Faust, Johann Wolfgang von Goethe’nin yazımı neredeyse tüm ömrünü kapsayan, dünya edebiyatının en büyük ve en derin felsefi başyapıtlarından biridir. Alman halk efsanelerindeki Dr. Faustus hikayesinden ilham alan bu devasa eser, insan doğasının sınırlarını, bilginin değerini, arzuyu ve iyi ile kötünün ezeli savaşını konu alır.
Hayatını bilime, felsefeye ve evrenin gizemlerini çözmeye adamış olan yaşlı profesör Heinrich Faust, ulaştığı tüm bilgilere rağmen aradığı içsel tatmini ve hayatın gerçek anlamını bulamadığı için derin bir varoluşsal kriz yaşamaktadır. Tam bu çaresizlik anında karşısına çıkan şeytan Mephistopheles, Faust’a bir anlaşma teklif eder: Şeytan ona bu dünyada arzuladığı her şeyi, gençliği, aşkı ve sınırsız bilgiyi verecek; buna karşılık Faust, hayattan tamamen tatmin olup "Dur ey zaman, ne kadar güzelsin!" dediği anda ruhunu şeytana teslim edecektir.
Anlaşmanın ardından başlayan yolculuk, Faust’u saf bir aşkın yaşandığı trajik Gretchen hikayesinden antik dünyanın mitolojik labirentlerine, siyasi güç arenalarından evrensel arayışlara kadar çok geniş bir evrene taşır. Goethe, Faust’un şahsında aslında tüm insanlığın doymak bilmez merakını, hatalarını, düşüşlerini ve her şeye rağmen içindeki o yüce, ışığa doğru yürüyen özü anlatır. Şiirsel dili ve muazzam felsefi derinliğiyle bu eser, insanın evrendeki yerini sorgulayan zamansız bir başucu kitabıdır.
FaustJohann Wolfgang Von Goethe · Oda Yayınları · 201216,9bin okunma
Son zamanlarda okuduğum en güzel oyunlardan biriydi... Rönesans düşünceleri ve edebiyatı dersim için yaptığım bir okumaydı ve şuan favorilerimde
Büyük Varlık Zinciri felsefesiyle beraber Dr. Faustus'un başından geçen doğaüstü olayları okuyoruz. Yer yer ağır olan yer yer komedi unsurları barındıran bir tiyatro. Eğer Rönesans edebiyatına ilginiz varsa mutlaka okuma listenize almanız gerekiyor
Dr. FaustusChristopher Marlowe · Mitos Boyut Yayınları · 20181,037 okunma
Marlow'un kaleminden çıkmış Dr. Faustus sınırsız bilgiye erişebilmek için şeytanla anlaşma yapan bir adamın nasıl kendini içinden çıkılamayan bir trajediye sürüklediğini anlatıyor. İnsanoğlunun erişemediği, kısıtlı kaldığı noktalar vardır bu hayatta. İnsan hayatta aciz bırakılmıştır ki kendi egosunun ve kalbinde gizlenmiş kötülüğün oyuncağı olmasın diye. Fakat Dr. Faustus'da bu sınırları aşan bir profesörü görüyoruz. Tek istediği bilgi ama bu bilgiye ulaşmak için tanrıyla aşık atıyor ve şeytanın kollarına bırakıyor kendini. Sonrasında yalnızca "bilim" için çıktığı bu yolda amaçlarından sapıyor ve kara büyüyü resmen bir çocuk gibi kendi oyunları için kullanıyor; kendini krala ve kraliçeye kanıtlamak için kullanıyor, sarayda absürt düzenbazlıklar çeviriyor ve sonunda kendi sonunu getiriyor. Onu bu yol boyunca uyaran kişiler olsa da o görmek istediği gerçekleri görüyor ve açgözlülüğüne, egosuna yenik düşerek insan olarak doğduğu bu dünyadan tanrı olarak ayrılmak istiyor. Faustus'un trajedisi burda başlıyor; tanrılar tarafından tanrı olmak için şeytanla yaptığı işbirliği için cezalandırılıyor fakat Faustus yol boyunca saptığı dönemeçlerden bile haberdar değil. Tek isteği var o da insanlığın ötesini elde etmek.
"İnsan ilahi birşey olamazsa, bir hiçtir. ve yine de, sen, Faust bir insandan başka nesin ki!"
Üniversitede bu oyunun İngilizce sunumunu yapmak için keyifle okuduğum bir tragedya. Oyun insanların fazlaca ders çıkarmasını gerektiren mesajlar içeriyor. Oyunda daha fazla bilgi öğrenmek için ruhunu şeytana satan Faustus adında bir teoloji öğrencisinin öyküsü anlatılıyor. Bu bireysel öykü ile sürekli zenginlik ve refah peşinde koşan burjuva sınıfı eleştirilir. Dr. FaustusChristopher Marlowe
(Bu inceleme yaklaşık 2 dakikalık okuma süresi gerektirir.)
Christopher Marlowe(1564-1593), Elizabeth Dönemi İngiliz tiyatrosunun en önemli isimlerinden biri ve Shakespeare'in çağdaşıdır. Üniversite eğitimi almış olması, eserlerine felsefi ve entelektüel bir derinlik kazandırmıştır. Yazılarında Rönesans hümanizminin etkisi belirgindir; insanın bilgi, güç ve iktidar arzusunu merkeze alır. Kahramanları genellikle tek bir tutkuya saplanmış, aşırı hırslı figürlerdir.
Dr. Faustus, trajedi türünde yazılmıştır ve klasik trajedilerde gördüğümüz kaçınılmaz düşüş (catastrophe) ilkesine dayanır: karakterin aldığı her karar, onu farkında olmadan sona biraz daha yaklaştırır. Eserde içsel ve dışsal çatışma bulunur; Faustus'un vicdanı ile hırsı arasındaki savaş, aynı zamanda yerleşik dini otoriteye ve evrensel sınırlara yöneltilmiş bir başkaldırıdır.
️️
Olaylar, Faustus'un akademik dehasına rağmen duyduğu tatminsizlikle başlar. Başlangıçta gücü ele geçirmesi okurda hayranlık uyandırsa da, bu gücü yüzeysel gösteriler için kullanması güçlü bir ironi yaratır. Zaman daraldıkça oyunun atmosferi giderek klostrofobikleşir ve trajediye özgü "acıma ve korku" duygusu belirginleşir.
Faustus'un trajedisinin merkezinde 'hubris' yer alır: tanrısal sınırlara meydan okuyacak kadar ileri giden aşırı özgüven. Faustus tövbe etme şansı varken bile "geri dönemeyecek kadar yüce" olduğuna inanır; bu yanılgı, onu mutlak yıkıma sürükleyen temel motivasyondur.
Protagonist Faustus, oyunun başında Tanrı'yı reddeden ve kendine güvenen bir figürken ilerleyen sahnelerde pişmanlık, korku ve çaresizlik yaşar. Ancak bu değişim tam bir ahlaki dönüşüme ulaşamaz; bu da trajediyi daha sarsıcı kılar. Eserde alegori önemli bir yer tutar: Good Angel ve Bad Angel Faustus'un vicdanını ve arzularını simgelerken, Seven
Konusu çok ilgimi çekti. Tiyatro oyunu da izlediğim en iyi tiyatrodur. Akışında da bir kusur bulamadım. Kibir ve her şeyin fazlasını istemenin sonuçlarını görebilirsiniz.
Tavsiye ederim.
Dr. FaustusChristopher Marlowe · Dover Publications Inc · 19951,037 okunma