Merhabalar,
Hangi kitabı okusam diye kitaplığıma bakarken elime aldığım bu kitabın ilk sayfasında şöyle bir cümle vardı;
“Bu kitap hayal ürünü bir roman değildir. Tamamen gerçeklere dayanmaktadır.” diye.
Merak edip ilk sayfalarını okumaya başladım ve elimden bırakamadım. Bosna’da yaşanan Srebrenitsa katliamı hakkında az çok bir fikrim vardı, fakat durumun bu kadar vahim ve yüz kızartıcı olduğunu bilmiyordum.
Suada üç çocuklu bir ailenin güzeller güzeli en küçük kızıdır. Saraybosna’da piyano eğitimi alan güzel kız teyzesiyle beraber yaşar. Okuldan iki genç Suada’ya aşık olur. Biri sevdiği olurken, diğerine bunun olamayacağını söyler. Ve reddedilen erkek bunu hazmedemez. Konservatuardan ayrılır ve Sırp ordusuna katılır. Bosna’da patlak veren savaşta aile bireylerinden kayıpları olur Suada’nın ve en kötüsü ise aşkını kabul etmediği genç adamın esiridir artık. Hayatta kalabilmek için sadece onun kadını ve o ne isterse yapmak zorunda kalacaktır. Etrafında tanık olduğu olaylar ise kan donduran cinsten. Suada’nın başına gelenler ve şahit oldukları aslında o dönemde birçok kadının yaşadığı acılara tercümanlık ediyor.
Okurken ağladığım ve ağzım açık satırları takip ettiğim olay ise ; Suada ailesiyle rehin alındığında; babasının gözü önünde on belki yirmi kere teker teker Çernik tarafından kızlarına tecavüz edilmesiydi. Bir babanın gözü önünde kızları defalarca maruz kalıyor buna. Bakmak istemediğinde yüzünü kesiyorlardı babanın. En son acıya dayanamayıp bayılmıştı adamcağız....
Bazı kitaplar vardır içinizde kocaman bir iz bırakır. Koca bir iz kaldı benim içimde…
Bu kitabı, yaşananları ve Boşnak kadınlarına yaşatılanları ömrünüzün sonuna kadar unutamayacaksınız.
Ne yazık ki tarih acılarla dolu