Bu ellerde tokatlar gibi kıpırdamıyor dikleniyor kadar yordu ellerin nasıl beklediklerini bir şeyleri nasıl tuttuklarına ve nasıldır haksızlıklarına bakarak
 bir insanlar tanıyabilirsiniz açgözlü olanı pençeye dönmüş elinden müsrfi elinin gevşek duruşundan hesapçıyı sakin çeresizi titrek bileğinden
Herkes birbirini tanıyordu aralarında birlik var’da Kitaplar yalan söylememiştir burası onlara ulaşamadığı için çoğu zaman kuşku ne yaklaştı bütün on maceraların gerçek olduğu yerdi;  başka yerlerde suskun evlere gizlenen dünya buradaydı; yaşantı, macera, yazgı buradaydı. Burada bir çok kademenin yaşamın yaldızlı ışıltısına doğru indigini hissediyordu. Ama o orada öylece duruyor izliyor ve içeri giremiyordu. Çocuklu bu dünyayı doğru görmüştü gerçekten: buradaki renkli ve ışıltılı Dönmedolap memleketinden daha büyüktü, müziği daha yüksek perdedendi ve daha güçlüydü ; hızı daha delice daha nefes kesicidi ama o bu dönme dolabın yanında duruyordu yalnızca binemiyordu