Final
“Ne büyük yalnızlık.” —“Bütün üstün ve değerli şeyler aynı derecede yalnızdır!” Cennetin Doğusu Nrgnbkn sevgili dostum ile birlikte güzel bir yolculuk yaptık.🥰 Çok yorulduk ama değdi.Canla başla bana eşlik ettiğin için sonsuz teşekkürler caniçim🙏🫠🥰🌸🙏
Veda (Talat Ülker)
Ömür ağacımı söktüm kökünden Kestim gidiyorum dal sana kalsın Kavruldum kurtuldum yaprak yükünden Estim gidiyorum yel sana kalsın Bin yanlış karıştı bir tek doğruma Gün sustu sırt döndü gece cağrima Gönül ocagımda közü bağrıma Bastım, gidiyorum kül sana kalsın Yıkadım bulanık suda yüzümü Dipsiz kuyulara attım özümü Yumdum gözlerimi yuttum sözümü Sustum ,sustum gidiyorum dil sana kalsın Yamayip aşk ile ten cüppesini Onardın gönlümün kulübesini Vuslat duvarına düş heybesini Astım ,gidiyorum tül sana kalsın Toplayıp derleyip dört yan dört köşe Ne varsa dürüpte attım ateşe Aya yıldıza güne güneşe Küstüm gidiyorum fal sana kalsın Gecenin aynası yuttu yüzümü Sabah yeli külsüz koydu közümü Ufkun ötesine diktim gözümü Kıstım gidiyorum yol sana kalsın
Reklam
Tahterevalli dünya...
Tahterevalli dünyasında; Gâh gemi su alır batar, deniz yutar gemiyi Gâh sular çekilir kurur deniz, oturtur karaya gemiyi... Ne hoş tesbittir, hikmetten söylemiş Kızılderili;"Sular yükselince balıklar karıncaları yer; sular çekilince karıncalar balıkları..." Aziz de eder zelil de...Sen gayret et, aziz olmaya bak, bu dünya da zillet de var... Güneş doğduğu gibi vakti gelince de batar, doğuşuna sevinip de şımarma, batışına yerinme... Çünkü bu döngü, hayatın ta kendisidir. Bugün seni zirveye taşıyan rüzgâr, yarın başka bir diyara savurabilir. Maddiyatın, makamın ya da gücün geçici parıltısına aldanıp da nefsini göklere çıkarma; zira tahterevallinin üst ucu ne kadar yüksekse, alt uca inişi de o kadar keskindir. Düşüşler seni ümitsizliğe sevk etmesin, yükselişler de seni kör etmesin. Hakiki asalet, sular yükseldiğinde karınca olduğunu unutmamakta; sular çekildiğinde ise balığa merhamet edebilmektedir. Unutma ki; Varlıkta tevazu, seni zilletten koruyan en güçlü kalkandır. Yoklukta sabır, seni yeniden aziz kılacak olan gizli hazinedir. Gemi su alsa da, sular çekilip karaya otursa da sen rotandan, yani insanlığından ve gayretinden ödün verme. Bu dünyada her şey bir "an" meselesidir; mühim olan o anların ötesindeki kalıcı ize, yani güzel bir ahlâka sahip olmak ve ardında iz bırakabilmektir. Güneş her batışında, aslında ertesi sabahın doğuşunu müjdeler. Sen sadece yoluna bak, vaktini iyi değerlendir ve her iki hâlde de dengede kalmayı bil. Kelâmın kuluçkasından fikri ve ilhamı sağ salim gün yüzüne çıkarmaya devam edelim... Takterevalli dedik, o hâlde sözün kuluçkasından taze çıkmış, tahterevalli dünyasının dengesini gözeten birkaç berceste beyit kaleme alalım, bakalım bu fâni devranın hâlini neylemişiz: "Gâhî bülbül eder feryâd, gâhî güller açar bağda, Ne zillet kalıcı
Yusuf Hayaloğlu
Dün gece düşümde can dostu gördüm Ulu bir çınardan dal verdi bana Uzandım yüzüne yüzümü sürdüm Ben zehir istedim bal verdi bana Dağ yanarsa yağmur çiser mi dedim Ten yanarsa rüzgar eser mi dedim Can yağarsa canan küser mi dedim Çağırdı yanına el verdi bana Can dostum dostum kül verdi bana Ben aşkı sırtıma vurdum da geldim Hasretin acısını çöl verdi bana Can dostu görünce eridim bittim Yüreğime ateş kül verdi bana Can dostum dostum kül verdi bana Aşk olmazsa kalem yazar mı dedim Dost olmazsa gönül tozar mı dedim Hayaloğlu sana kızar mı dedim Yanağımdan öptü gül verdi bana Can dostum dostum gül verdi bana
kendini bulmuşsun'üzerine
bi çocukluk arkadaşım bugün bana yıllardır değişmeyen yanlarımdan bahsetti. sosyal olduğumu ama kendimi insanlara mecbur kılmadığımı,susmayı, yalnızlıktan korkmadığımı, kendimle vakit geçirmeyi, kedileri,bisikleti,karı ve kitapları hala sevdiğimi söyledi. sonra da durup şöyle dedi, 'beni bi zehra anlar diye kendimi böyle açabildiğim tek insan olabilirsin. sen kendini bulmuşsun dostum, sadece farkında değilsin'. riya olsun diye yazmıyorum gün boyu 'sen kendini bulmuşsun'cümlesi kafamda zonkladı.insan bazen en çok kendini en eski haliyle tanıyanların sözlerinden etkileniyor.çünkü kendini bulmak diyince aklımıza hep büyük dönüşümler gelmiyor mu.böyle keskin kırılmalar,uzun yolculuklar, eski benliğini geride bırakıp bambaşka biri olmak.. üstelik hayat bana bunların çoğunu da yaşattı, yaşatıyor.. ama bugün o cümle başka bir kapı araladı zihnimde.belki de kendini bulmak,yeni bir insan olmak değildir.belki mesele yılların, acıların, sevinçlerin ve değişimlerin içinden geçerken özünden olabildiğince kopmamaktır.hayat seni defalarca başka yerlere savursa da, dönüp baktığında içindeki o tanıdık sesi yine de duyabilmektir.blki de kendini bulmak,kendini değiştirmekten çok kendini kaybetmemeyi öğrenmeye çalışmaktır. belki de................
Hangimizde vardı yürek hangimizdik gönüllü Neden böyle sualler uykularımı sömürdü 3 yaşında tanıdığım yegâne dostum ölümdü Kafanı takma yazdıklarıma insanoğlu ölümlü Zifiri karanlıkta haykırır bu korku derinden Kıyamet alametiyle yer oynardı yerinden Günahlardan arındığım günah kokan nehirler Bu şehrin dumanlı havası bi' tek beni mi zehirler.
Reklam
Reklam