Bay Hyde

Bunlar mı gerçek, uyanık insanlar?
Ya değerli gençlerimiz ne yapıyor? Nevskiy Bulvarı'nda araba ile gezerken, dans ederken uykuda değiller mi? Günleri boş bir coşkunluk içinde geçiyor. Ama gene de bu gençler kendileri gibi giyinmeyen, mevki sahibi olmayan kimselere yukarıdan bakarlar. Zavallılar kendilerini halktan üstün sanıyorlar: "Bizim çalıştığımız yerlerde ancak biz çalışıyoruz; biz tiyatronun ön sırasına otururuz, Prens N...'nin balolarına yalnız biz gideriz..." derler. Böyle derler ama bir araya geldiler mi sarhoş olurlar, vahşiler gibi kavga ederler. Bunlar mı gerçek, uyanık insanlar?
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Oblomov Olga'daki gücün, hangi durumda olursa olsun yapacağı şeyi bilme içgüdüsünün nereden geldiğini anlamıyordu. "Bunun nedeni herhalde kaşlarından birinin hep eğri ve ötekinden daha yukarıda olması... Bu kaşın üstünde incecik, zor görülür bir kırışık var... İşte iradesinin saklandığı yer orası olacak."
Fakat Olga ona ilk şarkıyı söylediği günden beri rahatı kaçmıştı. Artık eski hayatını yaşamıyordu. Eskiden ister sırtüstü uzanır, ister duvara yüzünü çevirir yatardı; ister odasında Alekseyev'le oturur, ister Gerasimoviçlere giderdi. Ne gündüzden, ne geceden beklediği hiçbir şey yoktu. Şimdi ise gecenin, gündüzün, sabahın, akşamın ayrı anlamı vardı. Her saat Olga'nın varlığına veya yokluğuna göre ışıklı ve renkli ya da kasvetli ve renksizdi.
"Var gücümüzle çalışmalıyız, çünkü Rusya'nın bitmez tükenmez kaynaklarını işletmek için kollara ve kafalara ihtiyaç var; daha mutlu bir dinlenme için çalışmak; dinlenmek de bir çeşit yaşamak, daha sanatkarca, daha güzel yaşamak olmalı." Bunlar senin sözlerindi. Bütün bu fikirleri de Zahar mı köşeye attı?
Bütün bu salon adamları benden çok daha uyuşuk, benden çok daha ölü.
Toplum! Senin beni bu adamların içine götürmen, onlardan iyice nefret etmem için herhalde. Hayat; amma da hayat ha. Ne bulabilir insan orada? Fikir meseleleri mi var? Duygu meseleleri mi var? Bu hayatın bir ekseni yok: Derin, hayati hiçbir yanı yok. Bütün bu salon adamları benden çok daha uyuşuk, benden çok daha ölü. Hayattaki gayeleri ne? Benim gibi yatakta uzanmıyorlar, ama bütün gün sinekler gibi aşağı yukarı inip çıkıyorlar. Ne çıkıyor bunlardan? Bir odaya girersin, bakarsın herkes karşılıklı oturmuş, ciddi ciddi duruyor. Yaptıkları nedir? İskambil oynuyorlar... Diyecek yok, güzel bir hayat doğrusu. Yaşamak isteyen bir ruh için ne yaman bir örnek! Ölü değil mi bu adamlar? Ben yatakta yatıyorum, kafamı valeler ve aslarla doldurmuyorum diye kabahatli mi oluyorum?