Uğur Fatih Alp

Uğur Fatih Alp
@dostoyevzsche
Okuduklarım, izlediklerim ve yazılarım. Kitaplar / Film-Dizi Alıntılar / İncelemeler
Radyo - Televizyon Yayıncılığı
Üniversite
Esenyurt - İstanbul
Bakırköy / İstanbul, 21 Temmuz 1988
36 okur puanı
Ekim 2019 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
En doğrusu, dosta düşmana iyilik etmen; İyilik seven kötülük edemez zaten. Dostuna kötülük ettin mi düşmanın olur: Düşmanınsa dostun olur iyilik edersen. Ömer Hayyam
1000Kitap
Reklam
Soygun | İskender Pala
Puan vermedi··
Beğendi
​Sarayın kalbinden çalınan sadece bir elmas mıdır, yoksa koca bir imparatorluğun haysiyeti mi? ​Kitabın Konusu ​Yıl 1826... İstanbul en sancılı günlerini yaşıyor. Bir yanda modernleşme sancıları çeken Sultan II. Mahmud, diğer yanda isyan ateşini körükleyen yeniçeriler. Bu kaosun ortasında yolu kesişen beş benzemez: Bir müderris, bir mücellit, bir elmastıraş, bir cündî ve bir hırsız. ​Görevleri; sarayın en mahrem yerinden, en değerli mücevherini çalmak! Ancak bu sadece bir hırsızlık hikâyesi değil; her karakterin kendi içindeki zindanlardan kurtulma mücadelesidir. ​ İnceleme ​İskender Pala, Vaka-i Hayriye gibi ağır bir tarihi dönemi, bir "soygun" filmi temposuyla anlatıyor. Romandaki "Zaman, mutsuz insanlar zamanıydı" ifadesi, dönemin melankolik ruhunu harika özetliyor. ​Yazar, toplumsal bölünmüşlüğü işlerken araya şu can alıcı soruyu bırakıyor: "Hırsız âşık ise ne olur?" Burada aşk, planı bozan bir hata değil; imkansızı mümkün kılan tek güç. Pala’nın kelime işçiliği, her zamanki gibi bir elmas kadar parıltılı ve keskin. ​ Neden Okumalısın? ​Klasik polisiyelerden sıkıldıysan; tarih, aşk ve yüksek tempo arıyorsan bu kitap tam sana göre. Bir devrin kapanışını bir "hırsızın" gözünden izlemek bambaşka bir deneyim. ​"En korunaklı saraylara girmek için anahtarlar yetebilir ama insanın kendi gönlündeki hırsızı yakalaması için kaç ömür gerekir?"
Soygunİskender Pala · Kapı Yayınları · 20261,358 okunma

Uğur Fatih Alp

, bir kitap okudu
10/10
·352 syf.··
2026 5. kitabı
George Orwell
8.5/10 · 200,2bin okunma
Distopyaların Atası Sayılan Başyapıt 1984 | George Orwell
10/10
·352 syf.··
2026 5. kitabı
​Düşüncenin suç, gerçeğin ise bir kurgu olduğu bir dünyada, insan kalabilmek mümkün müdür? ​ ​ Kitabın Konusu ​Okyanusya’nın kasvetli ve baskıcı atmosferinde, her şeyin "Büyük Birader"in gözü önünde yaşandığı bir dünya... Winston Smith, Doğruluk Bakanlığı’nda geçmişi bugüne uydurmak için tarihi kayıtları değiştiren bir memurdur. Ancak Winston’ın zihninde, partinin dayattığı gerçekliğe karşı küçük bir isyan filizlenir. Bir günlük tutmaya başlamasıyla, sistemin en büyük günahı olan "Düşünce Suçu"nu işler. Bireyselliğin yok edildiği, sevginin yasaklandığı ve "Yeni Söylem" aracılığıyla kelimelerin—dolayısıyla düşüncelerin—sınırlandırıldığı bu düzende Winston, Julia ile gizli bir aşkın ve hakikatin peşine düşer. Ancak partinin gözü her yerdedir; sadece sokaklarda değil, zihinlerin en derin kuytularında bile. ​ İnceleme George ​Orwell, bu romanda bize sadece bir gelecek projeksiyonu sunmaz; dili, tarihi ve gerçeği kontrol eden bir gücün insanı nasıl "hiçliğe" mahkûm edebileceğini gösterir. 1984'ün asıl korkutucu yanı, Winston’ın fiziksel olarak yenilmesi değil, zihinsel olarak sistemin bir parçası haline getirilme sürecidir. ​"Çiftdüşün" kavramıyla, insanın aynı anda birbirine zıt iki inancı savunabilmesi, modern dünyanın manipülasyon tekniklerine dair en büyük uyarılardan biridir. Kitap boyunca hissettiğiniz o klostrofobik duygu, aslında özgürlüğün ne kadar kırılgan olduğunu hatırlatır. Orwell bize şunu fısıldar: Bir toplumun dilini ve hafızasını elinden alırsanız, onlara her türlü yalanı "gerçek" diye kabul ettirebilirsiniz. ​ Neden Okumalısın? ​Bugün dijital gözetlemenin, algı yönetiminin ve bilgi kirliliğinin ortasında, 1984 her zamankinden daha güncel. Bu kitap, sadece totaliter rejimlere bir eleştiri değil; bireyin kendi gerçeğine sahip çıkması gerektiğine
1000Kitap
1984George Orwell · Can Yayınları · 2023200,2bin okunma
Neville Chamberlain Ve Yatıştırma Politikası
İngiltere Başbakanı Neville Chamberlain, tarihe "yatıştırma politikası" olarak geçecek bir stratejinin savunucusuydu. Adolf Hitler Almanyası ile yaşanacak topyekûn bir savaştan kaçınmak adına, Nazi taleplerine boyun eğmeyi tek çözüm yolu olarak gördü. Diğer Avrupalı devlet adamlarıyla birlikte Çekoslovakya topraklarının bir kısmının Almanya'ya bırakılmasına rıza gösterdi. Bu hamlesinden sonra büyük bir özgüvenle "çağımızın barışını" getirdiğini müjdelemişti. Ancak bu iyimserlik uzun sürmedi; yalnızca bir yıl sonra Polonya’nın işgaliyle II. Dünya Savaşı patlak verdi. Chamberlain, hüsranla sonuçlanan bu kararlarının ardından görevinden ayrıldı ve ömrünün geri kalanını bu ağır siyasi hatanın gölgesi altında geçirdi.
1000Kitap