Teknoloji Dünyası Nasıl Kötücül Hale Geldi?
🔥Bir zamanlar halka güç veren karşı kültür idealistleriydiler. Bugün ise açgözlü tekelciler haline geldiler. Devlet tarafından herhangi bir şekilde dizginlenmektense demokrasimizi yok etmeyi tercih edecek durumdalar. Ve durdurulmaları gerekiyor. I. Şu Deccal Saçmalığı Amerikan teknokrasisinin yükselişini yirmi ikinci yüzyılda inceleyecek tarihçiler, bu dönüşümün zirvesini Peter Thiel’in Eylül ve Ekim 2025’te San Francisco’daki Commonwealth Club’da verdiği dört konferansta bulabilir. Thiel’in serveti 29 milyar dolar. Kendisi veri madenciliği devi Palantir’in yönetim kurulu başkanı ve PayPal’ın kurucularından biri. Bu tarihçiler, Amerikan teknokrasisinin garajlarda tuhaf icatlarla uğraşan, Whole Earth Catalog okuyan neşeli tiplerden Philip K. Dick kehanetlerini hayata geçiren karanlık oligarklara dönüşümünü izlerken, o dört konferansa özel bir yer verebilir. Konferansların konusu Deccal’di. Thiel şöyle açıklıyordu: “On yedinci, on sekizinci yüzyılda Deccal, bir Dr. Strangelove olurdu; bu türden kötü, çılgın bilim yapan bir bilim insanı.” Thiel konuşurken dışarıda onlarca protestocu yürüyordu. Bazıları şeytan kostümü giymişti. Ellerindeki pankartlarda “Son Yakın / Palantir Yoldur / Thiel Yolu Gösteriyor” gibi ifadeler yazıyordu. Thiel devam etti: “Yirmi birinci yüzyılda Deccal, bütün bilimi durdurmak isteyen bir Luddit’tir. Greta ya da Eliezer gibi biridir.” Greta, İsveçli iklim değişikliği aktivisti Greta Thunberg’di. Eliezer ise Berkeley merkezli yapay zekâ eleştirmeni Eliezer Yudkowsky’ydi. __Sınıf savaşı bundan daha zıvanadan çıkmış hale pek gelemez. Amerikan plütokrasisi hakkında ne derseniz deyin, ekonomik çıkarını nadiren dinî bir zorunluluk olarak çerçeveler. Ama Silikon Vadisi daha masum günlerinde bile büyüklenmeye yatkındı. Yalnızca yeni bir
Makale|Yazı
#mockingbird
Yeah I know sometimes Things may not always make sense to you right now But hey What daddy always tell you? Straighten up little soldier Stiffen up that upper lip What you cryin' about? You got me Hailie, I know you miss your mom and I know you miss your dad When I'm gone, but I'm tryna give you the life that I never had I can see you're sad, even when you smile, even when you laugh I can see it in your eyes, deep inside you want to cry 'Cause you're scared, I ain't there? Daddy's with you in your prayers No more cryin', wipe them tears Daddy's here, no more nightmares We gon' pull together through it, we gon' do it Lainie, uncle's crazy, ain't he? Yeah, but he loves you, girl, and you better know it We're all we got in this world When it spins, when it swirls When it whirls, when it twirls Two little beautiful girls Lookin' puzzled, in a daze I know it's confusin' you Daddy's always on the move, mama's always on the news I try to keep you sheltered from it but somehow it seems The harder that I try to do that, the more it backfires on me All the things growin' up as daddy that he had to see
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Türklük Kavramı Üzerine Bernard Lewis’in de belirttiği gibi, “Türk” kavramı, İslamiyet’le öylesine eş anlamlıydı ki; bilhassa Osmanlı dönemindeki Müslüman ahali “Türk” diye adlandırıldığı gibi, bir gayrimüslimin Müslümanlığı kabul etmesi de “Türk oldu” diye ifade edilirdi. Bu durum, dünya Müslümanları içinde özellikle "sine-i selase" (üç kucak) denilen üç dilden (Arapça, Farsça vç Türkçe) biri olan Türkçenin ortak dil olarak kullanıldığı alandaki Müslüman ahali için daha fazla geçerliydi. ‘Türk’ ve “Müslüman” terimlerinin, genellikle Araplar ile Fars- lar dışındaki Müslümanlar için kullanıldığına ilk defa şahit olduğumuz eserlerden biri, Âşıkpaşazade’nin yazdığı “Tevârih-i Âl-i Osman" yani “Osmanlı Hanedanı Tarihi” diye adlandırılan tarih kitabıdır. Bekriye tarikatına mensup olduğu için kendisini “Derviş Ah- med Âşıkî” (1393-1481) diye tanıtan bu zat, Sultan İkinci Murat ve Fatih Sultan Mehmet dönemlerinde yaşamıştır. Bahsettiğimiz eserinde Osmanlı hanedanını Oğuz Han’a dayandırmış, devletin sosyal yapısını ise aynı anlamda olmak üzere bazen “Türk” bazen de “Müslüman” kelimeleriyle ifade etmiştir. Mesela Orhan Gazi’nin Bursa Tekfuruna Mihal Bey’i gönderip şehri teslim etmesini istediğinde, Tekfur’un “Türkler bizi incitmesin.” şeklinde talepte bulunduğunu söylemekte ve sonucu da “Elhâsılı Tekfur hisardan çıkınca kapılar kalabalık oldu. Her taraftan Müslümanlar girmeye başladılar.” sözleriyle anlatmaktadır. Prof. Dr. Şerif Turan; Osmanlı tarihçilerinden Aşıkpaşazade, Yazıcıoğlu ve Neşrî’nin Osmanoğullannı Oğuz Han’a bağladıklarını, daha sonraki tarihçilerden İbn Kemal’in ise Osmanlı devlet ve askerinden “”Türk devleti, Türk askeri” diye bahsettiğini ve bunun da kavmiyete değil, bu topraklar üzerinde tarihî bir gelişmenin mahsulu olan ‘Türk Milleti’ mefhumuna işaret
KALDIR BAŞINI KAN UYKULARDAN ● Türkiye'de son beş yılda (2015-2020) 18 milyon metrekare toprak yabancılara satıldı. En çok toprak satın alanlar arasında Ürdün, Suudi Arabistan ve Mısır vatandaşları ilk üç sırayı paylaştı. Özellikle Kanal İstanbul projesi ile gündeme gelen Katarlılar Türkiye’den 1 milyon 177 bin 780 metrekare arazi alırken, Yunanistan vatandaşlarına 101 bin metrekare arazi satıldı. “Böyle giderse, kendi topraklarımızda turist, tarlalarımızda ırgat olma yolunda emin adımlarla ilerliyoruz" diyen CHP Ankara Milletvekili Ali Haydar Hakverdi, yabancılara toprak satışıyla ilgili sınırlamaların yetersiz olduğunu vurguladı. [Euro News, 23.7.2020] ● Lord Rothschild neden İsrail’in millî kahramanları arasında yer aldı? Çünkü o bir yandan Yahudi Devleti’nin kurulmasının siyasal zeminini hazırlarken, bir yandan da kurduğu 2 milyon sterlinlik fonla, Filistin topraklarının Araplardan satın alınmasını organize etti. Filistin ülkesinin en verimli toprakları çok kısa bir sürede Yahudilerin eline geçti. Bu girişim tek bir etmenle, yalnızca yurtseverlik duygusuyla açıklanabilir mi? Bugünkü ABD-İsrail ilişkilerinin mahiyetine, ABD’nin Ortadoğu’da yaptıklarına bakınca hiç de öyle görünmüyor. Gerçekte çok daha büyük bir planın parçası olmuştur bu toprak satın almalar. (2.7.2009) ● Dokuz Eylül Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Esergül Balcı ve ekibi yaklaşık bir yıl boyunca sahada çalıştı. “Eğitimde Tarikat ve Medrese Gerçeği, 1 Milyon Öğrenci Tarikatların Elinde” başlıklı bir rapor yayımladı. 2017 yılında hazırlanan raporda, Türkiye'de tarikat ve cemaatlerin eğitim sistemindeki etkileri ortaya konuldu. Rapora göre, Türkiye'de 2.6 milyon kişinin bir tarikatla organik bağı bulunuyor. Tarikat üyesi olan ya da faaliyetlerine katılan kişi sayısı ise 1 milyonun üzerinde.
1000Kitap
1 Aralık 1955 Perşembe… ABD’nin Alabama eyaletinin Montgomery şehrinde Rosa Parks adında 42 yaşındaki ufak tefek siyahi bir kadın terzi şehir fuarındaki işinden akşam saat 6’da çıktı. Çok yorgundu ve tek istediği bir an önce evine ulaşmaktı. Belediye otobüsünün ortasındaki “değişken” statülü koltuklardan birine oturdu. Montgomery belediye otobüslerindeki ilk 4 sıra koltuklar beyazlara aitti. Siyahlara en arka koltuklar ayrılmıştı. Ortadaki değişken statülü koltuklarsa beyazların sıraları doluncaya kadar siyahların da oturabilecekleri koltuklardı. Beyazların sıraları dolduğunda siyahlar oturdukları bu koltukları boşaltıp daha arkaya geçmek zorundaydılar. Eğer arkada da yer yoksa ayakta durmaları, eğer ayakta duracakları yer de yoksa otobüsten inmeleri gerekiyordu. O akşam bazı beyazlar ayakta kalınca şoför arkaya doğru yürüyerek değişken statülü koltuklardaki siyahlara “kalkın” şeklinde bir el işareti yaptı. Değişken statülü koltukların ilk sırasındaki üç siyah erkek kalkıp arkaya yöneldi. Rosa Parks’ın yanında cam kenarında oturan siyah erkek de kalktı. Rosa Parks ise cam kenarındaki koltuğa kaydı ve kayıtsızca şoförün gözlerine bakmaya başladı. Herkes büyük bir şok yaşıyordu. Şoför kızgınlıkla neden kalkmadığını sordu. Rosa Parks yerini bir başkasına vermesi gerektiğine inanmadığı söyledi. Şoför polis çağırdı, Rosa Parks tutuklandı ve 5 Aralık Pazartesi günü mahkemece kamu düzenine itaatsizlikten 14 dolar para cezasına çarptırıldı. 381 gün boyunca Montgomery’de bir tek siyah bile otobüse binmedi. İşlerine, okullarına yürüdüler. Buldukları her özel araçla belediye otobüsü bileti fiyatına siyahları taşımaya başladılar. Bazı beyaz ev kadınları da arabalarıyla destek verdi. Belediye otobüslerini işleten şirket büyük maddi zarar yaşadı. Bazı otobüsleri adeta
İslam Hukukçusu Dr.Mehmet Akif Can: “ABD’nin onayıyla yapılan bu katliama cesaret veren şey hükümetlerin sessizliğidir. Eylem yapılması gereken yer Ankara'da cumhurbaşkanlığı külliyesi, İstanbul'da Kısıklı meydanıdır. Bu eylemler hükümetten somut bir adım atılmadıkça bitirilmemelidir!”