Civcivliği sana göre Rakitin, anladın mı, çünkü sende vicdan denen şeyden eser yok. Anlasana, onu gönülden seviyorum ben! Seni tüm yüreğimle sevdiğime inanıyorsun ya Alyoşa"
Sayfa 467·Kitabı okudu
Sadece boşu boşuna oturmamak için nefret etmeyi ya da âşık olmayı dene.
Sayfa 24·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Bu okyanus içinde sevgiden doğma bir taşkınlıkla kuşlardan günahlarımızın affını dileyip onların da sizi bağışlamasının yadırganacak hiçbir yanı yoktur. İnsanlar anlamsız saysalar bile, taşkınlığınızı sevin. Tanrıdan sevinç ve neşe dileyin dostlarım! Çocuklar, gökteki kuşlar gibi şen ve neşeli olun. Ödevinizi yaparken insanların günahından ürkmeyin, günahın eserinizi lekeleyip tamamlanmanıza engel olacağından korkmayın. "Günahın, dinsizliğin, kötü örneklerin etkisi büyüktür; bizse güçsüz, yalnızız, kötülük bizi boğacak, çalışmalarımız yarı yolda kalacak..." diye yakınmayın. Kendinizi yenilgiye kaptırmayın çocuklar! Bu işten yüzünüzün akıyla çıkmanın tek yolu, bütün günahların yükünü üzerinize almaktır. Kendimizin ve başkalarının sorumluluğunu üzerimize alarak gerçekten her şey ve herkes için suçlu olduğumuzu anlamalıyız. Ama temizliğini, gevşekliğini başkalarının üstüne atıp kendini kusursuz gören, sonunda ruhunu şeytanca bir gurura kaptırır, Tanrıya başkaldırır. Bu iblisçe gururu bizler kolayca anlayamayız, bu yüzden sık sık hataya düşeriz.. Üstelik bu günahı işlerken güzel, soylu bir hareket yaptığımızı sanırız.. Zamanla duygularımızın, hareketlerimizin bazlarının sırrına bu dün-yadayken eremeyiz. Ama buna kanarak, anlamadığın şey-halkı çıkaracağını sanma! Gerçi Ulu Tanrı senden ancak an-layabildiklerinin hesabını soracaktır; fazlasını değil. Yeryü-zünde hepimiz, gerçekten, yolumuzu yitirmiş gibi yürürüz, önümüzde İsa'nın o ulaşılmaz hayali olmasa hepimiz mah-fandan öncekiler gibi doğru yolu şaşırır, mahvoluruz. Gerçi göksel dünyayla aramızda canlı bağlar bulunduğunu bildi-ren gizli duygular bağışlanmıştır. Zaten duygularımızın, dü-şüncelerimizin kökü de burada değil, başka âlemedir. Filo-zofların, hiçbir şeyin esası yeryüzünde algılanamaz demele-rinin nedeni budur.
Sayfa 427·Kitabı okudu
Her şey hazır ama insan ruhu hayata doymadı. Yaşamak istiyor. Mezarı özlemedi daha...
Sayfa 167·Kitabı okudu
. İnsanın hayatta en büyük zevkinin bugünkü gibi oburluk, şehvet, kibir, övünme, kıskançlıktan gelen rekabet gibi hırs zevkleri değil de, aydınlığa, acımaya hizmet etmek olduğu düşüncesi sadece bir hayal midir? Bütün imanımla, "Hayır!" diyorum hem de bu düşüncenin gerçekleşeceği zaman uzak değil artık. Alaycılar, "Ne zaman olacak; hem olacak mı?" diye sorarlar. Ben, bu büyük davayı İsa adına başaracağımıza inanıyorum. İnsanlık tarihinde bir zaman önce gerçekleşmesi mümkün görünmeyen nice düşüncenin vadesi gelince birdenbire, esrarengiz bir şekilde bütün dünyaya yayılıvermesine çok rastlanmıştır. Bizde de öyle olacak, ulusumuz başka uluslar arasında parlayacak ve herkes, "Yapıcıların gereksiz diye bir köşeye attıkları kaya parçası yapıya temel taşı oldu!" diyecek. Bizi alaya alanlara, "Bizimki hayalci, siz yapınızı İsa'sız, sadece kafanıza güvenerek ne zaman hakkıyla kurup birleştirebileceksiniz?" diye sorulabilir. Aralarından ancak pek saf olanlar zaten şimdiden birleşme yolunda oldukları iddiasıyla ortaya çıkabilirler. Aslında onların hayalciliği bizimkinin kat kat üstündedir. Kanunlara dayanarak dünyayı nizama sokacaklarını sananlar İsa'yı reddettikleri için sonunda ortalığı kana bulayacaklardır; zira kan kanı çeker, kılıcı kınından çeken kendi de kılıç altında can verir. İsa'nın verdiği söz olmasaydı, insanlar yeryüzünde iki kişi kalana kadar birbirlerini temizlerlerdi. Ama son kalan bu iki kişi bile kibrine gem vuramayacak, kapışacak, birinden biri vurulacak, tek bir kişi kalacaktı, o da sonunda kendine kıyacaktı. Yumuşak başlı ve alçakgönüllüler hatırına bu çarpışmaya set çekileceği üzerine İsa'nın verdiği söz olmasa aynen böyle olurdu. Düellomdan sonra henüz üniformamı atmadan gittiğim evlerde hizmetkârlarla arada bir yaptığım konuşmaları, herkesin bana nasıl
Sayfa 424·Kitabı okudu
Bilincin doğrudan, meşru, daimi meyvesi atalettir, yani bilinçli tembelliktir.
Sayfa 23·Kitabı okuyor
1000Kitap
Reklam
Reklam