Aklında hayta oğlu Şahin vardı.
“Hayta olur tabii, daha kaç yaşında. Onlar şimdi bağların kuytuluk yerlerinde kazma gibi sesleriyle türkü söylüyorlar. Belliyorlar ki onlar olmazsa koca dünyayı boynuzunda taşıyan öküz ayakta duramaz. Belliyorlar ki şu yalan dünyada bir tek onların bileğini bükecek biri anasından doğmamış. Belliyorlar ki bir tek onlarda var kalem kalem bıyıklar, parlak siyah saçlar. Belleyecekler tabii, onlar henüz cahil dedikçe cahiller.”
Oujda Konferansı devam ederken askeri faaliyetler durmaksızın sürdü. 15 Nisan 1926'da 300.000 Fransız askeri bölgeye transfer edilmişti. Bu askerlerden oluşan üç tümen, Abdülkerim'e bağlı 40 kabileye bahar saldırısı başlattı.
"Tache d'huile" (yağ lekesi teorisi)
Sömürgecilik tarihinde hala referans alınan bir yöntem olan bu teori, "pasifikasyon" adı altında, yerel kültür ve inançlara saygı gösteriyor gibi görünerek nüfusu yatıştırmayı, muhalefeti izole etmeyi ve minimum güçle maksimum ekonomik sömürü sağlamayı hedefliyordu.
Okudun mu, kravatlı adam oldun mu gölgen ağır olur. Gittiğin yerde bey derler. Az bilsen de adın çok bilir olur. Az söylesen de millet çok beller. Neden? İşte o kravatı görüyon mu? Sen bir urgan zannedersin ama kazın ayağı öle deel. O kravat ne kapılar açar, bir söylesem aklınız çıkar.”