 3-5 fantastik kitabın birleşimi gibiydi ama detaylara inince bunda da birçok özgün ve farklılıklara denk gelebiliyorsun. Başlangıç kitabı olarak okumak beklentinizi karşılar diye düşünüyorum. Diem, annesinin izinden giden bir şifacıdır. Diem'i saraydan uzak tutan annesi ortadan kaybolunca annesine ait bir ipucu bulmak için şifacı kimliğiyle saraya gitmeye başlar. Bu kısıma kadar konu durağan ilerliyor olsada garip bir merak elinden bırakmaya izin vermiyor. Şimdi Diem'i sevip sevmemekte kararsızım. Hayatı boyunca annesi tarafından korunmuş hatta bence meşakkatli bir şekilde gizlenmiş. Ee annede ortadan kaybolunca ortaya çıkıp gerçekleri bulmaya çalışması güzeldi ama bazı kibirli ve gelgitli halleri vardı ki yanımda olsa bence ben onu boğardım. Luther içinse diyecek çok fazla şeyim var. Gücü ve kuvvetiyle, azameti ve acımasız duruşuyla dört dörtlük bir tavrı vardı. Yüzünden ve gövdesindeki yarasıyla ortalığı karizmatik bir şekilde kasıp kavuruyor. Kitapta sevmediğim tek şey Luther'ın başlangıçta çok fazla olmaması ile birlikte gereksiz Henri'nin çok fazla olması olabilir. Ama bu da bir Tamlin sendromu olduğundan sorun etmemeye çalıştım. Kitap öyle bir
Sonsuz Alevin KıvılcımıPenn Cole · Beta Byou · 202629 okunma
7/10
·496 syf.··
2026 56. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 19 Haziran 2026 21:41
Hellooo Sizlere kalemini severek okuduğum yazarın Tozlu Pembe serisinin ikinci kitabını getirdim. Kitabın içeriğinden önce baskısını çokça methetmek istiyorum. Arkadaşlar içi dışı, ayraçları, posteri, stickerları, karakter kartları herşeyiyle dört dörtlük bir baskı. Diğer herşeyin yanında yayınevine bu emekleri için sonsuz teşekkürler. Şimdi gelelim kitabımız; Ayperi küllerinden yavaş ama emin adımlarla yeniden doğuyor. Ömer Seyirhan gibi bir karakter varken küllerimizden en güzel haliyle doğmamak söz konusu dahi olamaz tabi İkisinin yanyana geldiği her anları üzülerek, aşkı yaşayarak ya da kahkaha atarak okudum. Ki bence Ayperi de Ömer'de mutlu olmayı sonuna kadar hak eden iki yaralı kuş. Bakalım mutlu son onları bulabilecek mi? Bir de garanti ediyorum, etrafında Melike ve Şeyma gibi kankan varsa sırtın sittin sene yere gelmez. Ayperi tüm o yaşadıklarına onlarsız dayanamazdı! Şimdi Ayperi'nin kendi dünyasını güçlendirirken Ömer'i kendisinden uzaklaştırması aramıza bir miktar mesafeleri soksa da bir yanım yine ona kızamıyor. Bakalım üçüncü kitapta bizi neler bekleyecek! Evet ben hâlâ kararlıyım wattpad'den okumayacağım okuyanlara da sormayacağım! Baskısını beklemeye devem! Yazarın kitapları okunmaya ve o şahane baskıların kitaplığınızda yer almasına değer. O sebeple alın OKUYUN ve OKUTUN KitapRüyasından Sevgilerle
Tozlu Pembe 2Loresima · Ephesus Yayınları · 2026215 okunma
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Puan vermedi
Kur’an ve hata kelimelerini arama motoruna yazınca ilk karşımıza çıkanlardan birisi miras paylaşımı hususunda Kur’an’da hata olduğu iddiası. Meşhur ateist ve İslam karşıtı Turan Dursun’un sitesinde aklını imanının önüne engel olarak koyan gençler, bu miras ayetlerini gündeme getirip tabiri caizse “Kur’an’da çok bariz bir matematik hatası var ve şayet kusursuz olduğu iddia edilen Allah tarafından gönderilmiş bir kitap olsaydı bu bariz hata olmazdı” demeye getiriyorlar. Ve bu iddiaya cevap vermek için kolları sıvayan gayretli ve aklını kullanan -bir kısmı âlim- birçok Müslüman zat internet sitelerinde meseleyi gündemlerine taşıyor. Birbirinden çok farklı cevaplarla ayetleri izah etmeye çalışanlar ne yazık ki tatmin edici bir cevap ortaya koyamıyor. Diğer yandan bu hata iddiasının hararetle cevaplandırılması için samimi bir şekilde birçok siteye bu husus, soru olarak iletiliyor. Mesela; payın paydadan fazla çıkması ile sonuçlanan hesap ile malın Kur’an’daki oranla dağıtılmasının imkânsız olduğunu iddia eden ateistlerin bu iddiası ‘sorularlarisale’ sitesine sorulduğunda site yöneticileri bu konunun risalelerde izah edildiğini söylüyor. Ve site konudan bağımsız olarak, risalelerde geçen kadın ve erkeğin paylarının farklılığı üzerine yapılan bir izahı paylaşıyor ve meseleye net bir çözüm getiremedikleri hissedilmiş olunmalı ki cevabın sonunda ‘sorularlaislamiyet’ sitesine yönlendirmede bulunuluyor. Sorularlaislamiyet sitesi ise konu ile ilgili Prof. Dr. Hamza Aktan’ın Mukayeseli İslam Hukuku kitabından alıntıladığı pasajı paylaşıyor. Site avliye meselesini anlatmaktan öteye gidemiyor. Payın paydadan büyük çıkması durumu ilk defa Hz. Ömer döneminde bir paylaşım sırasında ortaya çıkıyor ve mesele ashap ile istişare ediliyor. Sonunda paydayı payla eşitleyip taksimat o
Kur'an'da Hata YokHalis Aydemir · Enki Yayınları · 20127 okunma
7/10
·136 syf.··
Beğendi
·
2026 30. kitabı
Yaşanmışlıklar biriktiririz yıllar içinde, Kimi acı, kimi tatlı anılar. Hepsi bizim bir parçamız olur, Ve biz onlarla büyürüz her zaman. Uzun bir aradan sonra tekrar bir şiir kitabı okudum ve sizlere de fikir olsun istedim. Şiir benim için dizeler içinde gizlenmiş duygular demek. Bu yüzden şiir okurken durup hissetmeyi çok seviyorum. Kitap, şairin özgeçmişi ile başlıyor ve kendisinin hayatın zorluklarına rağmen yılmadan umutla çalışmaya devam etmiş birisi olduğunu okuyoruz. Şiirlerini okudukça da bu yaşanmışlıklarını mısralarla bizlere aktardığını da en derinden hissediyoruz. Benim için yoğun şiirsel bir anlatımdan ziyade her bir mısrada kendimizden de bir parça bulabileceğimiz, hayatın gerçeklerini hissedebileceğimiz bir şiir kitabıydı. Kitap ikişer dörtlük şeklinde yazılmış 128 şiirden oluşuyor. Şiirler yoğun bir anlatıma sahip olmadığı için şiir okumaya yeni başlayanlar için güzel bir başlangıç olabilir. Mısralarda Saklı Hayatlar Ergin Taş
Mısralarda Saklı HayatlarErgin Taş · Sîtav Yayınları · 20265 okunma
Puan vermedi·216 syf.··
2026 6. kitabı
·
406 günde okudu
·
Okunma: 18 Haziran 2026 15:28
Adından ve alt başlığından da anlaşılacağı üzere ağırlıklı olarak dörtlük formunda yazılmış şiirlerden oluşmaktadır. Yazar, eserinde hayatın içinden temaları, bireysel duyguları, hayalleri, doğayı ve kişisel yaşam hikayesinden kesitleri samimi bir dille mısralara dökmektedir.
Bu Rüya SonHanife Çıta · Cinius Yayınları · 202436 okunma
4/10
·320 syf.··
2026 41. kitabı
Başarılı bir psikolojik gerilimde, karakterlerin iç dünyasını derinlemesine işlerken sağlam ve mantıklı bir kurgu üzerine kurulmalıdır. Gerilim hem “kim yaptı?” hem de “neden yaptı?” sorularıyla desteklenmeli, ipuçları dengeli verilerek final hem şaşırtıcı hem de tutarlı olmalıdır. Tüm bunlar, akıcı bir anlatımla birleştiğinde hikâye güçlü bir etki bırakır. Ancak bu kitap merak uyandıran bir girişine rağmen, zayıf kurgusu ve etkisiz sürprizleriyle benim için beklentimin çok altında kaldı. Sürpriz sonları seven bir okur olarak, kitabın finalinden büyük bir etki bekledim. Fakat ortaya çıkan gerçekler, bırakın şaşırtmayı, neredeyse hayal kırıklığı yaratan bir seviyede ilerledi. Özellikle son bölümlerde olayların aşırı hızlı gelişmesi ve bir karakterin adeta ezberlenmiş bir metni okur gibi her şeyi açıklayan uzun monoloğu, hikâyenin inandırıcılığını zedeledi. Üstelik ikinci bir sürprizle etki artırılmak istenmiş olsa da, yeterli altyapı ve ipuçları sunulmadan gelen bu gelişme, okurda beklenen şok etkisini yaratmak yerine yapay bir his bıraktı. Tüm bu unsurlar birleştiğinde, kitap ne yazık ki güçlü başlangıcının hakkını veremeyen bir hayal kırıklığına dönüştü. Öyle ki, bu kadar da saçmalık olamaz diyerek kitabın son 10 sayfasını okumayı düşünmeyip başka kitaba geçmeyi bile düşündüm. Çünkü ters köşe yapayım derken yazar fazlasıyla saçmalamıştı. Baştan sona kadar yalanları okumamız bir yana, yazarın tıbbi bilgisinin de sıfır olduğunu gördüm. Beyin oksijensizliğe ortalama 4-6 dakika dayanabilir. On dakikadan fazla oksijensiz bir beynin nasıl eski sağlığına dönüştüğünü okumak saçmalığın daniskası değildir de nedir? Daha öncede belirttiğim gibi hiçbir kitap dört dörtlük değildir. Bazen mantığa uymayan gelişmeleri okurken tolerans edebiliriz amenna, ancak bu kitap bu sınırı
Kocamın KarısıAlice Feeney · Yabancı Yayınları · 2026100 okunma